Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

05.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Nokta atışları…

SAMİMİYETSİZLİK: Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı 2 Nisan gecesi düzenlenen yemeğe katılmadan önce Serdarlı'da yaptığı konuşmada masadaki Rum samimiyetsizliğini çok ciddi örnekler vererek ve kırgın bir dille eleştirmişti... Sanırım kapıları vurup gitmemek için Rum Lider Nikos Anastasiadis o gece kendini zor tutmuştur!..

Serdarlı Festivali’ndeki konuşmasında Akıncı’nın vurguladığı bazı samimiyetsizlikler şunlardı: Güven yaratıcı önlemler konusunda Rum tarafı boyuna yan çizdi… GSM işbirliği çalışmaları son aşamaya getirildiği halde onlar tarafından bir yasa bahane edilerek uygulamaya geçilemedi. Elektrik enerjisinin birleştirilmesi çalışmalarını “İhtiyaç duyduğunuzda size elektrik veririz” gerekçesiyle sonuçsuz bıraktılar… Sınırlarda yeni kapıların açılmasına engel çıkaran da Rum tarafıdır… Öğrenci ve öğretmenlerin karşılıklı okul ziyaretleri projesini “Siz geliniz, ama biz sizin okullarınıza gelmeyiz” gerekçesiyle durduran da Rum tarafıdır…

Samimiyetsizlik her zaman uzlaşmazlığın ve güvensizliğin sırıtan suratıdır…

                                                               *             *             *

LEFKOŞA GÖZLEMLERİ: Geçen gün Lefkoşa'yı turladım... Yollar asfaltlanıyor, ne güzel... Kaynak Türkiye'den.. Teşekkürler Türkiye'm... Girne Caddesi'ndeki görmüş - geçirmiş ve şimdilerde boşaltılmış tarihi Polis Merkezi Binası da perdelendi, baştan başa restorasyona alındı sessiz sedasız... Restorasyon tamamlandığında Girne Caddesi'nin çehresi değişecek, cazibesi yükselecek... Yeni asfaltlanan "Polis Sokağı"na girip “Işık Kitapevi”ne de uğradım. Işık’ın yandaki, Samanbahça girişi üzerindeki sarı taştan yeni binası da tamamlanma aşamasında. Hele tamamlansın, ne güzel kültür ve sanat etkinlikleri düzenlenecek bu mekânda...

Projenin ilerlemesinde sıkıntılar yaşadığını saklamayan Nahide Merlen'i Lefkoşa sur içini terk etmeyerek otantik tarihimizi oralarda yaşatma kararlılığından dolayı bir kez daha kutlarım...

İçinde pek gezmesek - tozmasak da, bu çilekeş sur içi Lefkoşa bizim...

                                                                              *             *             *

O TAŞ HÂLÂ ÇIKARILAMADI: Baksanıza, sanki bir matahmış gibi  o yıldönümünü nasıl da coşku ve gururla kutluyorlar!.. 62 yıl önce 1 Nisan’da EOKA ilk bombalarını patlatmış ve Kıbrıs tarihinin dönüm noktalarından birine gelinmişti.

Gözünü kan bürüyen delilerin o gün kuyuya attığı taş, bugün oldu hiçbir akıllı tarafından oradan çıkarılamadı… Ve Kıbrıs sorunu da sürdürülebilir bir çözüme kavuşturulamadı.

ENOSİS hedefli EOKA'nın neden olduğu 62 yıllık faciada yaşamını yitiren tüm insanları saygı ve hüzünle anarım...

                                                                              *             *             *

ORTADOĞU REZİLLİĞİ: Pardon yani; Türkiye emperyalizmin taşeronu mu? Mehmetçiğin terörden canı pahasına temizleyerek huzura kavuşturduğu Suriye topraklarına ABD'nin, AB'nin ve Rusya'nın desteğiyle Kürdistan Bayrağı çekilirken, 3 milyonluk Türkmen halkı da o netameli coğrafyada kaderiyle baş başa bırakılıyor..

Lütfen buraya yazınız: Kürdistan bayrağı çekilen bölgelerde İsrail bayrağının dalgalandırılacağı günler de gelecek!.. Emperyalizmin Büyük Ortadoğu Projesi bunu öngörür…

Kürtler de büyük bir emperyalist oyunun taşeronu oluyorlar aslında... Oysa tek çareleri vardır; o da kardeşleri Türklerle iyi geçinmek ve dayanışma içinde olmak...

                                                                              *             *             *

PES YANİ: Sabrı bir kez daha taşan TC Büyükelçisi Derya Kanbay, geçen hafta kendisini ziyaret eden Gazeteciler Cemiyeti heyetine su dramımızın sorumlusunun projelere lakayt kalan devlet yetkililerimiz olduğunu açıkladı. Sitemle açıklanan acı gerçek şu ki, su konusunda hazırlanan projeler tozlu raflara terk edilmekte... Büyükelçi Kanbay, su ulaştırma hatlarına yapılan sabotajlardan da esefle söz etti...

Yalnız su mu? Daha nice toplumsal dramımızın nedeni bu lakaytlıklar ve sabotajlardır... İlle de şu sabotajlar!.. Pes yani!... Halkımızı ve ülkemizi kasıtlı olarak dibe çeken sabotajcı eller kırılmadıkça bu adada hayır yüzü görmeyeceğiz... Halk ve ülke düşmanları içimizdedir... Sözlüklerde "Hain" sözcüğünün de net bir anlamı vardır ve o anlamla artık cesaretle yüzleşebilmeliyiz... Ne demek kardeşim ülkeye sabotaj?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.