Cyprus Today sol
  • 05 Şubat 2018, Pazartesi 9:38
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Tarihin akışı Afrin’de değişir mi?..

Türk Silahlı Kuvvetlerinin “Zeytin Dalı” koduyla başlattığı Afrin operasyonu bugün kritik bir haftaya girecek. Sanırım dünya da tümden oradaki savaşa odaklanacak.

Neden mi?..Çünkü stratejik Buseyra Dağı’nın çetin bir savaşla ele geçirilmesinden sonra Afrin’de denetimin sağlanması yakındır ve ondan sonraki hedef de Membiç’tir…

Türk sınırının 10 kilometre ötesindeki Buseyra Dağı düşürülürken, Türkiye’nin ulusal güvenliğinin ne büyük bir tehdit altında olduğu da ortaya çıktı. O stratejik dağa Türkiye’ye yönelik korkunç bir askeri yığınak yapıldığı belgelendi..

Hedefteki Membiç çok duyarlı bir cephe... PKK uzantısı PYD Teröristlerinin esas karargâhıyla birlikte ABD askeri gücü de orada konuşlanmış durumda…

ABD yetkilileri hafta sonuna doğru iki önemli vurgulamada bulundular… Vurgulardan biri ABD askeri gücünün Membiç’ten çekilmeyeceğine, ikincisi ise PYD’ye askeri desteğin sürdürüleceğine dair…

Cumartesi ve Pazar günlerindeki gizli diplomatik temasların niteliği bilinmiyor.

Beyinlere kanca atan soru şimdi şu: NATO’nun ABD’den sonraki en büyük askeri gücü olan Türk Silahlı Kuvvetleri NATO’nun patronu ABD’nin askeri gücüyle sıcak bir temasa girer mi?!..

*             *             *

Afrin’e karşı Türk askeri operasyonu başlarken Rusya arazideki askerlerini geri çekmiş, kontrolünde tuttuğu hava sahasını da Türk savaş uçaklarına serbest bırakmıştı. Şimdi sıra Türkiye’nin milli güvenliği ve toprak bütünlüğü bağlamında göze aldığı bu savaşa ABD’nin de hak edilen anlayışı göstermesinde… Tarihin akışı, o anlayışın nasıl gösterileceğine bağlı…

Türkiye’nin, terörün cehennemdeki yüreğine karşı giriştiği operasyon başlangıçta uluslararası platformlarda anlayışla karşılandı. Dahası acilen toplanan BM Güvenlik Konseyi hiçbir karar almadan dağıldı. Çünkü ülkelerin toprak bütünlüklerini ve güvenliklerini savunma hakkı, BM’nin ana kuralları arasındadır. Güvenlik Konseyi BM’nin bu temel kurallarına karşı nasıl karar üretebilir ki?..

Ama operasyon ilerledikçe bazı kıpırdanmaların başladığı ve “artık bu kadar yeter” anlamına gelen diplomatik söylemlerin yankılandığı görüldü…

Ankara diplomasisi medyayla bazı önemli bilgileri de paylaştı… Ki, bunları da Avrupa’daki hareketlenmelere bağlamakta yarar var. Bilgilerden birincisi İsrail’in Suriye topraklarında bir güvenlik bölgesi oluşturmaya hazırlandığına ilişkin. İkinci bilgide ise başından beri Esat Rejimi’ne destek veren İran’ın kuşku yaratan hazırlıklar içinde olduğuna dikkat çekiliyor…

*             *             *

Ulusal birlik ve beraberliği en üst düzeyde arkasına alan “Zeytin Dalı” operasyonu terörün kökünü kazıma kararlılığıyla sürerken, Türkiye’nin Ortadoğu’daki egemen gücünü artırması emperyal çıkarlara ters gelmeye başladı…

Emperyal düşünce ulusal Türk tarihine yönelerek Misak-ı Milli’den anlamlar çıkarmaya koyuldu…

“Zeytin Dalı” operasyonunun başlatılmasının öncesinde TC Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaptığı şu vurgu, emperyal düşünce sahiplerinin kulaklarını çınlatıyor şu anda:

" Artık karşınızda ne Osmanlı'nın hasta adamı, ne Cumhuriyet'in çömez devleti ve ne de 1970'lerin, 1990'ların güçsüz ülkesi var. Gazi Mustafa Kemal ne diyordu? ‘Misak-ı Milli hudutları’ diyordu. Neresi Misak-ı Milli? Şu anda terör koridoru oluşturmak isteyenler var ya, işte oralar hep Misak-ı Milli içinde olan yerlerdi. Onun için oralarda devlet kurmaya tevessül edenler avucunu yalarlar, avucunu. Gereğini görecekler, kimse orada yeni bir devlet kurma gayreti içine girmesin, kararlılığımız tamdır." 

*             *             *

Türk ulusal tarihinde ve yaşamında nedir Misak-ı Milli, bir anımsayalım şimdi:

Misak-ı Milli; 28 Ocak 1920'de, emperyal Avrupa imparatorluğu artık “hasta adam” olarak tanımlarken İstanbul'da son Osmanlı Mebusan Meclisi'nin kabul ettiği ve Türk Kurtuluş Savaşı'nın da siyasi manifestosu olan o tarihi belgedir. Bu belge, Birinci Dünya Savaşı'nı sona erdirecek barış anlaşmasında Türkiye'nin kabul ettiği asgari barış şartlarını içerir…

Belgenin birinci maddesi de şöyle: "Musul ve Kerkük başta olmak üzere tüm Kuzey Irak bölgesi, o bölgede yaşayan yerel halkın oylaması dışında hiçbir şekilde ve hiçbir nam altında Osmanlı coğrafyasından kopartılamaz."

Afrin operasyonu konusundaki emperyal kıpırdanmalara baktığımızda onlar adına akla en yakın gelen öngörü şimdi şudur: Türkiye, emperyalizmin desteğiyle ve terörist hareketlerle oluşturulmaya çalışılan bağımsız bir Kürt Devleti projesini pasifize ederken “İslam Birliği” bağlamında bir Sünni koridor üzerinde bölgede egemenlik sağlayarak  petrolü ve Misak-ı Millî topraklarını da kazanacak!…

İşte özetini verdiğim tüm bu gerekçelerden ve nedenlerden dolayı Afrin cephesinde tarihin akışının değişmesi söz konusudur…

Yeni haftanın Anavatan Türkiye’miz ve büyük ulusumuz için hayırlara vesile olmasını içtenlikle dilerim…


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 19 12 4 3 20 40
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 20 12 4 4 19 40
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 19 13 1 5 15 40
4 BİNATLI YSK 19 9 7 3 12 34
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 19 10 1 8 3 31
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 19 7 8 4 3 29
7 CİHANGİR GSK 19 7 5 7 0 26
8 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 19 6 7 6 2 25
9 TÜRK OCAĞI LİMASOL 19 8 1 10 1 25
10 BAF ÜLKÜ YURDU 19 5 8 6 8 23
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 19 6 5 8 -1 23
12 LEFKE TSK 19 6 3 10 -5 21
13 YALOVA SK 19 5 5 9 -5 20
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 19 6 2 11 -22 20
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 20 3 6 11 -20 15
16 OZANKÖY SK 19 2 5 12 -30 11
yukarı çık
Pop Up ek