Cyprus Today sol
  • 30 Ağustos 2017, Çarşamba 9:30
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Kurtuluş Savaşı’nın Bilge Başkomutanı…

Tutsak ve mağdur ulusların ilham kaynağına da dönüşen ve modern Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini atan Türk Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlandığı muhteşem günün 95’nci yıldönümünü bugün gururla kutluyoruz.

Başkomutanlık Meydan Muharebesi, ya da diğer adıyla Dumlupınar Meydan Muharebesi, Kütahya’ya bağlı Dumlupınar yakınında 30 Ağustos 1922'de Türk ve Yunan orduları arasında gerçekleşen büyük savaştır. Bizzat Başkomutan Mustafa Kemal Paşa tarafından yönetildiği için bu savaş, “Başkomutanlık Meydan Muharebesi” olarak da anılır.

Mustafa Kemal’e başkomutanlık rütbesi Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından layık görülmüştü. “İstiklal Savaşı”nın kesin bir Türk zaferiyle sonuçlanmasını sağlayan o çarpışmanın her yıldönümü Türk ulusu tarafından haklı bir gurur ve coşkuyla,“30 Ağustos Zafer Bayramı” olarak kutlanır.

Kurtuluş Savaşı’nın son evresi 26 Ağustos 1922'de Afyonkarahisar Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz ile açıldı. 9 Eylül 1922'de Türk Ordusu’nun İzmir’e girmesiyle de son buldu...

*             *             *

Büyük Taarruz, yaklaşık 200 yıldan beri Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan ilk taarruz savaşıdır. Çanakkale ve Sakarya'da Türk zaferleri, hücum eden düşmanı durdurmakla sınırlı kalmıştı. Oysa Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nde düşman ordusu topyekûn yok edilerek, işgal edilmiş yaklaşık 150,000 kilometrekare alan 14 gün gibi kısa bir sürede geri alındı.

Bu muhteşem zafer, Anadolu’daki Yunan işgaline son vererek Kurtuluş Savaşının kesin bir askeri sonuca ulaşmasını sağladı. Böylece Türk tarafı Lozan Konferansı’na önemli bir diplomatik avantajla katılmış ve askeri durumun barış görüşmelerinde aleyhte pazarlık kozu olarak kullanılması önlenmiştir.

Büyük taarruz olmasaydı Yunan ordusu belki İzmir'e çekilecek ve Lozan Barış Konferansı’nda Yunanların İzmir ve Ayvalık'taki durumu pazarlık konusu olacaktı. Bu yerler sonuçta bir olasılıkla kurtarılsa bile karşılığında büyük ödünler verilecekti.

Mustafa Kemal Paşa'nın Anadolu hareketi üzerindeki önderliği bu zaferle pekişmiş oldu. Böylece zaferden sonra kurulacak olan siyasal düzeninde temelleri atılıyordu.

*             *             *

Kurtuluş Savaşı’nın muhteşem bir zafere dönüşmesinde etkin rol oynayan değer, hiç kuşku yoktur ki sadece Mustafa Kemal’in askeri dehası değildi. O zaferin kazanılmasında, Atatürk’ün bilimsel kimliğinin de önemli rolü vardır. Fransızcayı yazıp, konuşabilir, Almancayı ise anlar ama konuşamazdı. Farsça ve Arapçayı mükemmel derecede bilmekteydi. Mustafa Kemal, çok kitap okuyan biriydi. Toplam 3,977 kitap okumuştur. Bir ömürde bu kadar kitap okunması inanılmaz bir sayıdır.

Sakarya Meydan Muharebesi sırasında, top gürültüleri altında, çadırında J.J.Rousseau'nun eserlerinin tümünü okuduğunu, 1921 yılında T.B.M.M.'nde yaptığı bir konuşmasında açıkladı. Binlerce kitabı, üstün körü değil, önemli satırlara not düşerek okuduğu bilinmektedir. Müzedeki o kitaplar bunun kanıtıdır. Kurtuluş Savaşı’nın hazırlıklarının sürdüğü o yoğun günlerde bile zaman ayırarak kitaplarını okuyan Atatürk’ün, özellikle Reşat Nuri'nin “Çalıkuşu” romanından çok etkilendiği ve o romanı İsmet Paşa'ya da okuması için verdiği bilinir.

Atatürk, yazdığı geometri kitabına Türkçemize terimler kazandırdı. Örneğin açı, açıortay, alan, artı, beşgen, boyut, çap, çarpı, çekül, çember, dış ters açı, dikey, dörtgen, düşey, düzey, eğik, eksi, eşit, eşkenar, iç ters açı, ikizkenar, kesit, konum, köşegen, oran, orantı, paralelkenar, taban, teğet, toplam, türev, uzay, üçgen, yamuk, yatay gibi...

Atatürk'ün bu geometri kitabı dışında 13 kitabı daha var. Bunların arasında; “Medeni Bilgiler”, “Karlsbad Hatıraları”, “Bölüğün Muharebe Eğitimi” gibi hem askeri hem de toplumsal konulara yönelik yapıtları özellikle dikkat çekicidir.

Sanata olan ilgisi sadece müzikle sınırlı değildi. Okul yıllarından itibaren yazdığı şiirleri vardır. Ayrıca “Minber”, “İrade-i Milliye” ve “Hakimiyet-i Milliye” olmak üzere üç gazete çıkarmıştır. Edebiyat ve sinema da sevdiği ve ilgilendiği sanat dalları idi. İlk Türk opera eseri olan “Özsoy” u sahneye koyduran ve İran Şahı’na izlettiren de Atatürk’tür.

Ölümünün arkasından UNESCO tarafından “Yüzyılın Lideri” unvanını alan Atatürk, tüm dünyada saygıyla anılan bir dehadır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek