HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

15.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Not defterimden…

KOLAY GELSİN: Bakalım bu kriz nasıl aşılacak… Nikos Anastasiadis'in EOKA kökenli partisi DİSİ, genel kurula ulaşabilmesi için ELAM'ın ENOSİS Plebisiti önergesini komitelerde destekledi… Aynı parti, genel kurul oylamasında da çekimser kalarak önergenin skandal bir karara dönüşmesini sağladı.

Anastasiadis o karara karşı KKTC'den yükselen haklı tepkilere "çözüm istiyorsanız bahaneleri bırakıp kararlılıkla masaya geliniz" dedi. Sanki Türk tarafı masaya gitmemek için kıvırıyormuş gibi!..

Peki kendileri çözüm istiyorlarsa neden Enosis'le oynayıp mide bulandırıyorlar? Genç Rum nesillerini hâlâ Enosis rüyaları içinde yetiştirmeyi sürdürürlerse nasıl bir uzlaşmaya varılabilir?

Anastasiadis bir de şunu demesin mi? "Siz de 20 Temmuz'u kutlamaktan vazgeçin."

20 Temmuz olmasaydı 15 Temmuz ENOSİS ve katliam darbesini yapan Yunan Cuntası'yla EOKA’cı Nikos Sampson'un nereye kadar gideceğini acaba hiç mi düşünmez bu hazret?

Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı'ın işi gerçekten zor. “Dervişin fikri neyse, zikri de odur” durumuyla karşı karşıya…

ENOSİS’e destek veren bir muhatapla masada oturup “eşitlikçi federatif çözüm”ü görüşebilmek her müzakerecinin harcı değildir. Kolay gelsin Sayın Cumhurbaşkanım…

                                                               *             *             *

“HAİN” Mİ İLAN EDİLİRLER?: Hafta sonunda Rum basını Güney Kıbrıs'ta son 15 ayda Türklere karşı kayıtlara geçen 7 ağır saldırı gerçekleştiğini, ama faillerin yakalanmadığını yazdı. Rum ombudsmanın da Türklerin insan haklarının güneyde ısrarla çiğnendiğini belirten raporları var… Artmakta olan saldırılara değinen Rum Hükümet Sözcüsü Hristodulidis de birkaç gün önce, bu saldırıların Türklerin garanti tezini güçlendirdiğini söyledi…

Gerek son 15 ayda, gerekse daha önce güneyde Türklere yapılan saldırıların failleri neden yakalanıp yargılanmıyor? Irkçı saldırganları yakalayıp yargılaması gerekenler “hain” ilan edilmekten mi korkuyorlar.

                                                               *             *             *

RUS RULETİ: Siyasetin Rus ruletine dönüştürüldüğünün belirtileri var.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov PKK'nın ve PKK kökenli örgütlerin terörist olmadığını açıkladı.

Güney Kıbrıs'ın Rus Büyükelçisi Stanistlav Osadchiy Rus turistler için Kuzey Kıbrıs'ın güvenli bölge olmadığını söyledi.

Suriye cehennemi El Bab'ta koordinatları Rus Harekât Merkezi'ne bildirilmiş olan Türk askeri konuşlanması Rus uçakları tarafından bombalandı.

Birkaç gün içinde gelişen bu ciddi olaylar bir rastlantı olabilir mi?

Bu arada kaderin cilvesine bakınız ki, Rus Büyükelçisi'nin "güvenliksiz bölge" ilan ettiği KKTC'nin ıssız dağlarında kaybolan ve ölümcül tehlikelerle karşılaşan iki Rus delikanlısını aynı zaman dilimi içinde Türk Güvenlik Gücü kurtarıp ailelerine teslim etti!.

                                                               *             *             *

ÖÇ ALMA ADALET Mİ?: Devam filmlerinin de başarılı olabileceğini gösteren "John Wick: Chapter 2", öcün adaletin yerini alabileceği gibi bir temayı savunuyor.Tetikçi kiralık katil John Wick, öcünü almak zorunda bırakılınca tıpkı ilk filminde olduğu gibi yine silahlarını kuşanıp terk ettiği suç dünyasına dönüyor. İlk filminde Rus mafyasına, gündemdeki yeni filminde ise İtalyan mafyasına karşı ölüm saçarken o kadar çok insan öldürüyor ki, sanki adam bir nüfus planlamasına çıkmış gibi!..

Filmi izlerken konuya bakmadım, aksiyonla ilgilendim… Esprili diyalogları ve ironik göndermeleri, bir şiddet ve aksiyon resitali olan bu filmi beğenmeme yetti.

İronilere gelecek olursak: John Wick karakterini canlandıran Keenu Reewes "The Matrix" dizisinde birlikte oynadığı Laurence Fishburne'la bir araya gelince, Fishburne "yükselişe geçmeden önce seninle karşılaşmıştım" diyor eski partnerine... Bir dövüş sanatları uzmanı ve aksiyon filmleri danışmanı olan Chad Stahelski, Reewes'in "The Matrix"deki dublörü idi. Şimdi ise filmin yönetmeni. İtalya'da çekilen sahneler Dan Brown'ın romanından uyarlanan "Inferno" (Cehennem) filmindeki dekorlar içinde geçse de, o tarihsel kültür konusundaki aydınlatmalar "Inferno"ya bırakıldı. İtalya'ya gitmişken spagetti westernlerin ikonlarından Franco Nero da konuk oyuncu olarak filme dahil edildi. Tıpkı spagettilerdeki gibi bu filmde de sayısız insan öldürüldü. John Wıck ölümcül bir şiddet kasırgası görünümünde, sadık dostu isimsiz köpek ise hantal ve sakin bir gariban. Orson Welles'in "Şangaylı Kadın"da kullandığı ve birçok filmcinin tekrarlayıp klişeleştirdiği aynalı labirent dekoru bu filmde şiddetin, kan ve ölümle dans ettiği bir mekâna dönüştürüldü.

"Yüksek Şûra" adı verilen Mafya örgütünün liderinin John Wick'e kaçabilmesi için finalde sadece 1 saat mühlet vermesi, filmin devamının geleceğinin işareti oluyor.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.