Cyprus Today sol
  • 05 Nisan 2018, Perşembe 8:33
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Mustafa Çağatay için ne söylense az…

29’ncu ölüm yıl dönümü dolayısıyla mezarı başında düzenlenen geleneksel anma töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, merhum Başbakanlarımızdan Mustafa Çağatay’ın özel kimliğini şu vurgularla tanımladı: “Meziyetleri günümüzde çok aranmaktadır: Temizlik, dürüstlük, sabır, fedakârlık ve topluma hizmet…”
   Oğlu Erek Çağatay şimdi genç bir milletvekili. Cumhuriyet Meclisi’nde babasının anısına yaptığı duygulandırıcı konuşmada şunları söylüyordu: “Mustafa Çağatay, Başbakan olduğu zamanlarda hiç ‘Başbakanım’ demedi. ‘Başbakanlık görevi yapıyorum’ derdi. Çünkü hep görev yaptı. Yaptıklarını hep görev bildi. Yaptıklarıyla ve mevkiiyle övünmedi, onların arkasına hiç sığınmadı.”
   Hakkında ne söylense az gelecek bir değerimizdi o… İlhamını günümüze yansıtıyor…
   Kıbrıs Türk Federe Devleti’ni Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti aşamasına taşıyan başbakanımızdır... Onun başbakanlık dönemi 1978’le 1983 yılları arasındaki 5 yıllık dönemi kapsar… Tüm o tarihi süreç boyunca  “Başbakanlık Basın Danışmanı” olarak onun maiyetinde bulunmanın gururunu taşıyanlardanım.
   Muhterem eşi Tuncay Hanım’ın ve değerli aile bireylerinin istemi üzerine geçen yılki anma töreninin konuşmacıları arasında bulundum… Ona dair anılarımı seslendirdim. Mersin’de kendine yeni bir yaşam alanı seçen ve törende hazır bulunamayan sevgili Erdinç Gürçağ, bu töreni televizyondan izledikten sonra bana internet üzerinden bir mesaj atmıştı. Çağatay’ın çok yakın mesai ve kader arkadaşlarından olan Gürçağ’ın o mesajını arşivimden çıkarıp bugün burada paylaşıyorum:
   “Sevgili Tolgay kardeşim; inan olsun ki, onun hakkında tüm söylenenler ve yazılanlar ne kadar mükemmel olursa olsun, arkasında silinmez olumlu izler bırakan Mustafa Çağatay’ın çok yönlü kişiliğini anlatmaya yetmez. Gerek Limasol'dan yakından tanıdığım, gerekse Başbakanlığı döneminde onun kabinesinde görev alan bir bakan olarak hakkında nice olumlu gözlemim ve anım vardır. Zaman mevhumunu dikkate almaksızın içinde bulunduğumuz mesailerde Çağatay Bey’in halkın huzur ve mutluluğu için tam bir danışma ve dayanışma anlayışı doğrultusunda yaşama geçirdiği çarpıcı projeleri vardır. Bunun yanı sıra, ulusal davamızın uluslararası platformlarda ses getirmesi yönündeki vizyonlarıyla da onu bizzat yakından tanıma şansını bulmanın gururunu yaşamış bir kişiyim.
   İşte bu şansa ve mutluluğa erişmiş bir kişi olarak diyorum ki, onun akademik zeminlerde çok daha detaylı olarak üniversitelerde tez konusu olması gerekliliğine inanıyorum... Yaşamı boyunca iyiyi, güzeli ve doğruyu hedeflemeyi kendine görev bilmiş olan Sayın Başbakanım Mustafa Çağatay Bey’in cennet mekânında rahat uyumasını dilerim. Çok değer verdiği sevgili halkı onu asla unutmayacak ve unutturmayacak.”
   Çağatay’ın yaşama veda ettiği günün üzerinden geçen 29 yılda yeni nesillere kavuştuk. Bu yeni nesillerin yaşamına olumlu şekilde dokunan nice yasanın onun Başbakanlığı döneminde geçtiğinin acaba kaç kişi farkında?
   Sendikacılığımızın unutulmaz kimliği Necati Taşkın’ın yaşam öyküsünü “Efsane Sendikacı Necati Taşkın” başlığı altında kaleme aldığım süre içinde araştırmalarımı yaparken de sık sık onun bıraktığı izlerle buluştum. Çünkü çalışma hayatımızla ve sosyal devletle ilgili temel yasaların ve sosyal hakların onun başbakanlığı döneminde kurumsallaştığı, sosyal konut projelerinin temellerinin atılmasında onun imzası olduğu gerçekleriyle bir kez daha yüzleştim.
   Ekibinde ve maiyetinde çalıştığımız yıllarda son derece mütevazı bir mimarisi olan Başbakanlık binası, bugün Cumhurbaşkanlığı dairesinin devamı olan İrini Burcu’ndaydı. Çağatay, bugünün Başbakanlık binasını orada projelendirdi, ama kadere bakınız ki yeni binada çalışma şansı hiç olmadı… Başbakanlık binası projelerini bakanlıklar projeleri izleyecekti…
   Binaları projelendirmek onun için ne ki? O aynı zamanda Kıbrıs Türk Federe Devleti’nden Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geçiş döneminin de baş hazırlayıcıları arasındadır...
   Bir makam otosuna ancak başbakanlığının son aylarında sahip olan ve görevini yıllarca, masraflarını da cebinden ödediği sarı Wolksvagen’i ile sürdüren hukukçu Mustafa Çağatay, aslında bugünkü gözle bakıldığında siyasetçi olabilecek karakterde bir insan değildi. Ama döneminin koşullarında halkına ve ülkesine kalıcı hizmeti siyasette gördüğü için girmişti o yola…
   1974 savaşlarından sonra eğer Limasol Türk bölgesinde “milletvekili” kimliğine sahip bir Mustafa Çağatay olmasaydı oralardaki Türklerin halinin neye varacağını yine yoğun araştırmalarla kaleme aldığım “Dr. Ayten’in Romanı”nda görürüz.
   Popülizmi yaşamı boyunca reddeden özveri, sevgi, saygı ve tevazu insanıydı o… Yaşam tarzına ve ilkelerine ters gelen olgular siyaseti sarmalına almaya başlayınca da, siyaseti terk etmesini bilen adam gibi adamdı… Manevi huzurunda saygıyla eğilirim Çağatay Başbakanımın…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek