HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

30.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Nokta atışları…

POPÜLİZM BİLE DENMEZ: Ceplere yöneltilen orantısız saldırıdan başka bir şey olmayan harç zamları tepki toplayınca maliyeden sorumlu bakan "ben yurt dışındayken oldu, icabına bir bakarız" diyecek...
İş yeri güvensizliği şantiyelerde başını almış giderken ve kimi bilim insanı bize "bir deprem olsa nice apartman yerle bir olacak" mesajları gönderirken, çalışma hayatından sorumlu bakan, denetlemek sanki görevi değilmiş gibi "denetlesek tüm inşaatlar durur" diyecek...
Makam odası kendilerini "mağdur" sayan tarımcılar tarafından saatlerce işgal edilen tarımdan sorumlu bakan parmak ısırtan eylemi önemsizleştirip "bir şey yok, sadece çay ve kahve içiyoruz" diyecek...
Örnekleri daha da çoğaltabilirim... Ama hiç kimse kusura bakmasın; bu yapılanların adına "popülizm" bile denmez, daha başka şeyler denir... Devleti yıpratmak ve sağduyu sahibi yurttaşların esef duygularını kışkırtmak pahasına acaba kaç oy garantilenir?
                                                                              *             *             *
İŞSİZLİĞİN ANATOMİSİ: Ülkemizde 43 bin küsur kayıtlı yabancı çalışan ve 12 bin KKTC'li işsiz var. Bu tablonun analizini gerçekçilikle yapmamız gerektiğini belirttiğimde bir işveren olan Hüseyin Perçiner dostumdan gelen yanıttır, buyurun:
“Herkesi kastetmiyorum ama bazı insanlar iş beğenmiyor.'Özel sektörde çalışacağıma evde yatırım daha iyi' diyen insanlar var. Kamuda çalışmıyorsa 'işsizim' diyen insanlar var. Bunun yanında bir de 'sömürü’ye' alışmış işverenler var. Muteber iş adamı kılığında tefeciler de var. Her türlü haksızlığa kulak tıkayan idareciler de var. Ne ararsan var...” 
                                                                              *             *             *
RUH SAĞLIĞIMIZ: 2016 yılı içinde, 4,000'i çocuk, 18,540 kişinin Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nden tedavi ve destek alması hepimizi derinden düşündürmeli… Nüfus oranımıza vurulduğunda ürpertici bir sonuç... Ki, özel kliniklere başvuranlar ya da hiçbir doktora başvurmayanlar bu rakamın dışında...
Madde bağımlılığı ve şizofreni gittikçe yaygınlaşıyormuş... Merkezi Cezaevi’nde çile çekmekte olanların çoğunluğunu da uyuşturucu bağımlılarının oluşturduğunu en yetkili ağızlardan duymaktayız…
Ruh sağlığımız konusunda toplumsal duyarlılığımızı takınmamızın zamanı gelmiş de geçmiştir bile... Nedir ruh sağlımızı bu kadar bozan?... Kimlerdir ruhsal durumlarımızla oynayanlar?.. Gençler neden soluğu uyuşturucuda almaktadırlar? Ortak akılla bu soruların nedenlerini aramamız gerekmez mi? Nedenleri ortadan kaldıracak yerde toplumun göz göre göre çürümesini mi bekleyeceğiz?..
Bu konularda aslında Güney Kıbrıs’ın durumu da pek parlak değil… Alınan bilgilerden edindiğimiz gözlem budur… Ama bizim kendi evimizin içine bakmamızda yarar var…
                                                               *             *             *
EİDE ZOR DURUMDA: Rum komşularımız "kendi diplomatik prestiji uğruna Cenevre fiyaskosunu düzenleyen ve danışmanı olduğu BM Genel Sekreterini bile bu başarısızlık karşısında zor durumda bırakan" Espen BarthEide'yi "istenmeyen kişi" olarak ilan ettiler. (Kaynak "Simerini" gazetesi.)
Rum komşularımız haksız da değiller yani... Nobel Barış Ödülü hayaliyle yürütülemez bazı işler. Gerçekçi olmak, hayal tacirliği yapmamak gerekir. Yoksa gün gelir hayal pazarladığın insanlar seni harcarlar…
İşin aslına bakacak olursak, Güney Kıbrıs’ta “persona non grata” (istenmeyen kişi) muamelesine maruz kalmış diplomatların sayısı dudak uçuklatır… Onlar arasına şimdi bir de Eide katılmış… pek de önemsenecek bir konu değildir… Rum komşularımız için olağan işlerdir bular!.. Zaten onlar Kıbrıslı Türklerin tümüne de “istenmeyen kişi” gözüyle bakarlar!..
               
 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.