KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

22.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Pazar çeşitlemesi…

Yeni Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Portekizli Ontonio Guterres göreve başlar başlamaz kucağında Kıbrıs sorununu buldu. Muhterem zatın konunun henüz çok yabancısı olduğunu Cenevre zirvesindeki tavırlarından, televizyon ekranlarından akan o görüntüler sırasında izledik. Selefi Ban Ki-Moon’dan devraldığı Kıbrıs özel danışmanı Estephan Eide sık sık kulağına eğilerek ona aydınlatıcı fısıldamalarda bulunmaktaydı. Her fısıldamada yeni bir şey öğrenmiş olmanın memnuniyet ve hatta hayret ifadesi belirmekteydi muhteremin yüzünde…
Kıbrıs sorunu 1960’dan bu yana 8 BM Genel Sekreteri eskitti. Bakalım dokuzuncusu şimdi bu sofistike ve kronik sorunun üstesinden gelebilecek mi…
Kıbrıs sorunuyla ilgilenmek zorunda kalan bazı genel sekreterler bu süreçte adlarını unuttururcasına hiç iz bırakmadan gelip geçtiler. Bazıları ise etkin girişimleri ve çözüm projeleriyle belleklerde yer ettiler…
1960' dan bu yana göreve gelen BM Genel Sekreterleri listesini anımsamakta yarar var:
Sithu U Thant (Burma,1961 -  1972)
Kurt Waldheim (Avusturya,  1972 – 1981)
Javier Pérez de Cuéllar (Peru, 1982 – 1991)
Butros Butros Gali (Mısır, 1992 – 1996)
Kofi Annan (Ghana, 1997– 2006)
Louise Fréchette (BM Asamble Üyesi, 1998 - 2006)
Mark Malloch Brown (Birleşik Krallık, 2006  - 2007)
Ban Ki - Moon (Güney Kore, 2007 -  2017)
Antonio Guterres (Portekiz, 2017……)
                                                                              *             *             *
DİZİLER VE KIBRIS:  Millet, Türkiye televizyon kanallarındaki dizilere kilitlendi. “Vatanım Sensin” dizisine bunca yoğun ilgi gösterilir ve Anadolu’daki Yunan yayılmacılığı izlenirken, Kıbrıs’taki yeni Yunan yayılma hevesleri de ıskalanmamalı…

“Son Destan” adlı dizinin konusu da çağrışımlarla yüklü… Üsküp göçmeni bir ailenin Türkiye ortamında başına gelenler anlatılmaktadır bu dizide… Osmanlı mirası Türk topluluklarının Girit’den, Rodos’tan, Trakya’dan, Balkanlar’dan soykırımcı baskı ve saldırılarla nasıl Türkiye’ye sürüldükleri irdelenirken, Kıbrıs’taki Türk halkının da misak-ı milli dışındaki son etnik toplum olduğu ve üzerinde sinsi hesaplar yapıldığı unutulmamalı…    Ha bir de “Bodrum Masalı” adlı dizi var ki, o da gittikçe fenomenleşmektedir… Mecnun misali âşık saf Türk delikanlı, gözü kara mafya babasının kızını kan revan içinde Bodrum'dan bir Yunan adasına kaçırıyor. Ama çektiği o kadar sıkıntıya ve yediği tonla dayağa rağmen kendisine yar olmayan kızı o adada Yunan genci Yanni'ye kaptırıp süklüm püklüm ve tek başına geriye dönüyor. "Bodrum Masalı" dizisinin bu son bölüm öyküsü, nedense bende ironik bir "Kıbrıs masalı" etkisi yarattı!…

Bu akşam dizinin yeni bölümü var… Şahsen merakla beklemekteyim… Bakalım bizim ağlayarak geri Bodruma’a dönen saf delikanlı o fırlama kızı Yanni’nin elinden alabilecek mi!..
                                                                              *             *             *
OKUMUYORUZ: Işık Kitapevi sahibi Nahide Merlen'den üzücü ve düşündürücü açıklama: "Eğer en çok sattığımız kitapların ilk 10'una 70 - 80 adet kitaplar giriyorsa, bu hâlâ yürüyecek çok yolumuz olduğunu gösteriyor. Hem yazarlar, hem okurlar, hem de bizim kitapevleri için."

Bir süre önce konuştuğum Galeri Kültür Kitapevi'nin sahiplerinden Eda Yektaoğlu da kitap satışları konusundaki yakınmasını seslendirmişti bana... En çok satan kitap listelerine kitapların oldukça düşük satışlarla girdiğini ve sıralamada aralarında sadece birkaç adetlik satış farkı olduğunu söylüyor o da...

Okuyan bir toplum değiliz maalesef... Üstelik bir üniversiteler ülkesiyiz... Üniversite öğrencilerinin kitap stantları önünde yoğunlaştıklarını ve sıraya girdiklerini acaba ne zaman görebileceğiz bu ülkede?
                                                                              *             *             *
GÜNEY'DE CİDDİ DURUMLAR: Rum basını dikkatli izlenmeli.  Rum gazeteleri Rum Cumhurbaşkanı Nikos Anastasiadis'in Kıbrıs sorunundaki çözüm çabalarına radikal tepkiler başladığının sinyallerini vermektedir. Rum liderin, idari ehliyetten yoksun olduğu gerekçesiyle bazı hukukçular tarafından yetkilerinin elinden alınması adına Anayasa Mahkemesi'ne başvurulacağı öne sürüldü... Dahası Anastasiadis'e karşı Rum Milli Muhafız Ordusu içinden bir ihtilal hareketinin başlatılabileceğini bazı belirtilere dikkati çekerek öne sürenler de var. Fanatik karşıtları, Anastasiadis’i Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yıkmaya çalışmakla suçluyorlar.

Radikal Rum gruplarının olası bir çözümde Türklerle ortak bir devleti ve yaşamı paylaşmaya hiçbir şekilde yanaşmayacakları Güney Kıbrıs'taki bu ciddi gelişmelerden bizim almamız gereken mesajdır. Kıbrıs sorununun çözümünde etkin güvence, yaşamsal önemini korumaktadır.
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.