Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

06.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Siyasetin duayeni, Eroğlu ile söyleşi…

 “Hiçbir hükümet 10 bakanla ayakta duramaz. Müsteşarlar, müdürler, seçilecek teknik kadrolar çok önemlidir. Devlet yönetiminde ehliyetin siyasi rozetlerden önce gelmesi gerekir” diyerek, 9 aylık koalisyon hükümetine anlamlı bir göndermede bulunuyor siyasetimizin duayeni üçüncü Cumhurbaşkanımız Dr. Derviş Eroğlu…

Eroğlu bu görüşünü bürokrasimizin bugünkü durumu üzerinde konuşurken seslendirdi.

Bir ara önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimi de irdelendiğinde, cumhurbaşkanlığına yeniden aday olup olmayacağını soruyorum. Yanıtı aynen şöyle:

“Aktif siyaseti bıraktım. Ağabeyliğimden yararlanmak isteyene ağabeylik yaparım. İstenmezse kendi işime bakarım.”

Aldığım bu yanıttan sonra ona sorduğum şu soru çok mu muzipti bilemem:

“Sizden sonra Cumhurbaşkanlığı’nı devralan ve eski muhatabınız Rum Lider Nikos Anastasadis’le görüşme masasına oturan Sayın Mustafa Akıncı’ya da ağabeylik yapmak aklınızdan geçer mi?”

Aynen şunları söylüyor bu konuda:

“Sayın Mustafa Akıncı çok alıngan birisi. Görüşmelerin gidişatı konusunda görüşlerimizi her açıkladığımızda kırıldığını, küstüğünü hissediyorum. Oysa görüşmelerle ilgili bizim vereceğimiz demeçlerin onun masadaki konumunu ve elini güçlendireceğine inanırım. Anastasiadis bu taktiği çok iyi kullanıyor. Görüşme masasıyla ilgili olarak Güney Kıbrıs’ta ortaya çıkan zıt görüşlerin çoğunun danışıklı dövüş olduğu hemen anlaşılmaktadır.”

Akıncı’nın, selefi Eroğlu’nun siyasal ağabeyliğine ihtiyaç duymadığı bu açıklamadan da net biçimde anlaşılmaktadır!..

Eroğlu’nun aylarca görüşme masasında buluştuğu Anastasiadis hakkında da tabii ki gözlemleri vardır… Rum liderin kilise tarafından alkolik olmakla suçlanması gündemdeyken elbette ki bu konuda bize diyecekleri vardı… Ve Anastasiadis’in huylarına ilişkin sorum üzerine ondan şunları dinliyoruz:

“Sayın Anastasiadis’in alkolle dostluğu çoğu kişi tarafından biliniyor. Asabi bir adam olarak tanıdım onu… Görüşme masasında bulunduğumuz günlerde öğleye doğru mutlaka asabiyetinin arttığını hissederdim. Bir gün özel konuşmamızda bana alışkanlığını açıkladı. Öğleye yakın Hilton Oteli’ne gidip içkisini alır ve kendisine tahsis edilen suite çekilip istirahat edermiş… Birkaç kez öfkelenip masayı terk etmesi, ola ki bu alışkanlığının bozulmuş olmasından kaynaklanıyordu. Şimdi bu huyuyla görüşme masasında Akıncı’yla ne yapar, ne eder bilemem… Ama Anastasiadis’in alkol alışkanlığının kilise de farkında ki, metropolit açıklamalarında böyle alkol üzerinden eleştirilebiliyor. Anastasiadis’te, kalp ameliyatı geçirmesine karşın sigara alışkanlığı da var. Kimi zaman masada sigara içmesine izin vermek zorunda kalıyordum.”

Dün uzun süren özel bir öğle yemeğinde Derviş Eroğlu’nun düşüncelerini dinlerken elbette ki söz Cenevre’deki zirveye de gelecekti. Eroğlu’nun bu konudaki değerlendirmelerini paylaşıyorum:

“Annan Planı referandumla ortadan kalktığı halde bu plandaki bazı maddelerin anlaşmaya dahil edilmek istendiğini gözlemliyorum. Benim görüşmelerdeki misyonum, bir anlaşma olup olamayacağını belirleyip bunu halkın önüne getirmekti. Çok şeyler, tarafımızdan asla verilemeyecek şeyler istedikleri için Rumlarla anlaşmaya varılamayacağını anlamıştım. Takvimi olan bir yol haritası hazırlayıp Birleşmiş Milletler yetkililerine vermiştim. O harita hâlâ ellerindedir. Şu anda da anlaşma olamayacağına dair inancımı yapılan açıklamalara bakarak korumaktayım. Nitekim görüşmelerin Cenevre’den sonra da, hatta 2018’de de devam edebileceği Rum tarafında seslendirilmeye başlandı bile… Ben Cumhurbaşkanı olarak kalsaydım görüşmeler çoktan bitmiş ve biz kendi yolumuzu çoktan belirlemiş olurduk. Akıncı’nın her şeye rağmen çözüm görüşmelerini sürdürme niyeti taşıdığı belli. Anastasiadis önümüzdeki seçimleri kaybetse ve yerine yeni bir Rum lider gelse bile...”

Türk halkına en uzun süre başbakanlık yapmış olan üçüncü cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu şu beklentisinin altını da önemle çizmekte:

“Görüşmeler sürsün ya da sürmesin, hayat devam etmektedir. Karşımızdakilerin zamana oynama taktiklerini de göz önünde bulundurarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni güçlendirmeli ve büyük özveriler pahasına kurulan bu cumhuriyeti herkesin, her kesimin mutlu olabileceği bir refah devleti durumuna getirmeliyiz.”

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.