Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

23.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Unutulmaz bir lider ve onun müthiş dönemi...

“Dr. Fazıl Küçük’ü ne kadar tanırsınız?” Bu soruya bilgisine ve belleğine güvenerek “ben çok iyi tanırdım” diyecek olanların bile aslında bu tanışıklığının ne denli kısıtlı olduğunu gösteren 560 sayfalık bir kitabı yeni bitirdim. “Dr. Fazıl Küçük’le Geçen Günlerim – Bir Lideri Anlatıyorum” adlı dev kitabın yazarı değerli araştırmacı yazar dostum Osman Güvenir…

Kitabın özetini vererek, kitaptan pasajlar sunarak yazımı şişirmek niyetinde değilim. Ben burada yapılan yoğun çalışmanın önemi ve anlamı üzerinde durmak ve kitabın niteliğini irdelemek isterim.

Okullarımızın öğretim programında olan Kıbrıs Türk halkının tarihine ilişkin derslerin de aslında ne kadar yetersiz olduğunu belgeleyen ve yakın Kıbrıs tarihine duyarlı olan herkesin başucunda tutması gereken bir kitapla karşı karşıyayız… Çünkü Osman Güvenir bol fotoğrafla donattığı kitabında sadece Dr. Fazıl Küçük’ün yaşamını okuyucusuna anlatmakla yetinmiyor. Dr. Fazıl Küçük’ün doğumundan itibaren başlayıp onun ölümüne dek süren siyasal, sosyal, kültürel, ekonomik bir mücadele dönemini de tüm ayrıntılarıyla belgeselleştiriyor. Hem de nice olayı ve kimliği didik didik edercesine…

Osmanlı tarihinde vakay-i nüvüs’ler vardı. Bunlar Osmanlı Sarayı’nda görevlendirilmiş, Padişah’ın en yakınında birer gözlemci gibi duran ve gözlemlediklerini günü gününe kayda geçiren donanımlı, bilge, eli kalem tutan devlet görevlileriydi. Osmanlı İmparatorluğu’nun tarihi, işte onların titizlikle tuttukları notlarla yazılmıştır bir bakıma…

Başucuma aldığım bu kitapta Güvenir’in ayrıntılı anlatım tarzının rüzgârlarına kapıldığımda işte o saray vakay-i nüvüs’lerinin çağrışımlarını yaşadım. Dr. Fazıl Küçük’ün çok güvendiği ve “özel kalem görevlisi” olarak yıllarca yanı başında tuttuğu, onunla nice sırrını, sevincini ve acısını paylaştığı Osman Güvenir, en kritik yıllardaki yaşanmışlıklarını paha biçilmez bir armağan olarak kitaplaştırarak şimdi yeni nesillere sundu. Şundan kesinlikle eminim ki, halkçı ve Atatürkçü Lider Dr. Fazıl Küçük’ün ruhu şimdi müsterihtir ve yukarılardan bir yerden eski mesai arkadaşına takdirlerini iletmektedir: “İyi ki yazdın bunları be Osman!”

Çok zor koşullar altında tarihi sorumlulukla donanmış bir liderin, halkının huzuru adına, ölünceye dek kendi içinde sakladığı, yüreğini ve benliğini acıtan olayın toz kaplamış örtüsünü de Osman Güvenir kitabında cesaret ve içtenlikle kaldırmaktadır. Bizi bilinmeyen dehlizlerin içine davet eden bu örtü kaldırılırken, bazı kimlikler ve olaylar hakkındaki görüşlerimizin yeni boyutlar kazandığını duyumsuyoruz.                 

Okuyucuyu kimi zaman şaşırtan, kimi zaman duygulandıran, kimi zaman da isyan ettiren tarihi ayrıntılar tüm bunlara tanıklık eden titiz bir yazar gözlemciliğinin günümüze yansıyan tutanaklarıdır. Bu tutanaklardaki ayrıntıların sayfa sayfa okuyucunun önünde açılması, kitaba kalabalık kahramanlı gerçekçi bir roman tadı yaşatıyor. Kahramanlar arasında, sokaktaki sıradan insanlardan tutun, uluslararası alanda ün yapmış Türk ya da yabancı kimi kimlikler de vardır. Tabii ki bu romanın başkahramanı Ortaköy’lü çok çalışkan, üretken ve zeki bir çiftçi olan Mehmet Ağa’nın oğlu Dr. Fazıl Küçük’tür…

Ortaköylü çiftçinin zeki ve girişken oğlu, yaşadığı döneme göre çok zor olan bir işi başarıyor. Tıp öğrenimini ta Viyana’da, dünyanın kültür merkezinde yapıyor. Hiç kuşkusuz orada öğrendiği sadece tıp değildir. Siyasete, insan haklarına ve ilişkilerine, demokrasiye ve dünyadaki bağımsızlık hareketlerine dair de nice şeyler öğrenerek mücadeleci kimliğini çağdaş kültür ve cesaretle donatıyor. Ve ondan sonraki müthiş yaşam öyküsü önümüze sayfa sayfa, tüm ayrıntılarıyla serilirken, Türk halkının esenliği adına başarılar gerçekleştirilirken, Ortaköylü Fazıl’ın çağdaş donanımlı kimliğinin, İngiliz sömürge yönetimindeki ve ENOSİS canavarının pençeleri altındaki mazlum ve mağdur halkı için tarihi bir şansa dönüştüğüne tanık oluyoruz. 

Osman Güvenir özenle tuttuğu güncelerinden ve capcanlı belleğinden ürettiği biyografik kitabında sürükleyici anlatımını 76 başlık altında topladı. Her başlığın altını da oldukça zengin bilgiler ve gözlemlerle donattı. Okuyucuya sıkıntı vermesi muhtemel en ciddi tarihi olaya bile değinirken, o olayı ilginç anekdotlarıyla donatarak yumuşattı… Bazı bilinmeyen gerçekleri açıklarken, bazı kişileri ya da çevreleri öfkelendirmeyi göze aldı.

Kitapta değinilen her olay tarihi öneme haiz. Ve zincirleme o kadar çok olay anlatılıyor ki, bunlardan birkaç örnek seçmemin diğer olaylara haksızlık olacağını düşündüm. Tüm olayları, tüm anlatılanları okuyucunun ilgisine havale ederken, dostum Osman Güvenir’i mutlaka okunması, değerlendirilmesi ve üzerinde düşünülmesi gereken bir kitabı tarihimize ve edebiyatımıza armağan ettiğinden dolayı gönülden kutlarım. Çok zor bir işin üstesinden, yazarlık yeteneğinin ve vefa duygusunun gücüyle geldi. Bir teşekkürü de, bu kitabın yayımlanmasına özveriyle katkı koyan Dr. Fazıl Küçük Ailesi hak ediyor.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.