KTV
  • 24 Nisan 2017, Pazartesi 9:05
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Şiddet tarihinin içinde yaşıyoruz…

Geçen hafta arka arkaya gerçekleşen iki kadın cinayeti getirdikleri şokla birlikte toplumda büyük tepki yarattı. Bizim gazetemiz dahil, medya organlarımızda yer alan yorumlarda kadın cinayetlerinin tüm dünyada yaygın olduğuna vurgu yapılmış, ancak bizi öncelikle kendi huzurumuzun ve asayişimizin ilgilendirdiğinin ve bu gibi ürpertici suçlardan ülkemizin mutlaka arındırılması gerektiğinin altı çizilmişti.
Suçla mücadelede ve suçların engellenmesinde çok daha duyarlı önlemlerin alınmasına dair gerçekçi görüşler ve tavsiyeler de seslendirilmiştir. Tüm bu toplumcu ve yurtsever yorumları, görüşleri ve akılcı tavsiyeleri yürekten bir katılımcılıkla desteklerim. Zaten benim de o bağlamda okurlarımla paylaştığım görüşlerim olmuştur. 
Ama tartışmalar sırasında dikkati çeken bazı nüanslar da gözlemlendi. Gerek o cinayetlere, gerekse şiddeti

barındıran kimi suçlara siyaset, ideoloji ve ayrımcılık gözlüğüyle bakanlar da oldu. Tüm bu olayları “1974 sonrasının ülkemize getirdiği şiddet fırtınası” imiş gibi algılamak, yargılamak ve öz Kıbrıslıları bu fırtınanın savunmasız mağdurları gibi gösterip adli sorumluluğun tümünü dışarıdan gelenlere yıkmak pek de gerçekçi değildir.  Neden derseniz, sadece bu ana temadan yola çıkarsak suç fırtınasına karşı tam sağlıklı önlemler alamayız… Çünkü ortadaki nice yeni ve eski örnek, bu konuda öz Kıbrıslıların sicilinin de pek parlak olmadığını göstermektedir.
Polis kökenli araştırmacı yazarımız Altay Sayıl’ın “Kıbrıs Polis Tarihi”ne ve "Kıbrıs'ta Kadın Cinayetleri"ne ilişkin kriminal kitapları 1974'ten öncesine dair cinai suç tablosuna belgesel bir ışık tutmaktadır. Siyasal ve toplumlararası sürtüşmelerden kaynaklanan şiddet olaylarının yanı sıra, bireysel ciddi suçlar da Kıbrıs’ta bir şiddet tarihinin sarmalında yaşadığımızın kanıtıdır.  İngiliz koloni yönetiminin idam sehpasına gönderdiklerinin çoğu da kadın katili idi...

Geçen hafta ülkemiz o kadın cinayetleriyle sarsılır ve sosyal medya üzerinden de yığınla yorum yapılırken sevgili Altay Sayıl’ın polis arşivlerinden yararlanarak yazdığı o kitapları “tam zamanıdır” deyip bir kez daha gözden geçirdim. Şimdi bazı notlarımı burada paylaşmak isterim.
Kıbrıs’ta kanın da bulaştığı siyasi sürtüşmelerin henüz başlamadığı 1901 – 1930 yılları arasında çoğunlukla kurbanın kadın olduğu ve faillerinin darağacına gönderildiği tam 432 cinayet işlenmiştir. En fazla cinayete yüzde 32 ile Lefkoşa kazası, en az cinayete ise yüzde 8 ile Girne kazası tanık olmuştur. Saldırganların genele yakını bu cinayetlerde ateşli silah değil, kesici ve delici alet, yani bıçak kullanmıştır.
Bu tür cinayetler artık öylesine yaygınlaşır ki, 1924 yılında Kıbrıs Askeri Polis Başkomutanı Albay A. E. Galahar’ın önerisiyle “bıçaklar kanunu” yürürlüğe girer. Üzerinde bıçakla yakalananlar ağır cezalara çarptırılmaya başlanır. Buna karşın cinayetlerin önü alınamaz… O kadar sık idam cezası infaz edilmektedir ki, Altay Sayıl bu konuyu irdeleyebilme adına ilginç belgeler sunmaktadır kitaplarında… Örneğin sıkça tekrarlanan idamlar nedeniyle infaz iplerinin ve diğer malzemenin yıprandığına dair resmi yazışmalardır bunlar. Polis başkomutanı o günlerde İngiliz Valinin müsteşarına yazdığı mektupta, Baf Kazası’ndaki infazlarda kullanılan ipin hafif yıprandığına, ama yine de kullanılabilir durumda olduğuna ilişkin bilgi veriyordu!...
Hiç kuşku yoktur ki, Kıbrıs tarihinin o dönemlerde en büyük yankı getiren iki kadın cinayetinden biri “Arap Halit” namlı esnaf kişi tarafından, öteki ise Dr. Hüseyin Behiç tarafından işlenmiştir. Arap Halit “Gülsün” adlı sevdiği genel ev kadınını bıçaklayarak, Dr. Behiç ise eşi Fatma Hanım’ı uzun namlulu bir silahla ve üç kurşunla vurarak öldürmüştür. Aşk üzerine oldukları için destanlara konu olan ve yıllarca dillerde dolaşan bu cinayetlerin nedeni kıskançlıktı.

