Cyprus Today sol
  • 16 Haziran 2017, Cuma 8:33
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Ölümcül egzoz gazları…

2015’in kronik çevre sorunlarımızın çözümü konusunda etkin adımların atılacağı bir yıl olmasını dilerim. Küçük ülkemiz, büyük çevre sorunlarının sarmalındadır. Dağlarımızın sistemli ve arzsızca yok edilmesinden tutunuz, ağaç ve orman katliamlarının gemi azıya aldığı, afetleri davet eden doğa katliamlarının hunharlaştığı, zehirli gazların çevremizde bulut misali dolaştığı ürkütücü bir ortamdayız…

En sonunda, geride bıraktığımız yılın sonlarına doğru,  AKSA’nın bacasına filtre takılması çok olumlu bir gelişme… Şimdi sırada Teknecik santralının bacasına el atmak var… Ama ne zaman?...

Bu arada Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hakan Dinçyürek diyor ki “Santral bacalarından çıkan kötü havayı solumak, Kıbrıs Türk halkının kaderi olamaz…”

İyi de, zehirli gazlar bağlamında gündeme alınması gereken sadece santrallerin bacaları mı?..

Hızla çoğalan araç sayısına koşut biçimde yoğunlaşan egzoz gazlarına ne buyrulur?

İlle de, egzoz bakımsızlığından kaynaklanan bu zehirli gazları solumak kaderimiz mi olmalı?

                                                               *             *             *

Ülkemizde rahat soluk alma hakkımızı yok eden egzoz gazlarına karşı da etkin önlemler alınması gerekir. Egzoz gazları konusunda kaç zamandır yaptığımız uyarılar tam bir duyarsızlıkla karşılanmaktadır… Çevrecilik bağlamındaki bu ölümcül soruna hak ettiği ilgi gösterilmiyor. İlgisizliğin baş aktörleri de çevreden ve sağlıktan sorumlu bakanlıklardır... Egzoz gazları konusundaki mevzuat ve toplumsal kaygılar, bu makamlarca zerrece ırgalanmıyor.

Filtresiz elektrik santralleriyle ilgili duyarlılıklar tabii ki yerden göğe kadar haklıdır. Ama havamızı ölümcül şekilde kirleten gazlar konusunda, sadece filtresiz santral bacalarına odaklanmak yetersizdir…

Çeşitli boyutta ve nitelikte on binlerce aracın her gün salgılamakta olduğu zehirli gaz bulutlarının yanında santrallerin yarattığı bölgesel sorun nedir ki?!. Hava kirliliğimizin yüzde 40’ı egzoz gazlarındandır. Bu gerçek bilimsel ölçümlerle saptandı.

Buna karşın, devlet denetiminden çıkan egzoz gazlarının havamızı kirletmesi doludizgin gitmektedir… İnsana ve toplum sağlığına açıktan açığa kastediliyor.

                                                               *      *      *

Santrallerin bacasını filtrelemek önemli bir maliyeti gerektirebilir. Oysa egzoz gazlarını denetlemek, para harcamadan başarılacak işlerden biridir… Egzozundan zehirli gaz saçan araçların trafikten dışlanması ve sahiplerinin cezalandırılması için polis teşkilâtımıza emir vermek yeterlidir. Ama o iradeyi bir türlü göremiyoruz…

Egzozlardan gün 24 saat ülkenin her yanında salgılanmakta olan zehirli gazların ölümcül etkisi, santrallerin salgıladığı zehirlerin toplamından çok daha yüksektir…

Geçmiş dönemde bu uyarıyı yaptığımda, Çevre Dairesi Müdüründen egzozlarından zehirli gazlar saçarak dolaşmakta olan arabaların yakalanması için polis teşkilâtından yardım istendiği açıklaması gelmişti. Bu açıklamayı da köşemde yayımlamıştım. Ama aradan aylar geçtiği halde zehir saçarak dolaşan araçlarla ilgili polisiye önlem alındığına hâlâ tanık olamadık.

Ülkemizde egzoz emisyon ölçümlerini zorunlu kılan yasa var… Peki de bu yasa, eğer gerekleri yerine getirilmeyecekse neden geçirildi?

Bu ölçümün yapıldığına dair belge sunamayan sürücüler anında cezalandırılırlar… Araç muayene testlerinden geçirilmezler…  Ama göz göre göre zehir saçan aracıyla dolaşan kanser ve sakatlık üreticilerine karşı hiçbir yasal önlem alınmaz… Bu nasıl bir saçmalıktır?

                                                               *       *       *         

Herkesten fazla Çevre Bakanı ile ekibinin bilmesi gerekir ki, egzoz gazları ölümcüldür.  Bu gazlar, karbon monoksit, nitrojen oksit ve kurşun gibi kirletici zehirleri yüksek oranda içerir. Havadaki o ölümcül kirlilik, kansere, kalp ve solunum hastalıklarına;  erkeklerde iktidarsızlığa ve sperm sayısının azalmasıyla kısırlığa yol açmaktadır. Donanımları kusurlu bir taşıt, günde iki kilogramın üstünde öldürücü gaz salgılar…

Sadece yerel değil, evrensel kirlenmeye de ülkemizden katkı koyuyoruz. Ulaşım sektörü, dünyamızda küresel ısınmayı tetikleyen sera etkisini yaratan gazların yüzde 20’sini tek başına üretmektedir... Ve bizim ülkemiz de, maalesef bunda pay sahibidir…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek