Cyprus Today sol
  • 02 Ocak 2018, Salı 8:51
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

“Molon- Lave”

Kıbrıslı Türklerin yabancısı olmadığı ve “Gel de al” anlamına gelen mitolojik “Molon Lave” deyimi 2017’nin son günlerinde Türk – Yunan ilişkilerinin odağına bir kez daha yerleşti. Ege ve Akdeniz’de, neredeyse Türk kara sularının içinde olan 18 parça adacığın oldu- bittilerle Yunan egemenliğine girmesinden dolayıydı bu odaklanma...

Kıbrıs’ta 1974 öncesi işgal edilmiş Türk toprakları üzerinde fanatik Rumlar tarafından çokça kullanılan “Molon-Lave” deyimini bu kez Yunan Savunma Bakanı Kammenos, o adacıkların işgaline dair tepki koyan Türkiye’deki çevrelere karşı kullandı.

Türkiye Ana Muhalefet Lideri, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Kammenos’a verdiği yanıt Yunan kışkırtıcılığına karşı gösterilen haklı tepkilerin en ilginç olanıydı.

Şöyleydi bu yanıt:

“Kıbrıs’ta da ‘Molon- Lave’ demiştiniz. Bülent Ecevit geldi ve aldı. 2019’da iktidar olduğumuzda biz de gelip o adaları sizden alacağız.”

Eğer tarihi iyi biliyorsa Kammenos’un şimdilerde CHP düşüncesinin iktidara gelmemesi adına dua ettiğinden eminim!...

*             *             *

Şimdi, şu iflah olmaz ve Kıbrıs’ın tümünü de hedeflemiş olan geleneksel Yunan yayılmacılığından kaynaklanan güncel soruna bir göz atalım:

Türkiye'ye ait ve Türkiye'nin hemen yanı başında, çoğu Türkiye'nin karasuları içinde bulunan 16 ada ve iki kayalık sık sık Türk – Yunan gerginliğine neden olmaktadır. Bunlar, 1923 Lozan ve 1947 Paris Barış Antlaşmalarına göre Türkiye'ye kalmış olan Koyun, Hurşit, Fornoz, Eşek, Nergizçik, Bulamaç, Kalolimnoz, Keçi, Ardacık, Sakarcılar ve Koçbaba adaları ile Akdeniz’de bulunan Gavdos, Dhia, Dionisades, Gaidhouronisi ve Koufonisi adalarıdır.

AKP iktidarı döneminde bu adacıkların üzerlerindeki Türk bayrakları yapılan oldu-bittilerle sökülüp atılmış ve yerlerine Yunan bayrakları dikilmiştir. Aidiyeti perçinleyebilmek adına da, askerlerle donatılan bu adaların bazılarına Yunan aileler getirilip yerleştirilmiştir.

                                                               *             *             *

İkinci Dünya Savaşı’nın sonuna kadar İtalya’nın işgalinde kalan 12 Ada’nın Yunan egemenliğine geçmesinde uygulanan oyunların benzerine şimdi bir kez daha tanık olunmaktadır…

Savaş sonrasında, aslında Osmanlı toprağı olan bu adaların kaderi yeniden gündeme gelmişti. İtalya savaşı kaybetmiştir. 1946’da Paris’te yapılan barış görüşmelerinde 12 Ada’nın İtalya’dan alınarak sanki bir savaş tazminatıymış gibi Yunanistan’a verilmesi söz konusudur… İtalya’nın savaş sonu şartlarında galip devletlerin bu planını reddetme şansı zaten yoktu. Adaların Yunanistan’a verilmesi yönündeki kararın gerekçesi ise adalarda yaşayan nüfusun çoğunluğunun Rum olmasıydı.

12 Ada ile ilgili kararın verildiği Paris Barış Konferansı’na aslında Türkiye de resmen davet edilmişti. Ancak İsmet İnönü’nün başkanlığında toplanan hükümet konferansa katılmama yönünde karar alır.

Türkiye’nin Ege kıyılarının hemen çevresinde bulunan 12 Ada yaklaşık 400 yıl boyunca Osmanlı idaresinde kalmıştı. Çoğunlukla gayrimüslimlerin yaşadığı adalarda önemli oranda Müslüman nüfus da yaşamaktaydı.

“12 Ada” ismi nereden mi gelir? Osmanlı Devleti’nin bölgede uyguladığı bir yönetim şeklinden gelir... Osmanlı Devleti’nin bölgede uyguladığı sisteme göre, her on hane birer temsilci seçmekteydi.Bu temsilciler kendi aralarından 12 kişilik bir ihtiyar heyeti oluştururdu. İşte bu yönetim tarzından dolayı o adalar topluluğuna da “12 Ada” adı verilmişti.

Bölgedeki adaların önemli derecede büyük olanların sayısı 14’tür… Küçükleri de dahil edildiğinde bu adalar topluluğu 20’den fazladır.

*             *             *            

Peki, 400 yıl boyunca Osmanlı yönetiminde kalan bu adalar İtalya’ya nasıl geçmişti? Bu olayın kısa öyküsü de şöyle:

Her an başlaması muhtemel Balkan savaşını da dikkate alan Osmanlı Devleti, İtalyanlarla antlaşma imzalamak zorunda kalır. Osmanlı, bugün adına “Libya” denilen Trablusgarp’ı İtalya’ya bırakır... Yapılan antlaşmada dikkat çekici maddelerden biri de, Osmanlı Devleti’nin İtalyanların 12 Ada’da bir süre daha işgalci olarak kalmasını istemesine dairdi…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek