Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

24.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Nihilizmi yenmenin zamanıdır...

Bir siyasal çözümden uzak olduğumuzun sinyalleri yine net biçimde alınmaya başlandı. Çanlar bizim için çalıyor… Kıbrıs’ta çalan çanların baş sorumlusu 2. Hrisostomos açık ve seçik konuşuyor: “Çözümsüzlükten korkmuyoruz. Çözümsüzlüğü sürdürenlerin de yanındayız.”

Siyasal çözümsüzlüğe rağmen yaşayıp direnmek ve hatta gelişmek zorunda olduğumuz, bu mesajdan çıkarmamız gereken derstir…

Yaşayıp güçlenmeyi, uluslararası toplum içinde yer alabilmeyi ille de siyasal çözüme bağlamakla, iki elimiz iki böğrümüzde beklemekle olmuyor.

Siyasal çözümsüzlük üzerimize ambargolarıyla mı yüklenmektedir?.. Çaresizlik ifadeleri kolaycılığa kaçmaktır… Bu “ambargo fobisi” denen yükü artık yok sayacağız, yok edeceğiz… Ambargoya asla inanmayanların safına katılacak, o safı güçlendireceğiz…

Aslında ambargoların olmadığına, kendimizi Kıbrıs’ın kuzeyine kendi elimizle hapsettiğimizin bilincine varacağız… İlle de “mağdur psikolojisine” bürünüp, hiç kimseden ayrıcalık istemeyeceğiz, beklemeyeceğiz... Nihilizmi yenip gücü kendi irademizle kendi elimize alacağız… Kendi ayrıcalıklarımızı, kendi ellerimizle yaratacağız…

Şuna kesinlikle inanıp güveneceğiz ki, dünya standartlarında ürünlerimiz ve hizmetlerimizle yola çıktığımızda önümüz sonuna dek açıktır. Bunun mutlaka olabileceğini anlayacağız ve anladıklarımızı da uygulayacağız… Böylesi bir zihniyetle yola çıktığımızda ambargo falan söz konusu olamaz…

                                                               *             *             *

Patatesimiz, zeytinimiz, zeytinyağımız, üzümümüz, narenciyemiz, hellimimiz, harnup pekmezimiz geleneksel ürünlerimizdir… Bırakınız bu ürünlerimizi dış pazarlarda değerlendirmeyi, kendi iç piyasamızda bile serbest rekabet koşulları içinde yeterince değerlendiremiyoruz…

Onlarca otelimiz var… Bunların çoğu turizm dünyasında dillere destan… Peki kaç tanesi kullanıyor kendi yerli ürünümüzü?

Örneğin narenciyenin en verimli mevsimindeyiz… Yerel ürünümüz portakalın taptaze sıkma suyu kaç otelimizde, kaç restoranımızda, kaç kafeteryamızda turiste, müşteriye servis edilebiliyor?

Üreticilerimiz devletten alacaklarını tahsil edebilmek adına eylemler düzenlemek, bakanlık basmak zorunda kalırken, neden kendi kooperatiflerini oluşturup kendi ürünlerini iç ve dış pazara en hızlı ve en metodik biçimde sunmuyorlar?

“Ambargo var” deyip kendi kendimizi ülkeye hapsettiğimiz yetmezmiş gibi, turistleri otellere hapseden bir turizm anlayışlını da geliştirdik… Uçaklar dolusu turist doluluk oranlarının en yüksek olduğu dönemlerde bile lüks otellere kapatılmakta, oralarda eğlenip dinlendikten, kumarlarını da oynadıktan sonra yine uçaklara doluşup ülkelerine dönmektedirler… Bir doğa, iklim ve kültür mirası zengini olan ülkemizi hiç tanımadan… Kuzey Kıbrıs’ta inanç turizminin Kudüs’ten daha zengin bir potansiyele sahip olduğunun hiç farkına varmadan…

                                                               *             *             *

Geleneksel ürünlerimizin yanı sıra eldeki turistik ve kültürel değerlerimizi pazarlamakta o kadar çekingen, o kadar pasif davranmaktayız ki… İşte kronikleşen bu içe dönüklüğümüz ekonomik büyüme fobisine dönüşmektedir… Ne üretim sektörümüze, ne de hizmet sektörümüzde cesaret ve dinamizm var…

Çekingenlikle, pasiflikle, korkaklıkla bir yere varılamaz… Bu fosilleşen kabuğumuzu kırıp kendimizi geliştirmeye bakmalıyız…

Bunu başarabilmek için toplumsal seferberliği gerekleştirecek cesur ve vizyon sahibi kadrolara ihtiyacımız vardır.

Ne ki, elimizin altında kurtuluşumuzu ve esenliğimizi sağlayabilecek bu kadar bakir potansiyel varken “ille de siyasal çözüm, ah ambargolar, vah ambargolar” diye dövünmekten ve Rum’un dümen suyunda yalvar yakar olmaktan başka bir şeyi beceremeyen nihilist kadrolarımız vardır… Çaresizliği yaşam biçimine dönüştürmekte başka bir işe yaramayan o nihilist kadroları da artık tarihe gömmenin zamanı gelmiştir…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.