KıbrısFm
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

10.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yalnız hekimler mi?..

Kamuda çalışan hekimlerin devlet hizmeti dışında iş yapmaları yargı kararıyla engellenince kaçınılmaz olarak gündeme şu soru geldi: "Devlet bütçesinden ödenen memurların, öğretmenlerin ve işçilerin de kamu dışında iş yapmaları engellenecek mi?"

Hiç de haksız olmayan bu soruyu yanıtlayanların kimileri onların ikinci iş yapmalarının nedenini geçim sıkıntısına bağladı.

Evet; “geçim sıkıntısı”… Ekmen aslanın ağzında… Geçim sıkıntısının aşılabilmesi adına harcanan emek saygındır ve kutsaldır.

Ama aslına bakılacak olursa devlet hekimlerinin bir bölümü de geçim sıkıntısı yüzünden ek iş yorgunluğunu göze almaktadır. Göreve yeni atanmış genç hekimlerin aldıkları ve sadece sağlık sektöründe değil, sosyal yaşamda da ciddi bir soruna dönüşen mütevazı maaşlar malûmdur...

Birkaç bin TL’lik aylık maaşa mahkûm edilen hekimler devlet hastaneleri dışında çalışmasınlar da ne yapsınlar?

Açlığa talim mi etsinler?..

Kaç zamandır moda olan doktorların istifa zincirine katılıp istifayı mı bassınlar?

Ülkelerinde ekmek bulamazlarsa başka ülkelere mi göç etsinler?

                                                               *             *             *

Olaya adalet ve hukuk açısından bakıldığında, eğer uygulanacaksa şu ikinci iş yasağının sadece hekimleri değil, tüm devlet çalışanlarını kapsaması gerekir.

Özel iş kurup çiftçilik ve hayvancılık bile yapanlar ve hatta devletten kuraklık tazminatı alanlar da vardır kamu görevlileri arasında...

Devlet bütçesinden hiç ödenmeden hayatını kendi alın teri ve becerisiyle kazanmaya uğraş veren esnafa yapılan haksız rekabetle kalmıyor bu durum.

İkinci iş sahibi kamu görevlilerinin çalışma hayatındaki gizli faaliyetleri yüzünden devletin vergi kaybına uğradığı gerçeği de yetkili ağızlardan seslendirilmeye başlandı.

                                                               *             *             *

Güncelleşen bu konuya dair tartışmalar sürerken ikinci iş yasağının özel sektör içinde de geçerli olmasını ve tekelciliğin önlenmesini isteyeler de görüldü.

“İş hayatında ve piyasada girişimci gençlerimize de şans tanınmalı” diyenler, sermayesi olanın her alana el atmaması gerektiğini vurguluyor. Maddi ve manevi birikimleriyle kimi kişilerin her alana el atması dikkati çekiyor. Bunların hem marketçi, hem tüccar, hem emlâkçi, hem ithalatçı, hem ihracatçı, hem kasap, hem üretici olmalarının esnaf işsizliğini yoğunlaştırdığını vurgulayanlar iş hayatına ve piyasaya adil kriterlerin getirilmesini istiyorlar…

Bu da, ekonomik yaşamı depremlerle sarsılan ülkemizin gerçeklerine ilişkin bir başka görüş. Bu görüşün de tartışılması gerekir. 

                                                               *             *             *

Gelelim tekrar devlet hekimlerine ikinci işin yasaklanması konusuna…

Bu kararın yaşama geçirilmesi için yargı organı 6 aylık bir süre tanıtı. Hükümetin bu süre içinde dillere pelesenk yapılan o sağlık reformunu gerçekleştirmemesi halinde sağlık hizmetlerinde korkunç bir çöküntü yaşanacaktır. Bunun sinyalleri zaten kaç zamandır veriliyor… Devlette istihdam edilen genç hekimlerin ne malûm göç yasasının ön gördüğü özlük haklarıyla ve ne de sağlık sistemsizliğimizin kokuşmuş halleriyle o hizmet platformunda barınabilmelerine olanak yoktur.

Yargıdan çıkan kararla birlikte hükümet için de, sağlık hizmetlerimiz için de geriye doğru sayma işlemi başlamıştır. Bu işlem tamamlandığında reformlar bağlamında umut ve güven verici bir durumda olmamızı umalım..

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.