Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

07.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Lösemili çocuklarımız için…

“Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı”nın 40 bini aşkın donörü onuruna düzenlediği geleneksel yemekle ilgili gözlemlerimi yazdığımda, bu Vakfın çalışmalarına yeniden döneceğimi belirtmiştim. Bugün okuyacaklarınız işte o sözümü tuttuğuma dair yazımdır. 

Bu Vakıf, 13 Kasım 2001 tarihinde, kanser hastalığıyla bir yıl mücadele ettikten sonra 30 Ağustos 2000 tarihinde yaşama gözlerini yuman Kemal Saraçoğlu’nun anısına kuruldu. 3 yıldan bu yana Vakfın başkanı eğitimci Nevhiz Özer… 15’nci çalışma yılını dolduran Vakıf, toplumu kanser ve sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirme ve bu bağlamdaki rehberlik hizmetinde önemli yol alarak olumlu izler bıraktı. Her yıl, Sağlık Bakanlığı ve Eğitim Bakanlığı desteğiyle ortaöğretim öğrencilerine seminerler vermekte...

Ayrıca ilk ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik geleneksel Kanserle Savaş için Afiş ve Slogan Yarışması düzenleyerek genç nesilleri kanser konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapmakta. 

Vakıf, sağlık konusunda da topluma yönelik birçok katkıda bulunmaktadır. Bunların başında, KKTC’de sadece bu Vakıf tarafından gerçekleştirilen, ilik nakline ihtiyaç duyan hastalar için Dünya İlik Havuzu rezervlerinin artırılmasına yönelik çalışmalar gelmektedir. Bu çalışmalar çerçevesinde bugüne dek yaklaşık 40,000 Kıbrıslı Türk kan ve tükürük örneğini gönüllü olarak verdi. Bu gönüllüler arasından 50 kişi ilik nakli yaparak, dünyanın farklı ülkelerinde bulunan, farklı yaş grubundan hastalara ikinci bir yaşam umudu oldu.

                                                               *             *             *

Ersin Eminoğlu, ilik nakline gönüllü olarak katılanlardan biridir ve şöyle diyor:

“Vakıf yetkilileri bana ulaşıp iliğimin bir hastaya uyduğunu söylediklerinde hiç tereddütsüz kabul ettim. İşlem gününe kadar içim içime sığmadı. Dünyanın öteki ucundaki küçücük lösemili kız çocuğunun benim vereceğim ilikle yaşama yeniden dönme düşüncesi beni çok güçlü kıldı. Bu hayatımda yaşadığım en özel duygu oldu. Savaşların yaşandığı, insanların birbirini öldürdüğü bu acımasız dünyada insanlık adına üstlenmiş olduğum sorumluluğun herkesçe örnek alınmasını dilerim. Bugün yine bana ihtiyaç olsa hiç düşünmeden hazırım. Herkesi bu insani konuda duyarlı olmaya davet ederim.”

Donör Sonuç Özçetiner duygularını seslendirirken şunları söylüyor:

“İşlem sürecine başladığımızda bazı arkadaşlarım sordu: ‘Hiç korkmadın mı?.. Ağrıların olmadı mı?..’ Tabii ki oldu, ama bir çocuğun yaşamını kurtarmak benim için büyük bir gururdu. O yüzden bunları aklıma bile getirmedim. İyi ki bu ameliyata girip o çocuğa yaşam vermişim. Bunu yaptığım için çok mutluyum. Ve herkesin de bunu yapmasını, lösemili çocuklara umut olmasını tavsiye ederim.”

Bir başka donör ise Ergin Kanioğlu… Eşiyle birlikte bu insani kampanyaya katıldığını belirterek başlangıçta “o kadar insandan kendi kanlarının mı uyum göstereceğini” düşündüklerini, ancak bu bekleyiş içindeyken donörlük sürelerinin 12’nci yılında kendisinin çağrı aldığını belirtti. “Günlerce internette araştırma yapmıştım bu arada… Bu işlem yapılırken donöre kesinlikle bir zarar gelmeyeceğini hem internetten, hem de sürekli gittiğim aile doktorumuzdan öğrendim. İliğimi verirken çok rahat ve çok mutluydum” diyen Kanioğlu, herkese şu sözlerle sesleniyor: “Kanınızı vermekten çekinmeyin. Bir yaşam kurtarmanın mutluluğunu hiçbir mutlulukla kıyaslayamazsınız.” 

