Cyprus Today sol
  • 18 Mart 2018, Pazar 10:05
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Raif Denktaş’ı gördüm rüyamda…

Gözyaşları içinde karanlıkta uyandığımda bileğimdeki saatin fosforlu ekranına baktım. Sabahın üç buçuğuydu. Gözlerimden dökülen yaşın yanı sıra kan ter içinde kalmıştım… Hayırlara vesile ola; Raif Denktaş’ı görmüştüm rüyamda… Bir anlamı, bir münasebeti olmalıydı bunun… Çünkü rüyama giren Raif çok etkileyici çok uyarıcı ve çok sitemkâr tavırlar içindeydi…  Rüyamdan ağlayarak uyanmam da o yüzdendi…
   Birkaç gün önce Lefkoşa Mezarlığı’nda bir cenaze törenine katılmıştım. Arabamı kuytu bir köşeye park ederek camiye doğru ilerlerken Raif’in mezarı önünde durdum ve aziz ruhuna fatiha okudum… Cenaze yerine ulaşıncaya dek de hızlı yaşayıp genç yaşta yaşama veda eden rahmetliyi düşündüm…
   Mezarlık içindeki yürüyüşümde onun 70’lerin rüzgârıyla “Sıla 4’lü”de yaptığı otantik rock şarkıları kulaklarımda çınladı…
   “Ağaçlar Kalem Olsa”, “Ararım Sorarım Sen”, “Ayrılık”, “Çıktım Beşparmak Dağı’na”, “Gargolam Dört Köşeli”, “Gave İçtim Telveli”, “Gelmedin”, “Gönül Seni”, “Kara Değil mi?”, “Köprüden Geçemedim”, “Ölüm Allahın Emri”, “Yine Seni İsterim Ben”, “Zeytinden Aşı mısın”
   Bilinç altımdaki bu taze olay nedeniyle mi rüyama girmişti Raif?..
   *          *             *
   Yaşamım boyunca tanıdığım en etkileyici kimliklerden biri olan Raif Denktaş’la son derece yakınlaştığım dönemler olmuştu. ODTÜ’deki öğrencilik günlerinde birkaç kez onunla Ankara’da buluşmamız da oldu. Kâh Kızılay’daki bir restoranda, kah Çankaya’daki evinde. Kızılay’ın kaldırımlarını ya da Çankaya’nın yokuşunu arşınlarken boyuna konuşur, tasarılarını seslendirirdi… Hiç benimsememişti Ankara’yı… En erken zamanda Kıbrıs’a dönmek ve halkı arasına karışıp bir şeyler yapmak istiyordu…
   Adaya dönüşünde çıkardığı haftalık “Zaman” gazetesinde onunla işbirliği yaptığım günler yakınlaşmamızın doruğa çıktığı dönemdi. Henüz UBP’den ayrılmamış, insancıl düşüncelerini siyaset ortamına taşıyacak Sosyal Demokrat Parti’yi de kurmamıştı…
   Raif ilk başlarda Girne Caddesi üzerindeki Kanerler İşhanı’nın üst katında kiraladığı bir büroda yürütüyordu “Zaman”ın yazı işlerini. Büronun bir anahtarını da bana vermişti. “Bozkurt” gazetesindeki işlerimi tamamladıktan sonra gece ya da gündüz bu büroya geçer ve ona ait “Alpina” marka daktiloda yazdığım yazıları, yorumlu güncel haberleri onun masasına bırakırdım.
   *          *             *
   Onun rüyama giren hali işte o döneme dairdi… Atatürk Meydanı’nda önümde çakılırcasına duran simsiyah bir arabanın içinden yere atladı Raif… Öfkeliydi… İtham eden işaret parmağını bana yönelterek “ihmal ettin, yazılarını yazmadın” dedi. Ona “ama seni kaç gündür göremedim, bıraktığım son yazıları da yayımlamadın, seninle mutlaka konuşmalıyım, buna ihtiyacım var” dediğimde “Kitabımı yazmakla meşguldüm. İşte sana da bir adet” yanıtını verdi.
   İç sayfasına her zamanki aceleciliğiyle bir şeyler yazdığı siyah kaplı okkalı kitabını siyah arabanın kaputu üzerine bıraktı. Neden elime vermemişti kitabını? Bana yaklaşmak istemediğinden mi?.. Ben ısrarla yineledim “Raif seninle mutlaka konuşmak ihtiyacındayım…” O böyle bir ihtiyacı duymadığını yansıtan tavrıyla Mahkemeler Önü’ne doğru yürürken elini kolunu havada sallayarak yüksek sesle konuşuyordu: “Görevini yapmadın, hiçbiriniz görevinizi yapmıyorsunuz. Hiçbiriniz… Geri döndüğümde hiçbirinizi buralarda görmek istemem…”
   Raif, uzun saçları Lefkoşa rüzgârında bir kızıl yele gibi savrularak hızlı ve dinamik yürürken sağdan soldan çıkagelen ve ona yaklaşmaya çalışan insanlarla temastan kaçınıyor, hepsine el sallayarak “görevinizi yapınız, görevinizi” diye söyleniyordu. Besbelli kendine yaklaşmak isteyenlere de kırgındı…
   Raif, yolun iki yanında gittikçe yoğunlaşan kalabalığın tezahüratı arasında uzaklaşırken adıma imzaladığı kara kaplı kitabı siyah arabanın kaputu üzerinden aldım. Sitemli duygularını yeşil mürekkeple kitabın iç sayfasına da yazmıştı. Kitabının içeriğini okumak üzere sayfaları çevirmeye başladığımda ise gözyaşları ve kan ter içinde uyandım.
   Acaba yeniden bir rüyada Raif’le buluşa bilir miyim?... Kara kaplı kitabının tüm içeriğini de okuyabileceğim uzun bir rüyada…

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek