Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

14.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Nokta atışları…

ET BUNALIMI: Müthiş et açığımız var... Pahalılığın bir nedeni de bu... Yoksullarımız et yiyemez oldu... Açığı kapatabilme adına Güney'den tetiklenen kaçakçılık almış başını gidiyor... Yakalanan etler imha ediliyor, milli servet de gidiyor... Ya yakalanamayan kaçaklar? Onların ne kadar sağlıklı olabileceği kaçakçılığın şartlarından belli... Bazı restoranlar, et ürünlü kimi yemeklere kaçak domuz etini de katmakta... Kontrol eden kim?.. Müslüman mahallesinde salyangoz!..
Bir et bunalımımız olduğu ortada. Be hey yöneticiler; işte çare de ortada: Neden et ithalatını serbest bırakmıyorsunuz hâlâ?
                                                                              *             *             *
EKONOMİK DURUM: Bakanımız Hamza Ersan Saner Sosyal Sigortalarla ilgili konuşurken "13'ncü maaş kalkmayacak" dedi. Vallahi ekonomik gidişat o ki, sadece 13'ncüye değil, 14'ncü maaşa da ihtiyaç var... Halk büyük geçim sıkıntısı ve borç içinde...
Ama, zenginle yoksul arasındaki uçurum gittikçe derinleşir ve giderek orta direk silinirken, sadece devletten maaş çeki alanlar düşünülmemeli. Esnaf da, özel sektör mensupları da bu ülkenin insanlarıdır. Ekonomik sıkıntıların büyüğünü ise genellikle onlar çekmekte. Devletin o kesimler için de artık bir şeyler yapmasının zamanı gelmiş ve hatta geçmiştir bile... Açlık sınırı altındaki nüfusun sayısı büyümektedir…
                                                                              *             *             *
MANİTU: "Bismillahirrahmanirahim"in öz Türkçesi "Esirgeyen, bağışlayan Tanrı adıyla" demektir. Keşke hep öz Türkçesini söylesek... Ne dediğimizi ve neyi dilediğimiz tam olarak bilebilmek için... Tanrı öylesine güçlü bir kavram ki, en ıssız köşelerdeki insanların bilincine bile din bilgisi olmadan ulaşabilmiştir. "Ateistim" diyenlerin bile sıkıştıkları anda dillerinde ve gönüllerinde yankılanmıştır...
Örneğin Kristof Kolomb Okyanusu aşıp o günlerde bilinen dünyamızdan Amerika kıtasına ilk ulaştığında, dinlerden ve peygamberlerden zerre kadar bilgisi olmayan ora yerlilerinde bile Tanrı bilincini keşfetmişti o yepyeni dünya ile birlikte... Yerliler "Manitu" diyorlardı ve "Manitu" da onların ilkel ve doğal kültüründe Tanrı'dan başka bir şey değildi... "Tanrı"yı temsilen diktikleri gösterişli simgelerin önünde yerlere yatıp ibadet ediyorlardı.
Bunları yazan ben asla dinci değilim, ama kesinlikle Tanrı’cıyım... “Tanrı” Allah’ın öz Türkçesidir…
                                                                              *             *             *
TÜRKLÜK KÜLTÜRÜ: “Bir ülke ki toprağında başka ilin gözü yok, / Her ferdinde mefkûre bir, lisan, adet, din birdir... / Mebusânı temiz, orda Boşo'ların sözü yok, / Hududunda evlâtları seve seve can verir, / Ey Türkoğlu, işte senin orasıdır vatanın!..”
Neden sundum yukarıdaki dizeleri? Toplumumuzu bir kimlik bunalımı kemirirken, Türklüğün bir kültür olduğunu vurgulayabilme adına sundum…
Evet, Türklük bir kültürdür. Diğer milletler gibi… Diğer etnik kültürlere saygısı olanlar, bu kültüre de saygılı olmalı...
Ziya Gökalp bir Kürt olduğu halde bu kültürün en büyük savunucusu oldu. Yaşar Kemal bir Kürt olduğu halde kendini dünya çapında üne ulaştıran başyapıtlarını Türk dilinde yazdı.
Nitekim yukarıda sunduğum dizelerin altındaki imza, Kürk kökenli Türk aydını Ziya Gökalp’tan başkasına ait değildir…
                                                               *             *             *
MAKARİOS’U ANIMSAMAK: Kıbrıs Türk – Rum ortaklık cumhuriyeti yeni kurulmuş, Başpiskopos Makarios bu genç cumhuriyetin başkanı olmuştu. Yabancı basına demeç üstüne demeç, söyleşi üstüne söyleşi veriyordu. İngiliz bir gazeteci de şu soruyu sormuştu Makarios’a: “Sayın Cumhurbaşkanı, şimdi bu ortaklık cumhuriyeti sayesinde Kıbrıs’ta bir ‘Kıbrıslı milleti’ mi oluştu?”
Makarios’un Kıbrıs literatürüne geçen yanıtı şu olmuştu:
“Ne münasebet. ‘Kıbrıslı’ var gerçi, ama o dünyaca ünlü Kıbrıs eşeğidir.”
Makarios’un hiçbir dediğine katılmayan, hiçbir söylediğini beğenmeyen Türk lider Rauf Denktaş, adamın bir tek bu açıklamasını beğenmiş ve onaylamıştı… Ve Denktaş, kimlik üzerinde kendisinden açıklama yapması her istendiğinde, Kıbrıs nüfusunun genelde Türklerle Rumlardan oluştuğunu Makarios’un bu anekdotu eşliğinde anlatırdı.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.