Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

28.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Not defterimden…

VAH BİZE: Görüşme masasına yeniden dönme konusundaki hevesimizi Rum tarafı iyi değerlendirdi doğrusu!.. Çalımını yaptı!.. ENOSİS'in okullarda kutlanmasıyla ilgili yetkinin meclis iradesinden, Rum Milli Eğitim Bakanlığı'na aktarılması bağlamında Rum Temsilciler Meclisi'nde başlatılan çalışma tatminkâr bulundu ve görüşmeler bir sosyal yemekle yeniden başlatılıyor.
Genç Rum nesillerine okullarda ENOSİS kültürü verilmesini engelleyen bir durum yok ki ortada!.. O kararlılığın içeriğine hiç dokunulmadan sadece ambalajında bir makyaj yapılıyor...
Başka şeyler de oluyor bu arada… Görüşme masasına doğru atılan adımlar hayırlısı olsun da, ENOSİS etkinliklerinin tam gaz sürmekte olmasına ne buyrulur?
EOKA'nın faaliyete geçiş yıl dönümü olan 1 Nisan'da yapılacak büyük çaplı törenler için Yunan Dışişleri Bakanı Kocas geliyor. ENOSİS'çi EOKA'cıların onurlandırılması adına parlak programlar hazırlandı. Bu kışkırtıcı hamleler için hiçbir resmi diyeceğimiz yok mu?.. Yoksa eğer, vah bize!..
Bilinç insanları ve toplumları yöneten ve yönlendiren sinerjidir. Rum nesillerinin bilinci de en fazla EOKA ve ENOSİS’le donatılıyor…
                                                               *             *             *
HİDROKARBON GELİŞMELERİ: Rum tarafının Türklerin haklarını yok sayarak başlattığı hidrokarbon çalışmaları da, artan bir hızla sürüyor. Hem de askeri tatbikatların eşliğinde… Akdeniz, şimdiye kadar yapılmamış çapta askeri tatbikatlara sahne oluyor… 
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, geçen hafta bu pervasızlığın yarattığı tehlikelere işaret eden açıklamasında Kıbrıs’ın kaynakları üzerindeki Türk haklarının mutlaka korunacağını duyurdu. Bu pervasızlığın olası görüşmeleri de olumsuz etkileyeceğine vurgu yapan Türkiye Dışişleri Bakanlığı, hidrokarbon arama çalışmalarına son verilmesi adına çağrıda bulundu. Bu konuda da KKTC olarak bizim taraftan bir açıklama geldiğine tanık olamadık…
                                                               *             *             *
"OKUR" OLARAK HALİMİZ: Sosyal medyada "veda zamanı geldi" başlığıyla dolaşan kısacık bir metin, çoğu insanımızın okuma konusunda ne kadar özürlü olduğunu, okumaktan sıkıldığını kanıtlıyor. Paylaşılan kısacık metnin başında ülkeden göç etme kararlığından söz edilirken, son satırlarında aslında bunun bir okuma testi olduğu deşifre ediliyor. Ne var ki, metni sonuna kadar okuma zahmetine katlanamayanlar hemen bu göç kararından ne kadar üzüldüklerini belirtip "sen de mi Brütüs!" havasını basıyorlar. "Okur" olarak halimiz bu işte!...Bu gruptakiler, bir Agatha Christie romanının ilk sayfalarını okuduktan sonra bir de son sayfalara bakıp katilin kim olduğunu öğrenince kitabı kapatanlar kadar da olamıyorlar!...
                                                               *             *             *
NAZIM BERATLI’DAN ALDIĞIM MESAJDIR: “Dün derste bir öğrenci bana dedi ki;  ‘kitabın modası geçmiş, görsel eğitim daha iyiymiş’!.. ‘Öyle mi? Bertrandt Russel kim?’ dedim... Hiç duymamış!.. ‘Savaş ve Barış filmi sence romanı anlatabiliyor mu?’ dedim!. Onun da ne olduğunu bilmiyormuş!.. Ne romanı duymuş, ne filmi, ne de Tolstoy diye bir mahlûk yaşadığından haberi var!.. Yarın bana ‘ben de üniversite bitirdim, sen de" diyecek ama... Birkaç sene önce Niyazi Kızılyürek, İngiliz üniversitelerinde öğrencilerin kitap okumayı gereksiz bulduklarını yazıp, ‘üniversiteler cahillere kaldı’ dediydi... Dünyada yeni trent budur... Cehaletten gurur duyup, cahillikle övünme... Salt bize has bir durum değil, ar etmeyelim...”
                                                               *             *             *
OTOMATİK TEPKİ: Zor koşullardaki az maaşlı çalışma düzeninden dolayı haklı olarak bunalan ve istifa zinciri başlatan devlet hekimlerini rahatlatabilme adına öngörülen maaş artışları var ya... İşte bu durum diğer kamu çalışanlarının sendikalarını derhal harekete geçirdi. Gösterilen otomatik tepkide "biz de maaş artışı isteriz" dayatması var. Vallahi birader, çalışma ve maaş durumundan memnun olmayan memur ve öğretmen varsa onlar da canlarına "tak" diyen hekimler gibi istifayı bassınlar da görelim!..
İstifa kuyruğuna giren devlet hekimlerimize de bir diyeceğim var: Özel kliniklerin kaldırabileceği hekim sayısı da, özel sektörde ihtiyaç duyulan özel hekim kadroları da bellidir… Nüfusumuz da ortada… Dimyata pirince giderken evdeki bulgurdan olmak, öfkeyle kalkıp zararla oturmak da var… Ayağınıza kurşun sıkmaktansa, şu devlet kadrolarında birazcık sabır ve anlayış gösterin…
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.