                                                               *             *             *

Kanser hastalarına düzenli bir şekilde ücretsiz kan ve ilik tahlillerinin yapılmasında yardımcı olan Vakıf, Palyatif Bakım Birimi sayesinde, terminal döneme girmiş kanser hastalarına evlerinde en iyi şekilde hizmet vermeyi de sürdürüyor. Bu bağlamda, önümüzdeki yıllarda hayata geçirilmesi planlanan ve mimari projesi tamamlanan, terminal dönemdeki kanser hastalarının yatılı tedavi görebileceği küçük hastane projesi de Vakfın gündemindedir. Kemal Saraçoğlu Vakfı, sadece toplumdan gelen bağışlarla faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu bağışlar sayesinde, üye çocukları ve aileleri için başta sağlık olmak üzere, eğitim, psikolojik destek ve sosyal ihtiyaçların giderilmesi sağlanmaktadır.

Kanser hastalığıyla mücadele eden çocukların, onkoloji merkezlerinde kendilerini tıpkı evlerindeymiş gibi hissetmeleri psikolojileri için oldukça önemli...  İşte bu bağlamda, eski Çocuk Onkoloji Servisi uzun bir süredir,  günden güne sayısı artmakta olan hasta çocuklara hizmet vermekte yetersiz kalıyordu. 2010 yılında Mehmet Kortay ve Mustafa Hürses öncülüğünde ortaya çıkan ve yeni yapılacak olan Çocuk Onkoloji Servisinin iç mefruşatının sağlanmasını öngören “50+ Açık Artırma Projesi” bugünkü çağdaş servisin yaratılması ve yenilenmesi için umut oldu.  Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi yeni Onkoloji Merkezi’nin, dördüncü katı şimdi lösemili çocuklarımızın hizmetinde… Vakıf bu mekânda modern standartlarda bir onkoloji servisi yaratma olanağını buldu. Bu Onkoloji Servisi’nde, zamanlarını evlerinden daha çok hastanede geçiren hasta çocukların mutlu olmaları için “harikalar diyarı”nı andıran geniş bir oyun odası, eğitimini hastanede sürdüren çocukları için eğitim odası, psikolog odası, ailelerin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir mutfak ve muhtelif renklerle çocukların kendilerini farklı bir dünyada duyumsayabilmelerini sağlayan bir servis yaratıldı.
  

 

 

Lösemili çocuklarımız için…
“Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı”nın 40 bini aşkın donörü onuruna düzenlediği geleneksel yemekle ilgili gözlemlerimi yazdığımda, bu Vakfın çalışmalarına yeniden döneceğimi belirtmiştim. Bugün okuyacaklarınız işte o sözümü tuttuğuma dair yazımdır. 

Bu Vakıf, 13 Kasım 2001 tarihinde, kanser hastalığıyla bir yıl mücadele ettikten sonra 30 Ağustos 2000 tarihinde yaşama gözlerini yuman Kemal Saraçoğlu’nun anısına kuruldu. 3 yıldan bu yana Vakfın başkanı eğitimci Nevhiz Özer… 15’nci çalışma yılını dolduran Vakıf, toplumu kanser ve sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirme ve bu bağlamdaki rehberlik hizmetinde önemli yol alarak olumlu izler bıraktı. Her yıl, Sağlık Bakanlığı ve Eğitim Bakanlığı desteğiyle ortaöğretim öğrencilerine seminerler vermekte...

Ayrıca ilk ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik geleneksel Kanserle Savaş için Afiş ve Slogan Yarışması düzenleyerek genç nesilleri kanser konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapmakta. 

