Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

18.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Toplumsal sağlık fotoğrafımız… (2)

Onkoloji, Hematoloji, Adli Tıp gibi branşlardaki kadro yetersizlikleri bir türlü giderilemiyor. Kabul etmeliyiz ki, Kamu Sağlık Çalışanları Yasası yürürlüğe girmeden bu branşlara başvurular özendirilemez. Bu branşlarda

yetişen Kıbrıslı Türk hekimler ya ülkeye gelmek istemiyor, ya da devlet hastanelerinde çalışmayı tercih etmiyorlar. Bu eksiklik ise, hem hastaları, hem de halen çalışan hekimleri olumsuz yönde etkilemekte, verilmesi gereken kaliteli sağlık hizmetini de zora sokmaktadır. Demek ki, sağlıkta mutlaka eğitim planlanması yapılmasının önemini bir kez daha vurgulayan durumlarla karşı karşıyayız.

Uyuşturucu salgınının korkunç biçimde dal – budak saldığı acı gerçeklerimizden biridir. Bu bağlamda alkol ve madde bağımlılarının tedavisi için acilen bir tedavi merkezi (AMATEM) kurulması kaçınılmazdır. Bu hastalar Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde diğer psikiyatri hastaları ile birlikte tedavi görmektedirler… Ki, bu tedavi şekli çağdaş dünya normlarında asla kabul edilebilir değildir. Yabancılar, bu durumumuza şaşırmaktadırlar.

Söz Barış Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden açılmışken o konuda da hiç kuşkusuz diyeceklerimiz vardır. Bu hastane maalesef ilgi alanımızın oldukça dışındadır. Oysa oralarda ne dramlar yaşanmaktadır!.. Sağlık Bakanı Sucuoğlu’nun “toplumun yüzde 30’unun ruh sağlığı sorunu vardır” vurgusuna  karşın!..

Bu hastanenin çok ciddi sorunları artık acilen masaya yatırılmalıdır. Hastanenin teşkilat yasaları yeniden düzenlenerek gerek personel alt yapısı, gerekse fiziki şartları iyileştirilmelidir. Ta İngiliz koloni yönetimi döneminden, 1930’lardan kalan çağdışı Akıl Hastalıkları Yasası ile hizmet vermek mantık ve vicdan dışıdır.

Geçen haftaki bir yazımda, Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ndeki Kanser Tanı Birimi’ndeki hizmetlerin kuşa çevrildiğini vurgulamıştım. Oysa sağlığın organizasyonunda koruyucu hekimlik yaşamsal önem taşımaktadır. Bir hastalığa yakalanmadan ondan korunmayı bilmek, ya da erken tanı ile o hastalığı basitçe tedavi etmek, hem çok kolay, hem de çok ucuzdur. Çağdaş ülkeler koruyucu hekimlik üzerinde yoğunlaşarak sağlık bütçelerini azaltır ve toplumlarının sağlığını bu yöntemle koruma altına alırlarken, Tanrı aşkına bizim şu yaptıklarımıza bakınız!..

Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri, bu konuyu daha kapsamlı ve programlı bir şekilde ele almalı ve özellikle birinci basamak sağlık ocaklarında kanser, kalp damar, obezite, diyabet, erken puberte (ergenlik) eğitim programları ve tarama testleri başlatılmalıdır. Kanser Savaş Birimi de en etkin biçimde bir an önce kurulmalıdır.

Gıda Güvenliği Yasası’nın Meclis’ten geçerek yasallaşması önemli bir adımdır. Da, ne oldu?!.. Bu yasanın denetleme komitesinin düzenli ve disiplinli çalışmadığına ilişkin duyumlar almaktayız.

Pestisit, hormon, GDO ve süresi dolmuş gıda olaylarının sıkça gündeme geldiği ülkemizde gıda güvenliği toplumsal sağlık açısından yaşamsal önem taşımaktadır. Yasa kapsamındaki tüzüklerin eksikliği de varmış… Bu eksiklikler de Bakanlar Kurulu tarafından derhal giderilmeli…

Sağlık Bakanlığı ile Gıda ve Tarım Bakanlığı’nın oluşturacakları ekipler tarafından gıda denetimleri çok daha geniş kapsamlı ve etkin bir şekilde yapılmalıdır. Çağdaş ve güvenilir tarım uygulamaları ve sertifikalı ürün yaygınlaştırılmalıdır. Bu aktivite de, koruyucu hekimlik etkinliğinin bir başka önemli boyutudur.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.