Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

25.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Sorunlarımızı çözmek, kendi borcumuzdur…

“Çözüm olunca her şey yoluna girecek” saplantımız, içinde bulunduğumuz şartlanmışlığın hazin halidir…

Bu şartlanmışlıkla adeta askıya aldığımız sorunların sarmalında neredeyse boğulmak üzereyiz…

Oysa çözüm olsun ya da olmasın, toplumsal sorunlarımızı çözmek boynumuzun borcudur…

Ki bu sorunların hemen hemen genelini kendi ellerimizle yarattık ve büyülttük…

Eğer o sorunları yaratıp büyültmekte rantlar ve çıkarlar söz konusuysa, onları çözme işimiz her halükârda daha bir zorlaşacaktır. Çünkü çıkarlardan ve rantlardan vazgeçmek, ya da vazgeçirilmek, hiç de kolay değildir…

Çağdaş bir hukuk devleti yaratmakta bize federal ortağımız Rumlar mı yardımcı olacaklar?..

Es geçelim bunu… Çünkü AB çatısının altına girmiş olsalar bile onların bu konudaki sorunları bizimdekilerden de fazla…

Güney’de polise ve başka kurumlara da sızan mafyalar kol gezmekte, rüşvet başını almış gitmekte, uyuşturucu salgını bizim tarafa ihraç edilecek kadar organize boyutlarda, asayiş kriminal olaylarla sık sık delinmekte, trafikte bizim facialarımıza eş facialar yaşanmakta, eğitimde ırkçı ve fanatik nesiller yetiştirilmekte, yoksulluğun boyutları dal budak salmakta…

Daha da sayabileceğim Güney’e dair tüm bu olumsuzlukları, Rum basınına duyarlı olanlarımız her gün yakından izlemektedirler…

Komşularımızın AB’ye üye olmalarının üzerinden bu kadar zaman geçti ama Mafyalar döneminin Sicilyası’nı anımsatan olaylar Güney Kıbrıs’ın gündeminden hiç eksik olmuyor…

                                                                              *             *             *

Çözüm bağlamında en fazla üzerinde durduğumuz konu, uluslararası hukukun içinde olabilme hayalimizdir…

Peki, bir AB ülkesi olan Güney Kıbrıs’ın uluslararası hukukun içinde olması gerekmez mi?

Öyleyse Rum fanatiklerin çeşitli şekillerde Türklere karşı işledikleri  suçlar, Türklerin insan haklarını çiğneme eylemleri neden bu hukuk devletinde kovuşturma konusu olmuyor?..

Uluslararası hukuk, ancak zorbaların karşısında güçlü olunabilirse geçerlidir. O hukuk, mağdurların ve mazlumların işine pek yaramaz… Bu dünyada kendini saydırıp savunabilmek ancak ulusların, ülkelerin ve halkların öz güçlerine bağlıdır.

1960 uluslararası Londra - Zürih Antlaşmalarıyla Kıbrıs devletinin kurucu ortağı olan Kıbrıs Türk halkı, uluslararası hukukun içinde değil miydi? İçindeydi de bu halkın başına 11 yıl boyunca gelenler, tarihin kara sayfalarına geçti…

O nedenle değil midir ki, Rum mentalitesi o kara sayfaları hep yok sayar ve Kıbrıs sorununun hep 1974 Temmuz’unda başladığını iddia eder?

Onun için değil midir ki, başları sıkıştığında kendilerini tarih önünde mahkûm eden Akritas Planı’na karşın, hep Türklerin devlete isyan ettiğini öne sürerler?

                                                                              *             *             *

Ortadoğu bir cadı kazanı gibi alevlerin ortasında kaynarken, şu çok yakınımızdaki dehşet verici olaylara bir bakalım:

BM’ye üye olan Suriye ve Irak uluslararası hukukun içinde değiller miydi?

Öyleyse kaç zamandır o uluslararası hukuk neden geçerli değil bu komşu ülkeler için?..

Suriye ve Irak insanları neden sinekler gibi öldürülüyorlar? Neden o ülkelerin mültecileri Akdeniz’in sularında boyuna ölüp gidiyorlar? Uluslararası hukuka göre kurulmuş olan o ülkelerin yüz binlerce mültecisi neden uluslararası hukuku savunma şampiyonu olan Avrupa ülkelerinin sınırlarında ve kıyılarında can çekişiyorlar?..

Bakınız daha sözü Avrupa’da uluslararası hukukun ortasında oturmakta olan Bosna Hersek’e ve diğer Balkan felaketlerine getirmedim...

Günün sonunda diyeceğim şu ki, çözüm olsun ya da olmasın, sarmalında bulunduğumuz o kronikleşmiş sorunlarımızı çözüp uluslararası toplum içinde saygın biçimde yer alabilmek, ancak bizim boynumuzun borcudur.

Bu borcun bizim adımıza başkaları tarafından ödenmesini beklemek aymazlık olur…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.