HUNKAR SAG GIYDIRME
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

12.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Pazar sohbeti: Padişah ve inanç…

Pazar sohbetimizin konusu, Osmanlı’da inancın ne kadar güçlü olduğuna dairdir. İnancın gücünü anlatabilme adına, özne olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun en şiddetli Padişah’ı seçilmiş: Yavuz Sultan Selim… Halifeliği de Osmanlı padişahlarının uhdesine getiren Han…

                                                                              *             *             *

İşte onun zamanında, yoksul bir adam borçlarını ödeyemeyince zora düşer ve bir sabah soluğu Yavuz Sultan Selim han’ın huzurunda alır… Sultana der ki adam:

“Sultanım, bana bir kese altın verecekmişsiniz.”

Selim Han, adamı tepeden tırnağa şöyle bir süzdükten sonra; “Vereyim vermesine de bir neden söyleyebilecek misin bana” der.

Yoksul adam nedenini şöyle açıklar

”Ben, 63 yaşında, İstanbul eşrafından Mehmet. Bir zamanlar çok zengindim sultanım. Lâkin başıma gelen bir musibet sonucu malımı, mülkümü ve daha neyim varsa hepsini kaybettim. Ne ettimse kurtulamıyorum borç batağından. Dün gece herkesin yattığı o mukaddes teheccüd saatinde kalktım, iki rekât namaz kıldım, sonra koydum alnımı secdeye; ‘Ya Rabbi, beni eşime, çocuklarıma ve dostlarıma mahcup etme. Derdi veren de sensin, dermanı veren de’ dedim ve yattım. Rüyama Resûlullâh Efendimiz sallâllahu aleyhi ve sellem geldi, dedi ki: ‘Ey Mehmet, niye hüzünlenirsin evlâdım? Yarın ilk işin, saraya git, Selim’ime selam söyle, sana bir kese altın versin. Eğer Selim’im nedenini sorarsa, her gece okuduğu, benim ruhuma hediye ettiği 100 salâvatı dün gece okumayı unuttuğunu söyle ona… Okumadığı salâvatlar hürmetine seni mutlu etsin Selim’im’ dedi.”

                                                                              *             *             *

Adam bunları der demez, Selim Han hemen bir kese altın çıkartıp vermiş adama… Ve demiş ki:

“Ne olur, tekrar söyle! Ne dedi Habîbullah?”

Mehmet tekrarlamış:

“Selim’ime selâm söyle, sana bir kese altın versin, her gece okuduğu 100 salâvatı dün gece okumayı unuttu, okumadığı salâvatlar hürmetine seni mutlu etsin.”

Padişah çıkartıp adama bir kese daha vermiş. Ama durmamış Yavuz Selim:

“Söyle, ne olur, ne dedi Resûlullâh sallallâhu aleyhi vesellem?

Mehmet tekrar etmiş:

“Selim’ime selâm söyle…” diyerek tekrardan söylemiş Resûlullâh sallâllahu aleyhi vesellemin rüyasında söylediklerini.

Çıkarıp bir kese altın daha vermiş, ama durmamış Yavuz Selim:

“Ne olur bi daha söyleeee, ne dedi Muhammed Mustafa sallâllâhu aleyhi ve sellem?”

Adam tekrar etmiş yine... Yavuz Selim bir kese altın daha vermiş.

Her kesede 100 altın var. Tam on yedi kese altın ederince tekrarlatmış o sözleri Padişah... Yoksul Mehmet’in kucağında 1700 altın birikmiş... Bu bir servet… Adam artık yoksul değil, zengin… Ama Yavuz Selim Han kendini kaybetmişçesine durmuyor, yine soruyor:

“Ne olur söyle, ne dedi Kâinatın efendisi?

Selim Han’ın nedîmi Hasancan durumu fark etmiş ve demiş ki:

“Sultanım, Mehmet amca getirdiği haber vesilesiyle mutlu oldu. Aldığınız haberle siz de mutlu oldunuz. İsterseniz Mehmet amcayı gönderelim, başı sıkıştığında tekrar gelsin, ne dersiniz?”

Padişah “Tamam” demiş… “Uğurla onu…”

                                                                              *             *             *

Hasancan adamı uğurlayıp döndüğünde Yavuz Sultan Selim’i yerde secde eder vaziyette görür… “Ona bir şey mi oldu?” düşüncesiyle omzuna dokunur… Yavuz Sultan Selim başını kaldırmış ki, gözleri kan çanağı

”Duydun mu Hasancan, Resûlullâh benim için Selim’im’ demiş, duydun mu?.. Duydun mu Hasancan, Habibullâh benim için ‘Selim’im’ demiş, duydun mu?.. Binlerce şükür olsun, bizi bu şerefe nail etti Rabbime Hamd olsun.

Ve devam etmiş Yavuz Selim Han:

“Ey Hasancan, eğer sen o amcayı göndermeseydin, değil malımı mülkümü, tâcımı, tahtımı, sarayımı Resûlullâh’ın bana Selim’im’ demesine feda edecektim.”

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.