HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

26.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Pazar sohbeti: Mihriban ve Evita…

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in güzelliği dillere destan eşi Mihriban Aliyev’i Cumhurbaşkanlığı Birinci Danışmanlığına ataması, geride bıraktığımız haftanın uluslararası alanda yankı yaratan olayıydı. Çoğu kişi “ne olacak; işte şark kafası” şeklinde yorumlar da yaptı…

Mihriban Aliyev’in aslında “şark kafalı bir kadın” olmadığına vurgu yapmadan önce, bu tür siyasal atamaların sadece Doğu kültüründe görülmediğini anımsatmak isterim. İşte demokrasinin beşiği gösterilen Amerika’da da Cumhurbaşkanı Donald Trump Musevi kökenli damadını önemli bir danışmanlığa getirdi…

Ekselansları İlham Bey, ilhamını Trump’tan almış olabilir mi?!

İlham ondan alınsın ya da alınmasın… Hiç kimse Trump’ı “şark kafalı” diye eleştirmiyor. Ne damadını kendine danışman ataması olayında, ne de diğer çarpık uygulamalarında böylesi bir ithama layık görülmüyor Trump…

Amerika’da şimdi beklenen nedir? Sayın damadın atandığı görevde ne denli başarılı olabileceğidir. Hele damat görevinde başarılı olamasın, Beyaz Saray tefe konulacak…

Bizim ülkemizden bir örnek mi istersiniz?  İşte Lider Rauf Denktaş’ın oğlu Raif Denktaş’ı danışmanları

arasına katması olayı.

Peki Raif Denktaş’ın o görevde başarısız olduğunu kim iddia edebilir ki? Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek gerekirse Raif Denktaş danışmanlık görevini toplum önünde dört dörtlük yerine getirmeyi başarmış bir kimlikti… 

                                                               *             *             *

Mihriban Aliyev’in aydın kişiliğine baktığımda, bu bakış bende efsanevi Maria Eva Duarte de Peron çağrışımı yapar. Mihriban ile Eva Peron arasındaki benzerlikleri net biçimde görürüm.

7 Mayıs 1919 – 26 Temmuz 1952 yılları arasında yaşayan María Eva Duarte de Peron Arjantin Cumurbaşkanı Juan Domingo Peron’un ikinci eşidir. Arjantin halkının çok sevdiği Eva Peron, İspanyol dilinde "Küçük Eva" anlamına gelen “Evita” lakabıyla bilinirdi.

Arjantin’in Los Toldos kentinde, beş çocuklu yoksul bir ailenin en küçük kızı olarak dünyaya gelmişti. Babasını yedi yaşındayken kaybetti. 14 yaşında aktris olmak için Buenos Aires’e gitti. Orada bir süre işsiz ve parasız kaldıktan sonra radyolarda çalışmaya başladı.

Radyoda sesli şovlar yaparak ve tiyatroda küçük rollerde oynayarak hayatını sürdüren Evita, 1944’de Juan Domingo Peron ile tanışır. O günlerde genç bir albay olan Juan Peron, 1943’de ülke yönetiminde önemli bir görev üstlenir. Aynı yıl askeri darbede rol oynayarak siyasete girer. “Çalışma Bakanı” olarak hükümete katılır ve “emekçi babası” unvanını alır. Bir ara tutuklansa da, eşi Eva Peron ve arkadaşlarının işçileri yanlarına alarak başlattıkları grevler sonucunda serbest bırakılır. Eva ile evlenen Peron 1946’da Başbakan olur...  İki kez seçimle Başbakanlığa geldikten sonra arka arkaya gelen darbelerle devrilir. 1974’de bir kez daha seçimle başa gelir. 

Evita, kocası Peron’un diktatörlüğü döneminde kadın hakları için çalıştı.  Siyasette aktif yer almamasına karşın, her zaman siyasetle ve halkla iç içe oldu. İşçi sendikalarının örgütlenmesinde önemli rol üstlendi. 1947’de kadınlara oy verme hakkını sağladı. Yoksul halka yiyecek, para ve ilaç yardımında bulundu. Çocuklar için de yardım kampanyaları düzenledi.

Halkın bir numaralı sevgilisine dönüşen Evita Peron, 26 Temmuz 1952’de 33 yaşında kanserden öldüğünde bir efsaneydi. Peron'un iktidardan düşmesinden sonra gömüldüğü yerden çıkartılan cesedi 16 yıl saklandıktan sonra önce eşinin yanına, sonra da aile mezarlığına defnedildi. Yaşamını anlatan "Evita Müzikali” yıllar sonra sahnelendi. Madonna bu müzikalin sinema uyarlamasında rol aldı. O eserin en önemli parçası “Don’t Cry For Me Argentina”dır. (Benim İçin Ağlama Arjantin)

                                                                              *             *             *

Gelelim Mihriban Aliyev’in kimliğine…

O, ülkesindeki tüm kadınları etkisi altına alan bir karizma. Mikrofon önüne geçip, ya da ekranlara çıkıp konuşmaya durduğunda milyonları etkiliyor. Azeri kadınların çoğu onu idol olarak özümsemiş ve ona benzemeye çalışmakta. Azeri erkekler de eşlerinin birer “Mihriban” olması için çaba harcamakta.

Azerbaycan’ın saygın, aydın, zengin ve ileri gelen bir ailesine mensup olan Mihriban, “Azerbaycan Kültür Dostları Derneği”ni kuran bir kültür sevdalısı. Kayınpederinin adını taşıyan “Haydar Aliyev Vakfı”nın Mütevelli Heyeti Başkanı. Halk tarafından yüksek oyla seçilen bir parlamento üyesi.

Birkaç yabancı dili ana dili gibi konuşan Mihriban Aliyev, UNESCO ve IESCO gibi uluslararası örgütlerin iyi niyet elçisidir… Azerbaycan’ın övünç kaynaklarından “Bakü Sanat Müzesi”nin de kurucusudur.

Şimdi sorum şu: Cumhurbaşkanının eşi olması bu aydın ve karizmatik güzel kadının atandığı görevde başarılı olmasını engeller mi?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.