KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

12.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Üç konu, üç yorum…

DEMOKRASİ KURALLARI: Protokolümüzün tepesindekileri birbirine kırdıracak ataklar hiç de hoş olmuyor… O ataklar, kısır döngüsü içinde yönetim ve demokrasi bunalımları yaşayan ülkemize yarar da sağlamıyor.

Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber'in Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın müzakerelere dair siyasetini yorumlamasında "pis kokular" arayanların tahammülsüz ve fevri tavrı geride bıraktığımız haftanın dikkat çekici olaylarından biriydi. Bu tür duygusal tavırları yadırgamamak olanaksızdır.

Cumhuriyet Meclisi yasaların yapılması yanında, siyasal denetimden de sorumlu yasama organımız değil mi? Denetleme konusunda asli görevini yerine getiren Cumhuriyet Meclisi Başkanı’nın tavrında “pis kokular” arayarak saldırıya geçmek demokrasi kültürüne karşı hazımsızlık, görevini yapmaya çalışan Yasama Organı Başkanı’na karşı da büyük haksızlıktır.

Gözlemlenen odur ki, Sayın Cumhurbaşkanı’na destek olduklarını sanan kimi kişiler, Cumhurbaşkanı’na yönelik her yoruma ve her eleştiriye orantısız biçimde saldırmaktadırlar. Lütfen biraz itidal… Bırakalım da bir hoşgörü rejimi olan demokrasi kendi çağdaş kuralları içinde çalışsın. Demokrasi kültüründe gerekirse Cumhurbaşkanı da yorumlanır ve eleştirilir.

*             *             *

“82’NCİ İL” MESELESİ: “Hürriyet” gazetesi, Türkiye medyasının amiral gemisi sayılır. En yüksek tirajlı ve en köklü gazetedir. Ta ilk sahipleri Simavi’lerin döneminden bu yana Türk medyasındaki köklerini güçlendirmekte berdevam olan bir yayın organı...

İşte bu "Hürriyet" gazetesinin tanınmış yazar kadrosu yanlarına Türkiye turizminin motivasyon kaynağı TÜRSAB’ı (Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği) da alarak KKTC'nin turizm davasına hizmet etmek için ülkemize odaklandı.

“Hürriyet” ile TÜRSAB, turizme umut bağlayanlarımızı sevindirecek olumlu işlere imza atmak üzere birlikte organize oluyorlar. Türkiye'nin henüz Kıbrıs'ı ziyaret etmemiş milyonlarca insanını turist olarak ülkemize akıtma projesi ülkemizde yapılan toplantılardan sonra yürürlüğe konuldu. Birkaç güne kadar Türkiye'deki ve dünyanın her yanındaki Türklerin en fazla okuduğu gazete olan "Hürriyet", KKTC hakkındaki tanıtım yayınlarına başlayacak. Etkin “Hürriyet” yazarları, okurlarına tatillerini geçirmek için KKTC’yi tercih etmeleri konusunda teşvikte bulunacak. TÜRSAB ise kısa sürede geniş kapsamlı turistik turları organize etmek adına uğraş veriyor.

Ne var ki, turizmin kaderimize dönüştüğü bu ülkede bizi Kıbrıslı Türkler olarak memnun etmesi gereken bu girişimlere gölge düşürücü ve motivasyon kırıcı davranışların gelmesi gecikmedi. TÜRSAB Genel Sekreteri’nin, Türkiye ile KKTC arasında ayrım yapmadıklarını, her iki ülkeye de heyecanla hizmete hazır olduklarını betimleyebilme adına "82'nci il" deyimini kullanmasını dillerine dolayanlar veriştirdikçe veriştiriyorlar.

TÜRSAB’ın Genel sekreteri Çetin Gürcü gözlerimizin içine bakarak o konuşmayı yaparken hiç de ilhakçı ihtiraslar içinde değildi. “İki devlet, tek millet” söylemini de seslendirdi… Kulaktan dolma bilgilerle yetinip, ayrıntılı bir konuşmanın içinden cımbızla kelime çekerek saldırı düzenlemek hem desteğe ihtiyacı olan ülkemiz için, hem de bize destek olmak adına kollarını sıvayanlar için acımasızlıktır.

                                                               *             *             *

GÜVEN SORUNU: Türklere yönelik ırkçı ve faşist saldırılar zincirine geçenlerde bir utanç halkası daha eklendi. Trodos tepelerine kar keyfine giden Türklerin o tepelerden inip güvenli Türk bölgesine dönebilmeleri kâbusa dönüştü. Çünkü arabalarının lastikleri hiçbir zaman yakalanıp yargılanmayacak olan o "meçhul kişiler" tarafından parçalandı…

Diğer yandan Türklerin 1964’te terk ettiği Tahtakale mahallesinde yaşanan bir başka ırkçılık olayı daha bilgimize getirildi. Eski Tahtakala sakinlerinden 5 kişilik bir aile, yıllar önce terk ettikleri bölgede anılarını araştırırken camiye de şöyle bir göz atmak istedi. Gelgelelim orada görevli Rum bekçi, hiç de nazik olmayan tavırlarla mekânın gezilmesini engellemekle kalmadı, ziyaretçilerin gözleri önünde kapıyı da kilitledi.

Tüm Rumların bu tür şiddete ve kabalığa eğilimli olmayacağı bir gerçektir. Kabul… Ama Türklere karşı şiddet ve kabalık sergileyenlere karşı Rum halkından tepki ve kınama gelmediğini de üzülerek görmekteyiz. Siyasal çözüm arayışlarında güven sorununun hep tepede durması işte bu yüzdendir.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.