Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

07.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Türkiye ve biz…

Ülkeleri genellikle ekonomik göstergelerine göre üçe ayırırlar: Kakınmış ülkeler, kalkınmakta olan ülkeler ve kalkınmamış ülkeler…

Bu genel gruplaştırmanın içinde, bizim ülkemiz “kalkınmakta olan bir ülke” bile değildir!..

Ekonomik göstergelerimiz, iç karartıcı kısır bir yapılaşmanın içinde olduğumuzun hüzünlü fotoğrafıdır.

Tüketimin üretimi fena halde solladığı bir manzaramız var…

Daha geçenlerde açıklandı ki, bankacılık sistemimizde geriye dönmeyen 1 milyar TL’lik kredi borcu vardır.

Bu geriye dönmeyen borçlar ya başarısız yatırımlarda batırılmıştır, ya yatırımlar dışında lüks bireysel yaşam için harcanmıştır, ya da rejimimizin “affedici” özelliğinden alınan ilhamla, nitelikli bir suç olarak iç edilmiştir.

Gelecek nesillerimizin kaderini de karartan bu sosyo -  ekonomik açmazımızdan çıkabilmek için, Türkiye’nin yardımları ve desteği en büyük şansımızdır.

Bu şansı akıllıca kullanabilecek kadrolara ihtiyacımız vardır.

Ve bu şansı bize Türkiye’den başka bir ülke de asla tanımaz.

Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’nın gözlemlerini, tarih bilincini ve deneyimlerini konuşturarak dediği gibi, “Türkiye sığınabileceğimiz tek limandır.”

                                                                              *             *             *

Son zamanlarda izlenen Lefkoşa – Ankara gelgitleri verimli oluyor…

Türkiye Hükümeti, destek ve yardımlarıyla KKTC hükümetinin icraat ve yatırımlarının önünü açmaya çalışmaktadır. Ankara, bir yandan verimlilik ve üretimin canlandırılmasına, öte yandan da halkın esenlendirilmesine omuz veriyor.

Asrın Su Projesi’nin halka dağıtılmasının arkasından şimdi sıra bu suyun tarımsal ve hayvansal üretimin planlı şekilde kalkındırılmasına geldi.

Üretim alanlarına su borularının döşenmesi, “Bitki Deseni Planlama Projesi”nin yürürlüğe konulması, tarım ve hayvancılık sektörünün çağdaş modernizasyonunun gerçekleştirilmesi başlatılan girişimlerin özetidir ki, ayrıntılar medyamızın haber sayfalarında kamuoyumuzla buluşturulmuştur.

Kuraklık sigortamızın çökmesi, Türkiye'den üreticilerimiz için ilk elde gelecek 25 milyon TL ile telafi ediliyor. Arkası sürecek…

Karayollarının bakım, tamir ve geliştirilmesi için 44 milyon TL, Lefkoşa'ya yeni devlet hastanesi inşası için 400 milyon TL temin edildi.

Kötü haberleriyle manşetlerimize konu olan Merkezi Cezaevi sorunu, inşa edilecek modern cezaevi ile giderilecek…

Sağlık Bakanlığı’na, diyaliz hastalarımızın ve engellilerimizin nakilleri için tam donanımlı 5 araç hibe edildi.

Liderimiz Rauf Denktaş'ın anıt mezarının finansmanı bile Türkiye tarafından karşılanıyor...

Onkoloji Hastanemizin Türkiye’nin uzattığı yardım eliyle resmen devreye girmesi, güncel sevincimiz oldu. Onkoloji’nin açılış töreninde konuşan Sağlık Bakanı Faiz Sucuoğlu dehşetin fotoğrafını şöyle açıkladı: "10 günde 18 kanser vakasıyla yüzleşiyoruz."

Kanserle ölümcül bir savaşa tutuşan halkımıza Anavatan Türkiye tüm donanımlarıyla birlikte bir Onkoloji Hastanesi armağan etti. Şükran sana Anavatan...

                                                               *             *             *

Varsın kimileri hâlâ Türkiye’ye “işgalci” desin... İşgalci güç, işgal ettiği ülkeyi sömürür. Oysa Türkiye KKTC'nin gelişmesi ve insanlarının esenliği adına oluk gibi para, teknik bilgi ve donanım akıtıyor.

Türkiye KKTC'ye stratejik çıkarlarından dolayı yardım akıtmaktaymış!..

İki nükleer üssün sahibi İngiltere'nin ve onun yanındaki ABD'nin Kıbrıs'ta Türkiye'ninkilerden çok daha fazla stratejik çıkarları var. Buna karşılık tek kuruş ödüyorlar mı Kıbrıs'ın Türk insanına?

Bırakınız KKTC'yi, ama Türkiye, Osmanlı İmparatorluğundan gelen bir haslet olarak, kendisi için stratejik önem taşımayan ülkelere de boyuna yardım ve destek vermektedir. Bosna'ya, Somali'ye, kalkınmakta olan Türki devletlere ve diğer Asya toplumlarına cömertçe katkılarda bulunuyor.

İç savaşta Bosna'da yıkılan tarihi Mostar Köprüsü’nü yeniden inşa eden kim? Balkan ülkelerindeki nice kültürel mirası çöküntüden kurtaran da Türkiye…

Ateş yağmurunun altında şu anda Suriye mağdurlarına yardım konvoyları gönderen, dünyanın her felaket yerinde Kızılay'ı ile hazır bulunan Türkiye değil mi?

Türkiye sömürücü değil, verici bir ülke…

Bu hasletinden dolayı Türkiye'ye ideolojik saplantılarla menfi yakıştırmalarda bulunulması gerçekten üzücüdür.

Her şeye rağmen insani değerleri ayakta tutmaya çaba harcayan ülkelere sempati gösterilmezse, insanlık tümden yok olacaktır.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Halil Giray
    07.10.2016

    İçimizdeki insafsız Türkiye karşıtlarının ve de, ısrarla Rum çarşısına oluk, oluk para akıtanlar artık gerçeği görmeli.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.