Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

05.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Pazar sohbeti: Osmanlı Devleti'nin dağılması…

Osmanlı İmparatorluğundaki gerçek fiili çözülme sözde kiraladıkları gerekçesiyle İngilizlerin Kıbrıs’a çıktığı yıllarda başlar…
1877 – 1878 Osmanlı Rus Savaşı’nın arkasından 1884’de yapılan Berlin Antlaşması'ndan sonra oldukça zayıflamış olan Osmanlı Devleti’nden dağılma sinyalleri gelmektedir. Balkanlarda yaşayan ulusların bağımsızlıklarını kazanmaya başlamaları ve ardından Rusya ile yapılan savaş sonucunda imzalanan antlaşmalarla Osmanlı Devleti artık çok gerilerde bıraktığı o görkemli devirlerini aramaktaydı.
Rusya'nın Akdeniz'e açılması ihtimalini öne süren İngilizler İmparatorluğun zayıflamasından yararlanarak Kıbrıs'ı işgal etmişlerdir. Osmanlı Devleti toprak mülkiyeti kendisinde kalmak koşuşuyla adayı “geçici olarak” İngiltere'ye devreder. Başlangıçta İngiltere’den bir miktar kira da alır…
Fransa ise, Cezayir'e yerleştikten sonra gözünü Tunus'a dikmişti. Berlin Konferansı’nda aradığı fırsatı ele geçiren Fransa, Tunus'u işgal eder. Osmanlı Devleti’nin protestosu hiçbir sonuç vermez. Güç dengeleri artık değişmektedir…
Fransızların Tunus'u işgal etmeleri üzerine İngilizler de harekete geçer. 1869 yılında Süveyş Kanalı’nın açılması Mısır'ın Jeopolitik konumunu artırmıştı. Bu durum Mısır üzerindeki İngiliz ve Fransız rekabetini hızlandırır… Mısır Hıdivi İsmail Paşa zaten Mısır'ı iyi yönetemiyordu. Gittikçe büyüyen ekonomik sorunlar halkın Avrupalı tüccarların iş yerlerine akın etmesine yol açıyordu. Bu gelişmeleri bahane eden İngiltere 1882’de Mısır'ı işgal eder.
Öte yandan Yunanistan'ın bağımsızlık kazanmasından sonra Giritli Rumlar Yunanistan'a bağlanma kampanyasına girişir. Osmanlı Devleti, şiddeti de içeren bu kampanyayı kabul etmez. Girit’de çıkan isyan bastırılır. Yunanistan'ın Girit'e asker çıkarması üzerine Osmanlı Devleti Yunanistan'a savaş açar. 1897’de Teselya bölgesinde yapılan savaşta, Gazi Ethem Paşa komutasındaki Osmanlı Kuvvetleri Yunanlıları bozguna uğratır.
Avrupalı devletlerin baskıcı yöntemlerle araya girmesiyle bir antlaşma imzalanır. Bu antlaşma ile Girit'e muhtariyet verilir. Ne var ki, Yunanistan’ın oluşturduğu çeteler Türk nüfusa rahatlık vermez. Ardı arkası kesilmeyen saldırılarla Türklerin nüfustaki ve yönetimdeki gücü sıfırlanır… 1908’de askeri bir çıkarmayla Yunanistan adayı yeniden işgal eder. Balkan Savaşlarından sonra Girit tümüyle Osmanlı’nın elinden çıkar...
Öte yandan Bosna-Hersek'in idaresi Berlin Antlaşmasıyla geçici olarak Avusturya'ya verilmişti. Sultan İkinci Abdülhamid'in İkinci Meşrutiyet’i ilan etmesinden sonra yaşanan karışıklıklar sonunda Avusturya bu bölgeyi resmen topraklarına katar. Osmanlı Devleti 1908’de Yeni Pazar Sancağı’nın kendisinde kalması koşuluyla  bunu kabul etmek zorunda bırakılır.
Berlin Antlaşmasıyla üç bölgeye ayrılan Bulgaristan bir Prenslik haline gelmiş, Doğu Rumeli ve Makedonya ise yönetimlerinde ıslahat yapılması koşuluyla Osmanlı Devleti’nde kalmıştı.
1885'de Doğu Rumeli'de isyanlar başlatılır. Bulgaristan Doğu Rumeli’yi kendine bağladığını ilan eder. 2’nci Meşrutiyet'in ilanından sonra Bulgaristan bağımsızlığına kavuşur. 1908’de Doğu Rumeli'yi de içine alan bir Bulgaristan Krallığı kurulur.
Osmanlı Devleti’nin Birinci Dünya Savaşı’na Almanya safında katılması ise o koskoca imparatorluğun tabutuna çakılan son çivi olacaktır…
 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.