• 28 Temmuz 2017, Cuma 8:40
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Nokta atışları…

RECEP AKDAĞ: Türkiye'de yeni oluşturulan kabinede Kıbrıs İşleri Sorumluluğu milli ve etkin sağlık sisteminin oturtulmasında önemli paya sahip olan, bakan olarak sağlık sürecine tarihi katkılar koyan Recep Akdağ'a verildi. Tevatür odur ki, Tuğrul Türkeş'in hem o görevden hem de bakanlıktan alınmasının nedenlerinden biri de, TC - KKTC ekonomik protokollerinin uygulanmasında KKTC’li siyasetçilere hoşgörülü davranmasıdır. Bu görüş eğer doğruysa, şimdi karşımızda daha radikal bir TC siyaseti bekleyebiliriz. Bu arada Recep Akdağ, ülkemizde yaşamsal bir kaosa dönüşen sağlık sorunlarının aşılmasına da el atar mı acaba?.. Akdağ’ın Kıbrıs konusundaki ilk girişimlerini ilgiyle bekliyoruz…

*             *             *

SOSYAL ADALETSİZLİK: Boşuna değil gençlerin ille de devlet kapısında iş aramaya yoğun şekilde odaklanmaları… Ve de eline fırsatı geçirenin özel sektörü terk ederek hemen kamu sektörüne kaçması… Asgari ücrete yapılan yeni artışla eşel mobil sistemindeki hayat pahalılığı tahsisatlarının kamu sektörüne ödenmesinin aynı günlere denk gelmesi, o klasikleşen ve son derece haklı sosyal rahatsızlığı bir kez daha gündeme taşıdı. Asgari ücretliye sadece 155 TL zam yapılırken, kamu çalışanlarının eşel mobil maaş artışı barem basamaklarında 1000 TL’ye dek tırmanıyor... Özel sektör mensuplarının kendilerini devletin üvey evladı olarak görmelerini daha bir kışkırtan adaletsiz tablo!.. Bu ayın sonunda, kamu sektörü maaşları ile özel sektör maaşları arasındaki uçurum biraz daha derinleşerek kendini duyumsatıyor. Öte yandan “Göç Yasası” diye nitelendirilen o son istihdam yasası kapsamında devlette çalışanlar da haklı bir eziklik içinde. Sosyal adaletçi bir devlet adına, her şeyden önce gelir dağılımındaki adaletsizliklere el atılması gerekir. Ama kimler tarafından ve ne zaman?!..

*             *             *

BİLGİLENMEK HAKKIMIZ: İlk kez 20 Temmuz karşıtlığı bu yıl aşikârlaştırıldı, eylem bile yapıldı... Hani EOKA tetikçisi Nikos Sampson'un Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtulduğu o ortamda gerçekleşen 20 Temmuz olgusuna şimdi karşı çıkanlar var ya... O 20 Temmuz olgusu gerçekleşmeseydi ondan sonra neler olabileceğini tahmin ettiklerini lütfen kendi vizyonlarıyla bize bir anlatırlar mı... Bilgilenmeye ihtiyacımız var da... Bilgilenmek hakkımız...

*             *             *

FEDAİ BİR NESLİN İSYANI: "Dunkirk, Girne Çıkarması ve Ayşe" başlıklı yorumuma, o filmi benden önce izlemiş eski bir mücahit subay arkadaşımdan gelen mesajdır: "20 Temmuz'a bile Rumlarla birlikte karşı çıkan şu birleşik Kıbrıs'çıların hayallerinin bir an önce gerçekleşmesi için artık yatıp kalkıp dua ediyorum. Bizim nesil bu filmde Churchill'in dediği gibi dağlarda, ovalarda, sahillerde, sokaklarda ve her yerde savaşarak kendilerine özgür bir vatan ve devlet teslim etti. Ama, bunun değerini bilmiyorlar. Özgürlük, güvenlik, refah ve vatandan ibaret olan mirasımızı bir mirasyedi misali yok edip askeri de gönderdikten sonra çok özledikleri birleşik Kıbrıs'ta başlarına geleceği görmekten artık sadistçe bir zevk almak istiyorum. Ben de, ailem de yok olacak, ama o sadistçe zevki yaşamayı bana artık şiddetle arzulatmaya başladı bunlar."

Ağzından yel alsın dostum, ama sizin gibileri bu denli isyan ettirenlerin de şapkalarını önlerine koyup düşünmelerini dilerim artık...

*             *             *

BİZİ İS-TE- Mİ- YOR- LAR: Anketlerde Rum halkının en güvendiği kurum olduğu belirlenen ve tüm Rum siyasetçilerin de akıl hocası olarak bilinen kilisenin başı 2. Hrisostomos "Müzakereler derhal durdurulmalı" fetvasını verdi!.. Adam daha önce de iyice anlayabilmemiz için Türkçe dilini kullanarak zirveler öncesinde "çözüm yok" kehanetini seslendirmişti. Kendi devletimize sarılıp Mustafa Kemal Atatürk’ün deyişiyle bu devletimizi “muasır medeniyetler seviyesine çıkarma” şansımızı kullanmaktan başka bir şey yapamayız bu adada. Bizi is-te-mi-yor-lar!...

*             *             *

SU VE ELEKTRİK: Elektrikler tak - tuk kesilir. Tatminkâr hiçbir açıklama yok... Çürümüş sistem bakalım ne durumda ve daha ne kadar dayanır!.. Sudan sonra Türkiye'den elektrik de gelmezse her an Taş Çağı'na dönebiliriz…

Bu arada, tam dağıtımını hâlâ yeterince becerememiş olsak da, Türkiye’den o su iyi ki gelmiş… Yoksa bu korkunç yaz sıcaklarında halimiz nice olurdu… Bin bir saçma bahane icat ederek "Türkiye'nin suyu gelmesin" diye dövünenler, şimdi lüks bölgelerinde o suyu en fazla kullananlar... Tanıklık ediyoruz kimilerine: Hortumu da takarak, bolca serinlesinler diye sokakları bile suluyorlar!..

Su raporumuz ise yürek sızlatıcı: Su savaşlarının yapıldığı ve az gelişmiş ülke insanlarının susuzluktan kırıldığı dünyamızda Türkiye'den her gün gelen 200 bin ton suyun 120 bin tonu denize dökülüyor, halka sadece günde 50 bin ton su dağıtılabiliyor. Tüketiciye ulaştırılmak üzere pompalanan suyun yüzde 30’u yolda patlak borulardan toprağa karışıyor. Ülkenin büyük bölümü susuz!.. Tüm ülkeye suyu taşıyacak 200 kilometrelik boru hattını bir türlü döşeyemiyoruz...


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 15 9 3 3 17 30
2 BİNATLI YSK 15 8 5 2 12 29
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 15 9 1 5 8 28
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 15 8 4 3 6 28
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 15 8 1 6 3 25
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 15 6 6 3 7 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 15 5 5 5 11 20
8 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 15 5 5 5 -1 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 15 4 7 4 -1 19
10 LEFKE TSK 15 5 2 8 -5 17
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 15 5 2 8 -16 17
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 15 5 1 9 -4 16
13 CİHANGİR GSK 15 4 4 7 -5 16
14 YALOVA SK 15 4 3 8 -5 15
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 15 3 6 6 -8 15
16 OZANKÖY SK 15 2 5 8 -19 11
yukarı çık
Skull King Popup