Vakıf, sağlık konusunda da topluma yönelik birçok katkıda bulunmaktadır. Bunların başında, KKTC’de sadece bu Vakıf tarafından gerçekleştirilen, ilik nakline ihtiyaç duyan hastalar için Dünya İlik Havuzu rezervlerinin artırılmasına yönelik çalışmalar gelmektedir. Bu çalışmalar çerçevesinde bugüne dek yaklaşık 40,000 Kıbrıslı Türk kan ve tükürük örneğini gönüllü olarak verdi. Bu gönüllüler arasından 50 kişi ilik nakli yaparak, dünyanın farklı ülkelerinde bulunan, farklı yaş grubundan hastalara ikinci bir yaşam umudu oldu.

                                                               *             *             *

Ersin Eminoğlu, ilik nakline gönüllü olarak katılanlardan biridir ve şöyle diyor:

“Vakıf yetkilileri bana ulaşıp iliğimin bir hastaya uyduğunu söylediklerinde hiç tereddütsüz kabul ettim. İşlem gününe kadar içim içime sığmadı. Dünyanın öteki ucundaki küçücük lösemili kız çocuğunun benim vereceğim ilikle yaşama yeniden dönme düşüncesi beni çok güçlü kıldı. Bu hayatımda yaşadığım en özel duygu oldu. Savaşların yaşandığı, insanların birbirini öldürdüğü bu acımasız dünyada insanlık adına üstlenmiş olduğum sorumluluğun herkesçe örnek alınmasını dilerim. Bugün yine bana ihtiyaç olsa hiç düşünmeden hazırım. Herkesi bu insani konuda duyarlı olmaya davet ederim.”

Donör Sonuç Özçetiner duygularını seslendirirken şunları söylüyor:

“İşlem sürecine başladığımızda bazı arkadaşlarım sordu: ‘Hiç korkmadın mı?.. Ağrıların olmadı mı?..’ Tabii ki oldu, ama bir çocuğun yaşamını kurtarmak benim için büyük bir gururdu. O yüzden bunları aklıma bile getirmedim. İyi ki bu ameliyata girip o çocuğa yaşam vermişim. Bunu yaptığım için çok mutluyum. Ve herkesin de bunu yapmasını, lösemili çocuklara umut olmasını tavsiye ederim.”

Bir başka donör ise Ergin Kanioğlu… Eşiyle birlikte bu insani kampanyaya katıldığını belirterek başlangıçta “o kadar insandan kendi kanlarının mı uyum göstereceğini” düşündüklerini, ancak bu bekleyiş içindeyken donörlük sürelerinin 12’nci yılında kendisinin çağrı aldığını belirtti. “Günlerce internette araştırma yapmıştım bu arada… Bu işlem yapılırken donöre kesinlikle bir zarar gelmeyeceğini hem internetten, hem de sürekli gittiğim aile doktorumuzdan öğrendim. İliğimi verirken çok rahat ve çok mutluydum” diyen Kanioğlu, herkese şu sözlerle sesleniyor: “Kanınızı vermekten çekinmeyin. Bir yaşam kurtarmanın mutluluğunu hiçbir mutlulukla kıyaslayamazsınız.” 

                                                               *             *             *

Kanser hastalarına düzenli bir şekilde ücretsiz kan ve ilik tahlillerinin yapılmasında yardımcı olan Vakıf, Palyatif Bakım Birimi sayesinde, terminal döneme girmiş kanser hastalarına evlerinde en iyi şekilde hizmet vermeyi de sürdürüyor. Bu bağlamda, önümüzdeki yıllarda hayata geçirilmesi planlanan ve mimari projesi tamamlanan, terminal dönemdeki kanser hastalarının yatılı tedavi görebileceği küçük hastane projesi de Vakfın gündemindedir. Kemal Saraçoğlu Vakfı, sadece toplumdan gelen bağışlarla faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu bağışlar sayesinde, üye çocukları ve aileleri için başta sağlık olmak üzere, eğitim, psikolojik destek ve sosyal ihtiyaçların giderilmesi sağlanmaktadır.

