Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

28.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Ölümcül satranç oyunu…

Moskova’da yapılan görüşmelerde Türkiye’nin Suriye'de Esat Rejimi'nin aynen devamı konusunda Rusya ile uzlaşmaya varması, geçen haftanın en önemli gelişmelerinden biriydi...

Türkiye Esad'a ve onun gaddar rejimine karşı neden savaştı öyleyse?

Rusya ile varılan görüş birliğinin karşılığında Türkiye'nin kazancı ne olacak?

 ABD’nin ve AB’nin Türkiye’ye ilişkin olumsuz siyasetleri ve uygulamaları Türkiye’yi artık yeni bir yol ayrımına mı getirdi?

ABD ve müttefikleri şimdi bu Türkiye – Rusya bölgesel dayanışmasına karşı ne yaparlar?

Ve bizim için en önemlisi, bu satranç oyununda Kıbrıs'ın yeri ve kaderi ne olacak?

Evet, o müthiş satranç oyunu!.. Bilinmezliklerini ve ataklarını hiç de tahmin edemeyeceğimiz bir satranç oyununun piyonları durumuna getirildik.

Emperyal güçler ve onların finansörleri olan uluslararası kapitalist tröstler, bu satranç oyununda piyonları kullananlardır.

Onlar için önemli ve stratejik olan, toprak parçalarıdır, asla insanlar değildir… Bu iğrenç oyunda stratejik çıkarlar için insanlar sinekler misali harcanmaktadır… 

                                                               *             *             *            

Ve o müthiş satranç oyununun tetikleyicisi: Petrol!...

Oyunun piyonlarından biri olan Nikos Anastasiadis Rejimi’ne, oyunun düzenleyicileri tarafından tehlikeli roller veriliyor…

Bu rejimin, KKTC'nin ve Türkiye'nin itirazlarına karşın üçüncü hidro karbon ihalesini de sonlandırıp anlaşmayı geçen hafta imzalamasına ne buyrulur?

Hem de tarihi bir niteliğe büründürülen Cenevre zirvesinin öncesinde!...

Bir de gerekçelerine bakınız lütfen: "Görüşmeler başka, bu konu başka. Ekonomimizle ilgili bu anlaşmalar bizim için siyasal çözümden daha önemli."

Vay be!..Bizim taraf da "çözüm çözüm" diye, "Rum'la birleşmek" diye perişan olmakta!..

Herkesin mutlaka bilmesi ve anlaması gerekir ki, Kıbrıs sorununa bir çözüm bulunsa bile, Rum'un zulasında

bize karşı kullanılacak yığınla kazık vardır. Olası bir çözüm de, bu adaya mutlak huzuru getiremeyecektir.

                                                               *             *             *

Hidro karbon arama ve ticari işlemlerinin çözümden sonra yapılması yönündeki telkin ve tavsiyeleri Rum komşularımız zerre kadar dikkate almıyorlar... Çünkü sırtlarını emperyal güçlere ve onları finanse eden uluslararası kapitalist tröstlere yasladılar.

Türkiye'nin araştırma gemilerinin benzeri işlemler için denizlerimizde bulunmasını, hep “provokasyon” olarak nitelendirdiler… Kendilerinin bu konuda zincirleme yaptıkları provokasyon değil de nedir sanki?

50 yıldır biz “çözüm” ve “barış” yapacağız diye dövünürken ellerimiz kollarımız bağlı oturduk.

Ekonomik yeterlilik, bağımsızlık ve kalkınma adına, taş taş üstüne koymadık.

Rumların bizi devamlı görüşme masalarında oyalamalarına çanak tuttuk, izin verdik.

Onların AB üyesi olmalarını aval aval izledik ve hayıflandık… Şimdi de petrolden büyük çıkarlar elde etmelerine, bu çıkarlardan Türklerin yararlanamayacağını ikide bir seslendirmelerine uzaktan bakıyoruz.

Çünkü biz, dört gözle çözümü bekliyoruz efendim!..Peeeee!... Atı alan Üsküdar’ı çoktan geçti, ama biz “barış, barış” diye olduğumuz yerde sayıyoruz!...

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.