HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Ahmet TOLGAY

Ahmet TOLGAY

10.01.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Zeytinli bittanın katıkları…

Görünen o ki, Rum Lider Nikos Anastasiadis Türk tarafından ne alırsa alsın Cumhurbaşkanlığımızın “maksimalist” olarak tanımladığı Rum çevrelerini asla tatmin edemiyor...

Bazı siyasi partilerin ve medya organlarının maksimalizminin kaynağı da “katıksız Enosis” düsturundan hiçbir zaman feragat etmemiş olan şu Rum Ortodoks Kilisesi’dir…

Kendine özgü dinci algı operasyonuyla Anastasidis’i Rum halkına “alkolik bir lider” olarak teşhir etmekte olan Ortodoks Kilisesi’nin baronları bu aşamada da yakından izlenmeli… Çünkü bu adamlar, pişmiş aşa su katma gibi bir misyonun uygulayıcısıdırlar… O pişen aş, Türk tarafının damak tadına hiç uygun olmasa da devinimlerini sürdürüyorlar!..

Alkolik bir siyasi liderin alkolün etkisiyle Türkler karşısında oldukça bonkör davranabileceğine dair algı yaratmaya çalışan kara cübbeli ruhani baronlar, siyaset yönetiminin yeni bir örneğinin altına daha imza atıyorlar.

Bu yönetimin başlığı “alkol ve siyaset” olabilir ve bu başlık dünya siyaset literatüründeki yerini de alabilir!..

                                                               *             *             *

Türkçe adları “doyumsuzlar” olan bu “maksimalistler”i pişmiş aş neden tatmin etmiyor?

Rahmetli Dr. Fazıl Küçük “zeytinli bittanın katığı içindedir” derdi. Bittalarında bol zeytin katığı olduğu halde hâlâ tatmin olmayan bu Rum çevreleri doyumsuzluklarının sınır tanımadığı izlenimini net biçimde veriyorlar…

Bittanın içindeki zeytinlere hele bir bakalım: Dört özgürlüğün ve mülkiyette ilk söz hakkının elde edilmiş olması Rum Lider Nikos Anastadiadis'in yeni yıl mesajında Rum halkına verdiği müjdeydi.

Dört özgürlük; iki bölgeliliği ve iki toplumluluğu düşleyen halkımızın dört kez öldüresiye dövülmesi anlamına gelir… Mülkiyette ilk söz hakkının Rum koçan sahibine verilmesi ise kendine tahsis edilen taşınmazlarda 42 yıldır oturan ve orada ekmeğini kazanan Türk’ün başına tas - tarak araması demektir...

Mülkiyette ve diğer duyarlı konularda Türklerin “derogasyonlar” diye bir umudu vardı. Bittanın içine eklenen zeytinlerle o umut da yok edildi.

Derogasyon hayallerini özellikle o dört özgürlük konusunda kurmaktaydık… Türkçemizde adına “birincil hukuk” da denilen derogasyonlardan beklentimiz, kurulacak düzenin ileride asla değiştirilmemesini sağlamaktı. Şimdi o beklenti mafiş!..

AB’nın, kendi temel ilkelerini çiğnemesinin söz konusu edilemeyeceği gerekçesiyle derogasyonlar gündemden kaldırıldı.

Bu yapılırken, bir de güncel örnek sürüldü önümüze… Neymiş o örnek? AB, istediği derogasyonları alamayan koskoca İngiltere’nin bile birlikten kopup gitmesini ilkeleri uğruna göze almış!.. Breh breh!..

                                                               *             *             *

Dört özgürlük geçerli olacağına göre Türklerin kuzeyde sarih nüfus ve mülk çoğunluğu olamayacak…

Kiliseye ait tüm mülkler ve kutsal yerler kilise yönetiminde özerk bölgelere dönüştürülecek…

Sızdırılan bilgilere göre 52 köy Rum yönetimine geçecek…

Tüm sahiller, limanlar, örenler, doğal kaynaklar, hava sahası, deniz kara suları ve kıta sahanlığı Rum egemenliğindeki merkezi federal yönetimin kontrolünde olacak…

Türkiye’nin garantörlüğünün kaldırılması ve Türklere dönüşümlü cumhurbaşkanlığı verilmemesi konusunda katı bir ısrarcılık hâlâ sürdürülüyor…

Anastasiadis tüm bunları alkolün etkisi altında sağlayabilmişse, ayık kafayla daha neler de neler sağlanabileceğini hesaplayan ruhani baronlar, şimdi yürüttükleri algı operasyonuyla liderlerini Cenevre zirvesinde ayık tutmaya çalışıyorlar…

Operasyon, zeytinli bittanın katıklarını daha bir çoğaltabilme adına!..

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.