Kanser hastalığıyla mücadele eden çocukların, onkoloji merkezlerinde kendilerini tıpkı evlerindeymiş gibi hissetmeleri psikolojileri için oldukça önemli...  İşte bu bağlamda, eski Çocuk Onkoloji Servisi uzun bir süredir,  günden güne sayısı artmakta olan hasta çocuklara hizmet vermekte yetersiz kalıyordu. 2010 yılında Mehmet Kortay ve Mustafa Hürses öncülüğünde ortaya çıkan ve yeni yapılacak olan Çocuk Onkoloji Servisinin iç mefruşatının sağlanmasını öngören “50+ Açık Artırma Projesi” bugünkü çağdaş servisin yaratılması ve yenilenmesi için umut oldu.  Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi yeni Onkoloji Merkezi’nin, dördüncü katı şimdi lösemili çocuklarımızın hizmetinde… Vakıf bu mekânda modern standartlarda bir onkoloji servisi yaratma olanağını buldu. Bu Onkoloji Servisi’nde, zamanlarını evlerinden daha çok hastanede geçiren hasta çocukların mutlu olmaları için “harikalar diyarı”nı andıran geniş bir oyun odası, eğitimini hastanede sürdüren çocukları için eğitim odası, psikolog odası, ailelerin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir mutfak ve muhtelif renklerle çocukların kendilerini farklı bir dünyada duyumsayabilmelerini sağlayan bir servis yaratıldı.
  

 

 

Lösemili çocuklarımız için…
“Kemal Saraçoğlu Lösemili Çocuklar ve Kanserle Savaş Vakfı”nın 40 bini aşkın donörü onuruna düzenlediği geleneksel yemekle ilgili gözlemlerimi yazdığımda, bu Vakfın çalışmalarına yeniden döneceğimi belirtmiştim. Bugün okuyacaklarınız işte o sözümü tuttuğuma dair yazımdır. 

Bu Vakıf, 13 Kasım 2001 tarihinde, kanser hastalığıyla bir yıl mücadele ettikten sonra 30 Ağustos 2000 tarihinde yaşama gözlerini yuman Kemal Saraçoğlu’nun anısına kuruldu. 3 yıldan bu yana Vakfın başkanı eğitimci Nevhiz Özer… 15’nci çalışma yılını dolduran Vakıf, toplumu kanser ve sağlıklı beslenme konusunda bilinçlendirme ve bu bağlamdaki rehberlik hizmetinde önemli yol alarak olumlu izler bıraktı. Her yıl, Sağlık Bakanlığı ve Eğitim Bakanlığı desteğiyle ortaöğretim öğrencilerine seminerler vermekte...

Ayrıca ilk ve ortaöğretim öğrencilerine yönelik geleneksel Kanserle Savaş için Afiş ve Slogan Yarışması düzenleyerek genç nesilleri kanser konusunda bilinçlendirme çalışmaları yapmakta. 

Vakıf, sağlık konusunda da topluma yönelik birçok katkıda bulunmaktadır. Bunların başında, KKTC’de sadece bu Vakıf tarafından gerçekleştirilen, ilik nakline ihtiyaç duyan hastalar için Dünya İlik Havuzu rezervlerinin artırılmasına yönelik çalışmalar gelmektedir. Bu çalışmalar çerçevesinde bugüne dek yaklaşık 40,000 Kıbrıslı Türk kan ve tükürük örneğini gönüllü olarak verdi. Bu gönüllüler arasından 50 kişi ilik nakli yaparak, dünyanın farklı ülkelerinde bulunan, farklı yaş grubundan hastalara ikinci bir yaşam umudu oldu.

                                                               *             *             *

Ersin Eminoğlu, ilik nakline gönüllü olarak katılanlardan biridir ve şöyle diyor:

“Vakıf yetkilileri bana ulaşıp iliğimin bir hastaya uyduğunu söylediklerinde hiç tereddütsüz kabul ettim. İşlem gününe kadar içim içime sığmadı. Dünyanın öteki ucundaki küçücük lösemili kız çocuğunun benim vereceğim ilikle yaşama yeniden dönme düşüncesi beni çok güçlü kıldı. Bu hayatımda yaşadığım en özel duygu oldu. Savaşların yaşandığı, insanların birbirini öldürdüğü bu acımasız dünyada insanlık adına üstlenmiş olduğum sorumluluğun herkesçe örnek alınmasını dilerim. Bugün yine bana ihtiyaç olsa hiç düşünmeden hazırım. Herkesi bu insani konuda duyarlı olmaya davet ederim.”

