Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

23.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“Niteliksiz” ve “nitelikli” suçlular…

Anlatımı, fantastik bir havaya büründürmüş olsam da, şimdi sunacağım olay gerçektir. Aynen vakidir…

Olayı ortaya çıkarmakta gecikmeyen Çin adliyesinin niteliksiz soyguncuları da,  nitelikli soyguncuları da alenen kurşuna dizdirmesi, öykümüzün acı sonudur…

                                                                              *             *             *

Çin’in Guangzhou kentinde bir banka soygunu....

Soygunculardan biri bankadakilere bağırır: “Kımıldamayın. Para devletindir, ama hayatınız sizindir.”

Herkes sessizce yere yatar… Bunun adı “sihin değiştirme kavramı”dır.

Alışılmış düşünce tarzını değiştirmek…

Bu arada müşterilerden bir kadın bir masanın üzerine sere serpe yatmıştır.  Etekleri sıyrılan bacaklar ortada... Soyguncu bağırır: “Edebini takın kadın. Bu bir soygundur, ırza geçme olayı değil!”

Bunun adı “profesyonellik”tir. İşin neyse onun üzerinde yoğunlaşacaksın!

Soyguncular paraları yüklenip eve kapağı atarlar. Daha genç olanı (MBA derecelidir) daha yaşlı olanına (bu ise 6 yıl ilkokuldan sonra terktir) “Abi, hadi şu paraları sayalım,” der. Daha yaşlı olanı der ki: “Çok aptalsın be çocuk... Bu kadar para oturup sayılır mı hiç? Bu akşam zaten TV haberlerinde kaç para çaldığımızı öğreneceğiz.”

Buna “deneyim” derler!.. Ki, günümüzde deneyim, kâğıt diplomalardan çok daha önemlidir.

Soyguncular bankadan kaçtıktan sonra o bankanın şube müdürü, bölüm şefine hemen polisi aramasını söyler. Şef der ki: “Durun hele müdürüm. Soyguncular, alacaklarını zaten aldılar. Biz de soyulan kasadan bir 10 milyon daha alıp daha önce iç ettiğimiz 70 milyon dolara ekleyelim. Ha, ne dersiniz?”

Buna “dalgayı yakalamak” derler. Berbat bir durumu kendi lehine çevirmek demektir bu taktik!..

Öneriyi pek beğenen müdür der ki: “Yahu, her ay bir soygun olsa harika olurdu. Ne eğlenirdik ama yolumuzu da nasıl bulurduk!”

Buna “sıkıntılardan kurtulmak” derler. Kişisel mutluluk işinden çok daha önemlidir.

                                                                              *             *             *

Akşam TV haberlerinde bankadan 100 milyon dolar çalındığı açıklanır!..

Çaldıkları paranın çok daha az olduğu bilen soyguncular oturup sayarlar ellerindeki parayı… Tekrar tekrar sayarlar. I-ıh… Haberlerde açıklanan rakamla kendi ellerindeki paranın rakamı örtüşmüyor. Bakarlar ki bankadan kaldırdıkları para, topu topu 20 milyon!.. Tabii ki çok kızarlar bu işe. Kendi aralarında söyleşirler:

“Biz hayatımızı tehlikeye atıp 20 milyon çalabildik. Banka müdürü bir el hareketiyle 80 milyonu götürdü. Galiba soyguncu olmak yerine doğru dürüst eğitim görmek daha iyiymiş!”

Bu “bilgi altından daha değerlidir” demektir…

Banka müdürü çok mutludur. Özellikle bir süre önce borsada kaybettiklerini geri alabildiği için.

Buna “fırsatları kullanmak” derler. Kazanmak için risk almak gerekir.

                                                               *             *             *

Peki bu durumda gerçek soyguncular kimlerdir?

Hayatlarını tehlikeye atarak ilkel yöntemlerle bankayı soyan soyguncu takımı mı?

Yoksa yüksek öğrenimle elde ettiği bilgiyi vurgunlar yapma adına kullanan elit takımı mı?

Ki onların soygunlarına, adalet literatüründe “nitelikli suç” denir..

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.