Güngut
Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

06.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yeni seçeneklere yönelmeli…

Durum meydanda değil mi dostlar? Rum ve Yunan tarafı Türklerle çözüme gitmeyeceğini en kaba söylemlerle duyumsatmıştır. Yunan Başbakanı Çipras çözüm zemininin olmadığını belirtirken, tüm Türklerin anlayabilmesi için Ortodoks Kilisesi’nin başı 2. Hrisostomos öğretildiği iki Türkçe kelimeyi kullanarak “çözüm yok” dedi.

Rumların siyasi lideri Nikos Anastasiadis ise dünyaya uzlaşmaz görünmemek ve bizim Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı’nın masadan kaçmasını sağlamak için diplomasinin tüm kıvırmalarını, tüm becerilerini kullanarak yapmaktadır.

Temel sorunların maalesef çözümlenemediğini bizzat hükümetinin sözcüsü seslendirirken, Anastasiadis’in kendisi son olarak ne dedi? “Haritada Türklerle aramızda sadece yüzde 1’lik bir fark var” dedi…

Resmen softa şaşırtması peşinde şu Anastasiadis… Çözümlenmeyen tek konu harita olsa bile, yüzdeliklerden daha önemli olan, o haritanın nasıl çizildiği, Rum’un hangi verimli ve stratejik bölgeleri alıp Türke neleri bıraktığıdır.

Ki bizim görmediğimiz bu Rum haritasının kabule şayan olmadığını Cumhurbaşkanımız Akıncı net bir söylemle açıklamıştır.

Kelimeler gelişigüzel kullanılamaz. Kelimelerin yeri, gücü ve anlamı vardır. Bunu bilenler kelimelere çok dikkat etmekte ve kullanılan kelimelerin de şu andaki çözümsüzlük durumunu bangır bangır ifşa etmekte olduğunu duyumsayabilmektedirler…

                                                               *             *             *

Uzlaşmaya ve çözüme yatkın mantalite taşıyanlar gerginlikten ve kışkırtmadan kaçınırlar. Oysa Yunanistan’ın yaptığına bakınız: Çipras Hükümeti Ege'de bir kez daha gerginliği tırmandırmaya başladı.

Yunanlı, denizde Türk kara sularını ihlal ediyor, havada ise Türk jetleriyle it dalaşına girişiyor. Yunanistan çözümün nihai sahnesinde oynanacak beşli konferans oyununun aktörlerindedir. Beşli konferansta bu aktörle mi uzlaşılacak?

Kıbrıs sorununun gerçek çözüm karşıtlarının Rum - Yunan ikilisi olduğu her dönem kanıtlanıyor. Biz asıl bu gerçek çözüm karşıtlarıyla uğraşacak yerde, birbirimizle uğraşmakta, birbirimizin neredeyse boğazına sarılmakta ve birbirimizi habire yıpratmaktayız... En üst seviyeden, en alt seviyeye kadar…

Ey dostlar; kendi kendimizle değil, çözümün gerçek mezar kazıcıları olan Rum ve Yunan'la uğraşalım… Düşünce ve diplomasi sahnesinde onların uzlaşmazlığını teşhir edip kanıtlayalım... Gerçek çözüm yandaşlığı bunu öngörür.

                                                               *             *             *

Çözüm olmayacaksa, olmayacak. Başka seçeneklerimizi değerlendirelim elbirliğiyle… Köhnemiş kabuklarımızı değiştirerek yeni açılımlara ve değişimlere reform nitelikli ataklarla yönelelim..

Bunu yapabilecek kararlılığa girersek şu gerçek de unutulmamalı: Türkiye bizim sadece savunmadaki değil, ekonomideki güvencemizdir de aynı zamanda.

Ekonomik kurtuluşumuz, ortak akılla, Türkiye'nin engin ekonomik olanaklarından yararlanabilmemize bağlıdır.

Türkiye başka ülkelerle trilyonluk ekonomik işbirliği anlaşmaları yaparken KKTC ile de neden özel anlaşmalar yapmasın? Naif KKTC ekonomisini sarmalayan duvarları neden yıkmasın Türkiye yepyeni bir anlayışla?.. Ve biz KKTC’liler neden bunu Türkiye’den ısrarla istemeyelim?

                                                               *             *             *

Bu konuları geçenlerde yatırımcı, genç ve donanımlı iş adamlarımızdan Aykut Mazhar’la konuşurken şunları dedi bana:

“TC yardım ve desteklerinin daha verimli olabilmesi için proje üretme kapasitemizi artırmamız gerekir. AB ısrarla STÖ'ler üzerinden yardım yaparken, TC hükümetler üzerinden çalışıyor. Oysa STÖ'ler daha hızlı, çeşitli ve gönüllü olduklarından sonuçları da daha iyi olabiliyor. Türkiye’yi bu konuda bilgilendirmek ve cesaretlendirmek gerekir. Bu şekilde daha çok insana, daha hızlı ulaşıp dokunabileceği için, Kıbrıs Türk Halkı ile TC arasındaki kısmen ‘limoni’ olan kardeşlik ve işbirliği kültürümüz de daha iyi bir noktaya taşınabilecektir.”

Ben sevgili Aykut’un bu tespitine yüzde yüz katılıyorum. Ya siz?

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.