Donör Sonuç Özçetiner duygularını seslendirirken şunları söylüyor:

“İşlem sürecine başladığımızda bazı arkadaşlarım sordu: ‘Hiç korkmadın mı?.. Ağrıların olmadı mı?..’ Tabii ki oldu, ama bir çocuğun yaşamını kurtarmak benim için büyük bir gururdu. O yüzden bunları aklıma bile getirmedim. İyi ki bu ameliyata girip o çocuğa yaşam vermişim. Bunu yaptığım için çok mutluyum. Ve herkesin de bunu yapmasını, lösemili çocuklara umut olmasını tavsiye ederim.”

Bir başka donör ise Ergin Kanioğlu… Eşiyle birlikte bu insani kampanyaya katıldığını belirterek başlangıçta “o kadar insandan kendi kanlarının mı uyum göstereceğini” düşündüklerini, ancak bu bekleyiş içindeyken donörlük sürelerinin 12’nci yılında kendisinin çağrı aldığını belirtti. “Günlerce internette araştırma yapmıştım bu arada… Bu işlem yapılırken donöre kesinlikle bir zarar gelmeyeceğini hem internetten, hem de sürekli gittiğim aile doktorumuzdan öğrendim. İliğimi verirken çok rahat ve çok mutluydum” diyen Kanioğlu, herkese şu sözlerle sesleniyor: “Kanınızı vermekten çekinmeyin. Bir yaşam kurtarmanın mutluluğunu hiçbir mutlulukla kıyaslayamazsınız.” 

                                                               *             *             *

Kanser hastalarına düzenli bir şekilde ücretsiz kan ve ilik tahlillerinin yapılmasında yardımcı olan Vakıf, Palyatif Bakım Birimi sayesinde, terminal döneme girmiş kanser hastalarına evlerinde en iyi şekilde hizmet vermeyi de sürdürüyor. Bu bağlamda, önümüzdeki yıllarda hayata geçirilmesi planlanan ve mimari projesi tamamlanan, terminal dönemdeki kanser hastalarının yatılı tedavi görebileceği küçük hastane projesi de Vakfın gündemindedir. Kemal Saraçoğlu Vakfı, sadece toplumdan gelen bağışlarla faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu bağışlar sayesinde, üye çocukları ve aileleri için başta sağlık olmak üzere, eğitim, psikolojik destek ve sosyal ihtiyaçların giderilmesi sağlanmaktadır.

Kanser hastalığıyla mücadele eden çocukların, onkoloji merkezlerinde kendilerini tıpkı evlerindeymiş gibi hissetmeleri psikolojileri için oldukça önemli...  İşte bu bağlamda, eski Çocuk Onkoloji Servisi uzun bir süredir,  günden güne sayısı artmakta olan hasta çocuklara hizmet vermekte yetersiz kalıyordu. 2010 yılında Mehmet Kortay ve Mustafa Hürses öncülüğünde ortaya çıkan ve yeni yapılacak olan Çocuk Onkoloji Servisinin iç mefruşatının sağlanmasını öngören “50+ Açık Artırma Projesi” bugünkü çağdaş servisin yaratılması ve yenilenmesi için umut oldu.  Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi yeni Onkoloji Merkezi’nin, dördüncü katı şimdi lösemili çocuklarımızın hizmetinde… Vakıf bu mekânda modern standartlarda bir onkoloji servisi yaratma olanağını buldu. Bu Onkoloji Servisi’nde, zamanlarını evlerinden daha çok hastanede geçiren hasta çocukların mutlu olmaları için “harikalar diyarı”nı andıran geniş bir oyun odası, eğitimini hastanede sürdüren çocukları için eğitim odası, psikolog odası, ailelerin tüm ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir mutfak ve muhtelif renklerle çocukların kendilerini farklı bir dünyada duyumsayabilmelerini sağlayan bir servis yaratıldı.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.