HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

20.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Otelcilerimiz: Turizmin önemi kavranamıyor

Turizm, altın yumurtlamasını beklediğimiz tavuğumuzdur. Bu konuda toplumsal konsensüsteyiz. Farklı düşünen hiç kimse yok… Ama tavuğu kısırlaştıran faktörleri akılcılık ve kararlıkla ortadan kaldıracak etkin önlemlerin alındığını da pek göremiyoruz...

Bu akılcılığın ve kararlılığın gösterilmesinde yeteri kadar dinamik davranılmadığını sıkça seslendirmekte ve hatta radikal söylemlerden kaçınmayarak o tavuğu öldürebileceğimizin uyarısını da yeri geldikçe yapmaktayız...

Geçen Cuma gecesi Kıbrıs Türk Otelciler Birliği’nin yöneticileriyle bir araya geldiğimizde onlardan medya mensupları olarak, sitem ve eleştirilerimizin şiddetini daha bir artırmamız gerektiğini telkin eden üzücü bilgiler aldık…

Otellerimizin konaklama sayısında 2015’ten bu yana belirginleşen bir azalma var… Otelcilik sektörümüzün ulusal ekonomimize yaptığı katma değer düşmekte, dahası işçi azaltmasına da gidilmektedir.

                                                               *             *             *

Turizm sektörü öylesine avantajlı bir alan ki, her dört turist bir istihdam anlamına gelmektedir. Bu denkleme göre, turist sayısı arttıkça işsiz sayımız da azalmaktadır… Ya da diğer bir deyişle, turist sayısı düştükçe, işsizlik de büyümektedir… 

Turistlere ülkemizde konaklama olanağı sağlayan 21,655 yatak kapasiteli otelcilik sektörümüzün temsilcilerinin dediklerinden anladığımız şu: Siyasal ambargonun kapsamında olmayan konularda bile basiretsizliklerimiz söz konusudur...

Türkiye’de her yıl iç turizmi hareketlendiren 10 milyonluk bir potansiyel var. Şurası bir gerçek ki, döviz bunalımı bu potansiyeli daha bir artıracak, iç turizme yönelişi yoğunlaştıracak… 2017’nin verdiği sinyal budur. Ama bu milyonları uzmanca bir tanıtım kampanyasıyla etkileyip 500 bin turisti bile Türkiye’nin iç turizminin kapsamında olan Kuzey Kıbrıs’a getiremiyoruz. Nerede kaldı üçüncü ülke turistleri!..

Otelcilerimiz, 40 yılda 38 turizm bakanı değiştiren hükümetlerimizi tanıtım konusunda aktif bulmuyorlar. 2 ay bile görevde kalamayan turizm bakanlarının olduğu bir ülkede ideal turizm politikası nasıl uygulanabilir ki?

Turizmin önemini kavrayan bir turizm anlayışı ve politikası göremediklerinden yakınan otelcilerimiz kumarhanelerden her yıl toplanan 20 milyon Euro’yu aşkın imtiyaz vergisinin ancak 1 milyon Euro’sunun tanıtımda kullanıldığına vurgu yaparak, otel işletmelerinin tanıtıma harcadığı paranın bunun 5 veya 6 katı olduğunu açıkladılar…

Tanıtımda kendi yağlarıyla kendi ciğerlerini kavurma durumunda bırakılan otelcilerimiz, başta kültür mirasları ve inanç turizmi olmak üzere muhteşem ürünlere sahip olan ülkemizin bu ürünlerini tanıtıp pazarlayamamasının hüsranı içinde…

                                                                              *             *             *

Oda başına 1.22 personel çalıştırarak ve malzemelerini iç piyasadan sağlayarak ülkeye istihdam ve üretim konusunda da büyük katkı yapan otelcilerimizin tek yakınma konusu tabii ki turistte albeni yaratacak o tanıtım yetersizliği değildir. İşletme giderlerini artıran duyarsızlıkların da kronikleşerek sürdüğünü anlatıyorlar bize…

Kamuoyunun dikkati bazı otellerin elektrik borcuna yönelirken, otelciler de enerji tüketiminde turistik tesislere sağlanması gereken kolaylıklardan kaçınıldığına parmak basıyorlar. Su dağıtımı konusunda ise belediyelerin otelleri “yolunacak kaz” olarak gördüklerinden yakınıyorlar. Bu konularda onlardan şu açıklamaları dinliyoruz:

“2011’den bu yana uygulanmakta olan elektriğe katkı bedelinin artık güncellenmesi gerekir. 2011’de elektrik KWS 30 kuruş iken 10 kuruş katkı verilmekteydi. Bugün elektrik KWS 54 kuruştur. Ama verilen katkı hâlâ 10 kuruş. Bu şu demektir: 2011’de elektriğe uygulanan katkı yüzde 33 dolayında iken, bu rakam şimdi yüzde 18.5’e düştü. Bunun yüzde 30 olarak sabitlenmesi gerekir. Türkiye’den gelen suyun otellere dağıtımında ise 4 TL’lik bir sabitlemenin beklentisindeyiz. ‘Çok tüketenden çok ücret al’ mantığının değil, katma değer yaratan bir işletme olarak çok tüketenin az ödeyeceği gibi bir mantığın yerleşmesini dileriz.”

Otelciler devletten diğer beklentilerini ise şöyle sıraladılar:

1. Turizmin önemli bileşeni olan iç ulaşım ülkede ciddi bir soruna dönüştü. Alt yapı artık ülke trafiğini kaldıramıyor. Özellikle Lapta – Girne ve Çatalköy – Girne çift yolların bir an önce yapılmasını bekleriz. İhaleye çıkılmasına karşın henüz yatırım başlamadı.

2. Var olan uçuş desteği uygulaması geliştirilerek tabana yayılmalı. Kara turist girişleri de destek kapsamına alınmalı, Larnaka Havalanı’ndan gelip de bizim ülkemizi ziyaret eden turistlere, kendi limanlarımızdan giren turistlere uygulanan prosedür esirgenmemeli.

3. THY ve diğer havayolu firmalarının var olan pazarlara alternatif pazarlar yaratmalarını bekleriz. Bu konuda güçlü girişimler yapılırsa Birleşik Krallık, Almanya, İskandinav Ülkeleri, İran ve Azerbaycan gibi pazarlara daha büyük umutlar bağlayabiliriz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.