Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

30.04.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Tayvan modeli…

Tayvan modeli, önümüzde ilham alınması gereken dünyasal başarı öyküsüdür. Bizim de öyle bir başarı öykümüz olabilirdi. Ne var ki, bize altın tepsi içinde sunulan fırsatı değerlendiremedik. O fırsatı bize merhum Turgut Özal sunmuştu.
Çağdaş vizyonu ile Türkiye’nin kaderini değiştirmiş olan değerli Türk Devlet Adamı Turgut Özal bir zamanlar Kıbrıs Türk halkına “üretime boş verin, siz memur olun, biz sizi besleriz” mi dedi? Asla öyle demedi… Onun bize dediği Tayvan’dakine benzer bir modele yönelmemiz gerektiğiydi. 
Ama işte onun o söylediklerini çarpıtanlar ve Özal’ın bizi bir memur devleti yapmak istediğini öne sürenler var. Bu yalan, yakın tarihi bilmeyenlerin, ya da bilip de istismar etmeyi yeğleyenlerin sıkça başvurduğu bir algı operasyonuna dönüştürüldü maalesef... Kaçırılan bir fırsatın sorumluları iftira kokan böyle bir yalanla kendilerini vebalden kurtarabileceklerini mi sanırlar?
Gerçek olan şu ki, eğer Özal’ın yıllar önce bize sunduğu kurtuluş modelini içselleştirebilmiş ve uygulayabilmiş olsaydık şimdi bizimle dalgasını geçen Rum siyasetçilerin kuyruğunda “çözüm, çözüm” diye maşrapa olmayacaktık. Çünkü Özal’ın önümüze koyduğu seçenekle Doğu Akdeniz’de bir Tayvan modeli yaratmış olacaktık… 
                                                               *             *             *
Turgut Özal o zamanlar bize o malûm iddiaların aksine “hep memur olun üretimden kopun” demedi. Ya ne dedi? “Bu ufak ülke sanayi ülkesi olamaz. Kuraklıktan dolayı tarımda da umut yok. Hizmet sektörleri, turizm ve üniversite, finans sektörleri oluşturun. Gelin Kuzey Kıbrıs’ı çöken Beyrut’un yerine açık pazar yapalım, her türlü desteği de biz Türkiye olarak vereceğiz” dedi.
Malûm istismarcılıklarıyla hâlâ onun o akılcı projelerini çarpıtarak halkımıza sunanlar, birkaç etkin politikacının ideolojik ve popülist saplantıları yüzünden Kıbrıs Türk halkının yoksun bırakıldığı o muazzam fırsatı gölgelemeye ve karartmaya çalışıyorlar.
Halkımıza finans sektörünü tavsiye eden Türkiye, o tavsiyesinin arkasında nasıl durduğunun göstergesi olarak da, bankalarımız domino taşları gibi arka arkaya devrilip battığında Kıbrıslı mudileri 75 milyon dolar göndererek tazmin etmiş, yitirilen tasarruf faizlerini bile bir tamam ödemişti.
                                                               *             *             *
Şimdi geliniz üzerinde müreffeh Tayvan modelinin oluşturulduğu o minik coğrafyaya ve o coğrafyanın bize ilham olması gereken siyasal ve ekonomik modeline bir bakalım:
Tayvan, Çin iç savaşı sonucunda Çin Halk Cumhuriyeti ile Çin Cumhuriyeti arasında ortaya çıkan çatışmanın ürünüdür. Doğu Asya’da, Çin’in ve Japonya’nın güneyinde, Filipinlerin de kuzeyindedir bu ülke…
Komünist rejime karşı savaşı kaybeden Çan Kay Şek, 1949’da yandaşlarıyla birlikte bir adalar topluluğu olan Tayvan’da kendi özgür rejimini oluşturdu.
Adına “Çin Cumhuriyeti” de denilen bu rejim Birleşmiş Milletler’e kabul edilmemesine ve tanınmamasına karşın kısa sürede büyük ekonomik başarılara imza attı. İthalattan çok ihracat yapan bir ülke konumuna geldi...  İhraç ürünleri arasında milyonlara hitap eden televizyon dizileri bile var. Bu ülke, yabancı yapımcıların da kullanabildiği film çekme platolarına sahip…
Turizmde bir albeni merkezine dönüştürülen Tayvan, diğer ülkelerle oluşturduğu iki yönlü karşılıklı bağlantılarla ekonomik anlamda yapısını güçlendirdi. Hiçbir devlet tanıması olmadan ekonomik ve kültürel anlamda konsolosluklar kurdu… Kültürel,  bilimsel ve teknik bağlamlarda ilişkiler geliştirdi. Tanınma olmadan halen Tayvan’la resmi diplomatik ve ekonomik ilişkide olan 22 devlet vardır. Bu sayının daha da artması beklenmektedir.
Neden biz Kıbrıs Türk halkı da böylesi bir modele sahip olmayalım?
Tabii ki bu iş, güçlü bir toplumsal irade ve idealist bir vizyon ister.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.