Bir aydın ve elit tabaka cinayeti olduğu için Dr. Behiç – Fatma Hanım faciasının adayı sarması çok başka olmuş, o sarsıntı günümüze dek ulaşmıştır. Onuruna düşkün ve eşini kıskançlık düzeyinde seven Dr. Hüseyin Behiç’in bu özelliklerini yumuşak karın olarak seçenler, onu işte o bağlamlarda kışkırtmak için ellerinden geleni yaptılar. Dr. Behiç, iyi eğitim görmüş bir jön Türk olarak aynı zamanda siyasal kimliğin de sahibiydi. Onun lider karakterinden gelen çabalarıyla Kıbrıs Türk halkının aydınlatılmasında oynadığı etkin rol, İngiliz koloni döneminde yıldırımları üzerine çekmesine yetmişti. 10 Mayıs 1924’te, başa çıkamadığı dedikodular yüzünden kendi evinde eşini vurarak öldürmesinin arkasından, hızlı bir yargılama süreciyle, 40 gün sonra idam edilmişti.

Günümüzün araştırmacı yazarları eserlerini üretirken hep toplumlararası sürtüşmelerden, siyasetten ve ideolojiden kaynaklanan şiddetten ve cinayetlerden esinlenmeyi yeğlemektedirler. Kanım odur ki, siyasal nitelikli bu olayların dışındaki suç fırtınasıyla da ilgilenilse ve o konuda da araştırma ürünü kitaplar yazılsa, ülkemizin sosyal ve adli fotoğrafı çok daha gerçekçi biçimde ortaya konulmuş olacaktır. Bu konularda araştırma ürünleri sunulurken, şiddet yelpazesinin tek yönüne odaklanmak yeni nesilleri adamızdaki şiddetin tarihi konusunda yeterince aydınlatmaya yetmez.
Altay Sayıl dostum, yıllar önce, kitaplıklarımıza Kıbrıs’ın ciddi kriminal olaylarına ilişkin iki değerli ve içerikli belgesel eser kazandırdı. Onu kutlarım... Ve şunu dilerim: Adamızdaki şiddetin tarihine eğilen araştırmalar, duyarlı yazarlarımız tarafından onun bıraktığı yerden sürdürülmeli...

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü

ANKET

Yarın seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirdiniz?

    Takımlar O G B M Av P
1 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 5 3 0 2 0 9
2 YENİCAMİ AK 4 2 2 0 4 8
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 5 2 2 1 3 8
4 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 4 2 2 0 3 8
5 BİNATLI YSK 5 2 2 1 2 8
6 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 5 2 2 1 0 8
7 CİHANGİR GSK 4 2 1 1 3 7
8 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 4 2 0 2 0 6
9 LEFKE TSK 4 1 2 1 -1 5
10 OZANKÖY SK 5 1 2 2 -3 5
11 YALOVA SK 4 1 1 2 1 4
12 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 4 0 4 0 0 4
13 BAF ÜLKÜ YURDU 5 1 1 3 -2 4
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 5 1 1 3 -4 4
15 TÜRK OCAĞI LİMASOL 5 1 1 3 -5 4
16 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 4 0 3 1 -1 3

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 22.10.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup