Akacan Holding
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

03.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Zamana oynama taktikası

Rum komşularımız arkalarına Yunanistan’ı da alarak 48’nci yılını dolduran şu kronikleşmiş görüşmeler için acayip tavırlar sergilemeyi sürdürüyorlar.

Yol haritası istemiyorlar, takvime rest çekiyorlar, Kıbrıs sorununun kökenindeki temel sorunlardan biri olan güvence konusunda adeta gırgır geçiyorlar…

Nasıl görüşmecidir bunlar? Anlayan varsa beri gelsin…

Siyasal sorunların çözümü için böylesi yol haritasız ve takvimsiz bir formatın uygulandığı tarihin hiçbir döneminde görülmedi…

“Siyasal görüşme” dediğin bir yol haritasının doğrultusunda ve belirlenen bir takvime göre yapılır. Sonuç alınırsa alınır, alınmazsa herkes kendi kaderini belirleyerek öz yoluna gider…

                                                               *             *             *

Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı New York dönüşü konuşurken "süreç sonunda çözüme ulaşılamıyorsa bunun dünyaya ilan edilmesi gerekecek" dedi.

İyi de, o sürecin sonu nasıl belirlenecek? Bizim takvimleme ısrarımıza karşın Rum tarafının takvim fobisi olduğunu yine Cumhurbaşkanımızın ağzından dinledik.

Sınırsız süreç mi olur?

Bu sürecin sınır belirlemesini hiç değilse artık biz yapalım... Ve kapanan görüşmelerden sonra, demokratik bir katılımcılıkla neler yapılması gerektiğine hep birlikte toplumca karar verelim… Bu bizim kader kararımız olsun…

                                                               *             *             *

1968’de başlayıp 1974’e kadar geçen sürede Rumlar kendi açılarından en şanslı dönemlerindeydiler. Ada genelinde gettolarda darmadağın yaşayan Türklere asgari haklar vererek bu sorunu sonuçlandırabilirlerdi.

1974 Birinci Barış Harekâtı’ndan sonra, sonuçsuz kalan Cenevre görüşmelerinde de uzlaşmazlıklarını sürdürdüler.

Türk tarafının kantonal çözüm önerilerine karşın… O şartların içinde, o çözüm şansını bile kullanmadılar.

Çünkü uzlaşma ve anlaşma niyetleri yoktu. Zamana oynamayı tercih ettiler. Ve bugün oldu hâlâ bu zamana oynama takıntılarından kurtulamıyorlar.

Akıncı’nın gün gele bir Pirus Zaferi’yle karşı karşıya kalabileceklerini kendilerine anımsatması çok iyi oldu…

                                                                              *             *             *

Cumhurbaşkanımız Mustafa Akıncı bir açıklamasında da, New York’a BM Genel Sekreteri ile görüşmeye gidilirken Rum Lider Nikos Anastasiadis’le verecekleri ortak mesaj konusunda anlaştıklarını, ancak Anastasiadis’in Ulusal Konsey’in etkisi altında kaldığını, ya da ret cephesinin şamatasından çekindiğini ve vardıkları mutabakat konusunda geri adım attığını söyledi.

Rum Hükümet Sözcüsü Hristodulidis ise hemen bir açıklama yaparak bunun doğru olmadığını öne sürdü.

Adam Cumhurbaşkanımızı resmen yalanlıyor. Nasıl sineye çekilir?

Ulusal Konsey’den de, kiliseden de, retçilerden de ödleri kopuyor…

                                                               *             *             *

Anastasiadis Ulusal Konsey’in ve ret cephesinin elinde bir oyuncak mı? Hiç mi iradesi yoktur?

Eğer öyleyse Türk tarafına kaybettirdiği zamana yazık değil mi?

Çözümü asla istemedikleri halde “çözüm isteyen mağdur taraf” rolünü yıllardır oynamaktadırlar. Bizim nesil bu rolün şımarıkça ve arsızca oynanmasına 48 yıldır tanıklık etmektedir.

Artık gına getirdiler…

Gerçek durumun bu olduğunu Birleşmiş Milletler de, Avrupa Birliği de, Kıbrıs sorununda aktörlük yapan diğer ülkelerin yetkilileri de çok iyi bilmektedirler.

Ama bu ayıbın üstünü ısrarla örtmekte, Kıbrıs sorununun gerçek mağduru ve mazlumu Türk halkına hak ettiği desteği vermemektedirler.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Ali Baglarbasi
    03.10.2016

    Zamana oynama takdiğini kimin oynadığını anlamak için bir alet içat edelim ve gerçekleri tam görebilelim. Zamana oynayanlar elde ettikleri verileri bir kriter olarak ele alalımmı? Yoksa başka kriterlermi konuşalım. Biz dünya içine girmenin yolunu seçtikmi? Kendi hukukumuz yok varda yok. Nasıl dünyalı olacağız acaba.

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.