HUNKAR SAG GIYDIRME
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

18.12.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Yüksek öğretim hallerimiz…

Gündemin önemli gelişmesi: YÖDAK Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Gökçekuş Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı tarafından YÖDAK başkanlığından alındı ve ondan boşalan makama yurt dışından bir tercih yapıldı: Prof. Dr. Akıle Sarıoğlu Büke… Büke, akademik kariyerini yurt dışında sürdüren bir Kıbrıslı Türk akademisyen…

Peki kronikleşmiş ve herkesin dilinde dolaşan YÖDAK sorunu çözümlendi mi şimdi? Yıllardır işlevsiz duruma getirilen YÖDAK baştan başa ele alınıp ıslah edilmeli, yasasının işlemeyen ya da işletilmeyen maddeleri kararlılıkla yürürlüğe konulmalı, o yasanın yenilenmesi gereken maddeleri de yasa yapıcıların sorumluluğuna havale edilmeli.

Nitekim Cumhurbaşkanı Akıncı görevden alma ve yeni atama kararını açıklarken YÖDAK’ın itibar kaybına uğradığını, aylardır toplanamadığını ve yönetim yeteneğini yeniden kazanması gerektiğini belirtti. Yeni YÖDAK Başkanını çok zor görevler ve hatta engeller beklemektedir. Dilerim gün gele “ne yaptım da bu görevi kabullendim!” hayıflanmasına girmez.

Baksanıza, spekülasyonların odağında olan YÖDAK konusunda şimdi daha değişik yorumlar da yapılmaya başlandı. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın iradesini bir mahkeme kararına bakarak değil, atadığı bir avukatın raporuna bakarak gösterdiği yorumu, yeni değerlendirmelerin en yaygın olanı…

Yeni YÖDAK başkanının kritik görevinde huzurlu ve başarılı olması içten dileğimizdir.

                                                               *             *             *

93 bin küsur nüfusuyla üniversite sektörümüz gittikçe büyüme trendindedir. Devreye girecek olan yeni üniversitelerin de eli kulağındadır… O hızlı gelişme karşısında gerek kadrosu, gerekse binasıyla tam bir göstermelik kuruma dönüşen YÖDAK’ımızın o dev sektör karşısındaki haline bakmak bile hüzünlenmeye yeterlidir…

Açılımı “Yüksek Öğretim Planlama, Denetleme, Akreditasyon ve Koordinasyon Kurulu” olan YÖDAK, başkent Lefkoşa’nın mütevazı bölgesi Yenişehir’de, çok ihmal edilen Ecvet Yusuf Caddesi üzerinde gösterişsiz, zemin kat bir binada konuşlandı.

Bu binanın ne zaman içine girsem ve ne zaman önünden geçsem, YÖDAK’ın denetlemesi gereken üniversite sektörümüzün o gösterişli yapılaşması gelir gözlerimin önüne… Ve acı bir tebessümün dudaklarıma yerleşmesini önleyemem…

                                                               *             *             *

Bu gösterişsiz tek katlı binanın öyküsünü bilir misiniz?

1974’ten önce EOKA’cıların lokali ve hatta karargâhıydı orası... Rum teröristlerin orada hiç fark edilmeden toplandıklarını sanmalarına karşın, bina TMT istihbaratının sürekli gözetimindeydi. TMT istihbaratçılarının binadaki hareketlere ilişkin raporları düzenli olarak istihbarat görevlileri tarafından TMT komutanlığına aktarılırdı…

Gün gele YÖDAK’ımızın tarihçesi yazılacaksa lütfen bunlar da akılda tutulsun…

YÖDAK’ın nasıl kurulduğuna ilişkin öykü de tabii ki tarihseldir. Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın Eğitim Danışmanı Dr. Hüsnü Feridun bana o öyküyü anlatırken şunları söyledi:

“Ülkemizde üniversiteler açılmaya başlayınca Cumhurbaşkanlığında Türkiye’deki YÖK (Yüksek Öğrenim Kurumu) benzeri bir yapılaşmaya bizim de ihtiyacımız olduğu konuşulmaya başlandı. Merhum Cumhurbaşkanımız Rauf Denktaş bana o görevi verdiğinde Dr. Ahmet Aker’le kolları sıvayıp işe koyulduk. İngiltere’deki üniversite yaşamının ilke ve mevzuatlarını günlerce inceledik. 2006 Nisan’ında YÖDAK’ın yasal kurumlaşması gerçekleşince Tahir Çelik hocamız bu kurumun başına atanan ilk akademisyenimizdir. YÖDAK’ın ilk kurumlaşması da Cumhurbaşkanlığı kütüphanesindedir. Daha sonraları tahsis edilen bugünün mütevazı binasına taşındı. Sınavlar konusunda üniversite yöneticileriyle yaşadığı anlaşmazlıklar üzerine Tahir Çelik bu görevden ayrılmayı tercih etti…”

İşte YÖDAK başkanının gerek hükümetle, gerekse üniversitelerle yaşadığı o ilk ciddi çatışma incelenmesi gereken bir akademik olaydır.

                                                               *             *             *

Diyeceğim o ki, YÖDAK’ın işleviyle ilgili ciddi sorunlar ülkemizdeki üniversiteleşmenin ilk yıllarından bu yana süregelmektedir. Üniversite sektörü gibi dinamik bir kurumlaşmada o sorunlar giderek kangrenleşir mi bilemem… Ama YÖDAK mevzuatının elden geçirilip çağdaşlaştırılmasına ve daha etkin bir kuruma dönüştürülmesine ilişkin görüşler gittikçe yaygınlaşmaktadır… 

YÖDAK’ın kurumsallaşmasına emek vermiş olanlardan, basın camiasından gelme dostum Fevzi Tanpınar da, oradaki hizmetlerini bir noktaya kadar sürdürdükten sona pes etmek ve görevinden ayrılmak durumunda kaldı. YÖDAK’ı daha etkin ve daha çağdaş konuma getirecek olan bir yasaya ihtiyaç olduğunu o da Dr. Hüsnü Feridun’la birlikte seslendiriyor.

YÖDAK – üniversite sektörü ilişkilerinin iyi gitmediği ta Ferdi Sabit Soyer’in başbakanlığı döneminde ciddi şekilde hissedilmiş, ne ki o günlerden bu yana soruna el atılmamış… İlgilileri dinlerken Başbakan Soyer’in o günlerde ciddi meseleleri halı altına süpürdüğü gibi bir kanıya vardım… Onun halı altına süpürdükleri de hâlâ orada duruyor.

Ayrıntılı bir söyleşimiz sırasında, gerek Dr. Hüsnü Feridun, gerekse Fevzi Tanpınar öğrenci nüfusunu 100 bine doğru tırmandırmakta olan üniversite sektörümüzün üst kurumu olan YÖDAK’ın, daha güçlü bir yapılaşmaya ihtiyacı olduğuna parmak basarken “eğer KKTC bir üniversiteler ülkesi ise, o üst kurum ya bir bakanlığa, ya da ilgili bakanlık altında bir müsteşarlığa dönüştürülmeli” diyorlar.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.