• 05 Temmuz 2017, Çarşamba 14:39
AhmetTOLGAY

Ahmet TOLGAY

Ülkemiz yanarken…

Yazla birlikte hem Türkiye’de ve hem de KKTC’de dehşet verici orman yangınları başladı. Korkunç alevlerin sarmalında çaresizce çırpınmaktayız… Çareler elbette vardır, ama aymazlıklarımız bizi hem çaresiz bırakmakta ve hem de çare üretme yeteneksizliğine sürüklemekte berdevamdır…
“Tanrı beterinden korusun!” duasından başka bir şey gelmiyor elimizden, gerekenleri özellikle KKTC’de yerine getirmediğimiz, getirmemekte de ısrarlı olduğumuz bu ortamda…
Gerek Türkiye’deki gerekse KKTC’deki yangınların gerçek nedenleri konusunda henüz inandırıcı adli açıklamalar yapılamadı. İhmal mi var? Rastlantı mı? Terör mü? Rantçılık mı? Yangınların nedenleri araştırılırken haklı olarak kamuoyunun kafasında dolaşan sorulardır bunlar…
Ama belirlenecek nedenler ne olursa olsun yanıp kül olan zenginliklerimizi yeniden yerine koyabilmek mümkün değildir.
   *          *             *
Alevkayası’ndan Kalkanlı’ya ülkemiz yangınlarla kavrulurken hâlâ devlet olarak bir yangın helikopterinden yoksun oluşumuz en fazla seslendirilen konu oldu yine… Oysa bu sorunu kendi ülkesel olanaklarımız içinde pratik şekilde çözmek yöneticilerimiz için hiç de zor değildir. Yeter ki azıcık basiret gösterilsin…
Örneğin KKTC Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı olan Havacılık – Helikopter Birliği’nin oradaki varlığı neden çare olmasın derdimize? Hükümet neden Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı ile istişare ve koordinasyona geçerek bu havacılık birimi içinden bir çare üretmiyor? Yangın helikopteri sorununu en pratik ve en ekonomik şekilde çözecek ilham neden bu bağlamda hâlâ alınamıyor?
Gerekli olan hiç zaman yitirmeden istişare ve koordinasyona geçerek bu havacılık birimi içinden bir ve veya birkaç helikopterin yangınla mücadele bağlamında donatılması ve göreve hazır duruma getirilmesidir…  Orada var olan o birim donanımlı bir yangın helikopterinin bakım ve onarım işlerini de üstlenebilecek tekniğe sahiptir.
   *          *             *
Tabii ki tek çare yangın helikopterini hazır ederek orada hizmete ve emre amade duruma getirmek değildir. Asıl önemli olan koruyucu önlemleri alabilmek, yangın olasılıklarını sıfıra doğru çekebilmektir…  Öncelikle erken uyarı sistemlerinin hiç fire vermez biçimde devrede olması, ilk dumanın görüldüğü yerde hızla bastırılması gerekmektedir…
Bırakınız siz dağ başındaki erken uyarı sistemsizliklerini, ama kentlerimizin ortasında bile böylesi bir duyarlılığı oluşturamamış olmanın acizliği içindeyiz…
Çok riskli bir yangında Devlet Laboratuarımız başkentte gözlerimizin önünde yanıp kül olmadı mı? O yaşamsal laboratuvarda bile erken uyarı yangın sistemlerini oluşturamamış bir düzenden dağ başlarında sistemli randıman beklemek biraz da hayal kurmak gibi oluyor… Ama hayallerimizi kurup sonra da o hayalleri yaşama geçirmekten başka bir çaremiz de görülmüyor…
Diğer yandan, ormanlık alanlarımızda devriye ekipleri hâlâ oluşturulamadı. Yangınlar çoğunlukla tesadüfen ve bacayı sardıktan sonra fark edilebiliyor… Ormanlarımızın zor ve engebeli arazilerde bulunması çok olağan da, bu arazilerde hâlâ yeterli yangın yollarının oluşturulmamış olması, oluşturulanların da gerekli bakımlarının ihmal edilmesi hiç de olağan değildir…
   *          *             *
Su, yangınla mücadelede en doğal araçtır. Her ormanlık alanın yakınında gölet ve baraj nitelikli su kaynaklarının bulunması kuraklık sorunumuza karşın son derece etkin bir önlemdir. Kalkanlı’daki yangın sırasında Geçitköy Barajı’ndaki suyun hava araçları tarafından hortumlanıp alevlerin üzerine serpilmesini ekranlardan hepimiz izledik. Geçitköy Barajı yangınla mücadeleye aşikâr olanaklar sağladı…
Ormanlık alanların çöplük olarak kullanılmaması ve yaz mevsimlerinde o mangallı piknikçilerin bu alanlardan uzak tutulması başarılması çok kolay önlemlerdir. Ama kim kime dumduma…
Evet; şu kim kime dumduma kafasında olanlar…Bırakınız onların bir ülkenin yetkilileri olmasını, ama onlar sorumluluk sahibi, yurtsever sıradan vatandaşlar bile olamazlar!..
Göz göre göre karşılarında çaresizliklerimizi yaşadığımız bu yangınlar, sadece günümüzü değil, geleceğimizi de yakmaktadır. Ne olur gelecek nesillerimize de bu ülkede birazcık yeşillik bırakalım… Ki, lanetlenmeyi hak etmeyelim o nesiller tarafından…
 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 15 9 3 3 17 30
2 BİNATLI YSK 15 8 5 2 12 29
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 15 9 1 5 8 28
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 15 8 4 3 6 28
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 15 8 1 6 3 25
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 15 6 6 3 7 24
7 BAF ÜLKÜ YURDU 15 5 5 5 11 20
8 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 15 5 5 5 -1 20
9 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 15 4 7 4 -1 19
10 LEFKE TSK 15 5 2 8 -5 17
11 GENÇLİK GÜCÜ TSK 15 5 2 8 -16 17
12 TÜRK OCAĞI LİMASOL 15 5 1 9 -4 16
13 CİHANGİR GSK 15 4 4 7 -5 16
14 YALOVA SK 15 4 3 8 -5 15
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 15 3 6 6 -8 15
16 OZANKÖY SK 15 2 5 8 -19 11
yukarı çık
Skull King Popup