• 10 Temmuz 2017, Pazartesi 8:38
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Sirenler kimin için çalıyor?!..

Ernest Hemingway edebiyat klasiği “Çanlar Kimin İçin Çalıyor?” adlı astronomik okuyucuya sahip, üstelik Gary Cooper’li ve İngrid Bergman’lı o unutulmaz filme de konu olmuş romanında,  İspanya İç Savaşı sırasında tehlike ve kader çanlarının kimler için çaldığını anlatıp sorgulamaktadır… 

Kilise çanları yok bizde… Ve ben bugün burada çanların değil, ama ülkemizdeki ambulans sirenlerinin kimler için çaldığını şöyle bir irdeleyeceğim… Roman boyutunda değil, minik bir köşe yazısının boyutunda…

Çünkü gerçekten de konuyu irdelememizi gerektiren durumlar söz konusudur bu çivisi çıkmış ülkemizde…

*             *             *

Evim Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne yakındır… Bizim ev aynı adı taşıyan ünlü ve işlek caddenin bir yanında, devlet hastanemiz ise öte yanında… Ortaköy’de…

O nedenle hastaneden her çıkan ve hastaneye her dönen ambulansın siren sesleri, günün ve gecenin her saatinde adeta evimizin içinde yankılanır.

Boyuna bu canhıraş siren seslerini dinlemek bir üzüntü ve mutsuzluk nedenidir hiç kuşkusuz…  Çünkü ambulanslar olağan, sıradan ulaşım araçları değillerdir… Mutlaka hasta ve yaralı taşımaktadırlar… Ambulansların taşıdıkları canların kimisi şifaya kavuşuyor, kimisi ölüme… Acı gerçek de işte bu ölümlü olaylar…

“Acaba sirenler kimin için çalıyor şu anda?” sorusu, her ambulans çığlığında kafama takılan meraktır… Çoğu zaman ertesi günün gazetelerinde üzücü olaylar ve hatta ölümler bağlamında servis edilen haberler ve fotoğraflar o sorunun hüzünlendirici yanıtı oluyor…

“Gazete” dedikten sonra sözü asıl değinmek istediğim konuya getireceğim.  “KIBRIS” gazetesinin geçen Çarşamba günkü sayısında Mehmet Kara arkadaşımızın hazırladığı “112: Ölüm ile Yaşam Arasında” başlıklı röportaj vardı… Eminim çoğunuz o röportajı okumuş ve hatta okurken üzülmüştür de…

Mehmet Kara röportajının ön sayfa spotunda bakınız nasıl özetlemiş gözlemlerini:

“Her türlü kazadan, kalp krizine kadar tüm insani çağrıya yetişen ‘112 Hızır Servis’e günde en az 2 bin çağrı geliyor. Ancak bunların yarısı asılsız. İnsan hayatı için var olan ‘112’ hattını arayıp bir gecede 200 kez meşgul eden de var, yemek siparişi veren de…”

Dahasını ekleyim: Oradaki kadın görevlilere evlenme ve birlikte çıkma önerisi yapanlar, sohbete kalkışanlar, yemek tarifi isteyenler, nöbetçi eczane soranlar da var…

*             *             *

İşte insancıl ve uygar değerlerin dangalaklar tarafından bizim ülkemizde hangi seviyelere kadar çekildiğini gösteren olaylardan biri daha…  İnsan hayatını kurtarma adına oluşturulan ve ölümle yaşam arasında gün 24 saat acil servis olarak hizmet veren bir birimle âlem yapmaya girişmek, gırgırına telefonlar açarak hem o servisi boşu boşuna meşgul etmek ve hem de ambulansları yalan adreslere koşturtmak nasıl bir hayvanlıktır?..

Hayvanları da aşağılamış olmayalım, hayvanlar bile yapmazlar böylesi ahlâksızlıkları…

Çok olasıdır ki,112 kodlu telefonun meccanen gırgırına meşgul edildiği ya da ambulansın verilen yalan adresle meşgul olduğu sırada bazı insanlarımız ya bir kaza, ya da bir hastalık nedeniyle ölüm – kalım çizgisindedirler ve yardıma ulaşma çabasındadırlar. Telefonda gırgırına âlem yapanlar işte onların yaşamıyla sorumsuzca oynamaktadırlar. Ve hatta cinayete teşebbüs etmektedirler…

*             *             *            

Eminim bu tür ahlâksızca laubaliliklerin cezası başka ülkelerde çok ağırdır. Ya bizde? Caydırıcı ne gibi cezalar vardır sahi bizde?.. Yok!. Yaşamlarımızın emanet edildiği 212 Acil Servis’in yasası bile yok…

Günümüzün iletişim teknolojisi telefonlarda bu tür lâubalilikleri yapanları saptayacak olanaklara sahiptir. Saptananlar da derhal tutuklanmalıdır…

Bu gibi ahlâksızlıklara sapanlar hasta yaratılışlı, zavallı, ama tehlikeli insanlardır.  Psikopattırlar, manyaktırlar, ruh hastasıdırlar…   Evet, ambulanslar polisin eşliğinde onlara da gitmeli, onları da toplamalı, Ruh ve Sinir Hastanesi’ne götürüp oradaki ilgililere teslim etmeli…

“Sirenler kimin için çalıyor?” sorusu kafamıza takıldığında da, o ambulans sirenlerinin kimi zaman tedaviye muhtaç bir ruh hastası için çalındığının yanıtını alabilmeliyiz…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 15 9 3 3 17 30
2 BİNATLI YSK 15 8 5 2 12 29
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 15 9 1 5 8 28
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 15 8 4 3 6 28
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 15 8 1 6 3 25
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 15 6 6 3 7 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 15 5 5 5 11 20
8 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 15 5 5 5 -1 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 15 4 7 4 -1 19
10 LEFKE TSK 15 5 2 8 -5 17
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 15 5 2 8 -16 17
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 15 5 1 9 -4 16
13 CİHANGİR GSK 15 4 4 7 -5 16
14 YALOVA SK 15 4 3 8 -5 15
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 15 3 6 6 -8 15
16 OZANKÖY SK 15 2 5 8 -19 11
yukarı çık
Skull King Popup