KTV
  • 03 Ekim 2017, Salı 9:23
AkayCEMAL

Akay CEMAL

16 Ağustos’un suyu çıkınca, 1 Ekim oldu

Yıllar önce bir grup Kıbrıslı Türk ve Rum gazeteci heyeti olarak Almanya’yı ziyaret ediyorduk… 1 Ekim’e tesadüf etmesin mi?.. Bu tarih Almanların milli günü. Bağımsızlık günü…

Münih yakınlarında bizi bir okula götürdüler, her birimize ayrı ayrı sınıflar göstererek, “Yarım saatliğine de olsa ders vereceksiniz” dediler. Tabii ki Almanca bilmediğimizden İngilizce konuşacaktık… Sınıf öğretmeni ile tanıştıktan sonra derse girdik. Öğrenciler birbiri ardına sorular yöneltmeye başladılar.

“Öğrendiğimiz kadarıyla bizim bağımsızlık günümüz ile sizin bağımsızlık gününüz aynı tarihe – 1 Ekim – denk geliyormuş… Bize ülkenizi biraz anlatır mısınız?” diye sordular.

Bir bakıma garipsedim, bir bakıma da memnun oldum. Kıbrıs’ın gerçeklerini anlatabilmek için bu bir fırsattı ve bunu da kullanmam gerekti.

Dedim ki, “Ben Kıbrıslıyım, ama Kıbrıslı Türk’üm. Sizinle aynı gün ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşunu kutlayan biz değiliz, Rumlardır.”

Bunları söyleyince bu kez çocuklar, hatta öğretmenleri daha fazla ilgi duymasın mı? Ne de olsa direksiyon artık bendeydi ve anlatmaya devam ettim:

“Kıbrıs’ta iki toplum vardır. Biri Kıbrıs Türk toplumu, diğeri de Kıbrıs Rum toplumu… Rumlar, Ada’nın İngiliz idaresi altında son yıllarını yaşadığı 1955’in ortalarında, Kıbrıs’ı Yunanistan’a ilhak etmek için önce İngilizlere, ardından Kıbrıslı Türklere karşı silahlı saldırılara giriştiler. Ancak başaramayınca 16 Ağustos 1960 tarihinde Kıbrıslı Türklerle ortak bir devlet kurdular. İlhak sevdasıyla bu devlet, yani ortaklık fazla sürmedi ve ada ENOSİS yolunda kurban edildi. Biz Kıbrıslı Türkleri Aralık 1963 sonlarında silah zoruyla ortaklıktan attılar ve devlete el koydular. Maalesef BM Güvenlik Konseyi de, 4 Mart 1964’te aldığı kararla muhatap olarak, Rumların el koyduğu devleti tanıdı. Yıllar sonra Rumlar, resmi kuruluş tarihi olan 16 Ağustos’u da sildiler ve kuruluş tarihini 1 Ekim olarak ilan ettiler.

Şimdi bizler, Kıbrıs’ın üç garantör ülkesinden biri olan Türkiye’nin müdahalesi ve Rumlarla yapılan nüfus mübadelesi anlaşması gereği Ada’nın kuzeyinde, Rumlar da güneyinde yaşamaktadır. Devletimizin adı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’dir. Her ne kadar Türkiye dışındaki ülkeler tarafından tanınmasa da bir varlıktır. Kıbrıs sorununun çözümü ile ilgili sürdürülen müzakerelerde de iki taraftan biridir.”

Daha fazla detaya gerek yok. Bunları anlatınca öğrencilerin ağzı açık kalmıştı. Kıbrıs hakkında bir takım bilinmeyenleri anlatma, onlar da öğrenme olanağı elde etmişlerdi…

Sınıftan çıktığımda öğretmenleri çok teşekkür etmiş, “Çocuklara bilmedikleri şeyleri anlattın” demişti…

Ve Rum Yönetimi, Kıbrıslı Türklerle oluşturulan ortak cumhuriyetin tarihini bile değiştirir ve 16 Ağustos’u 1 Ekim’e kaydırırsa, o yönetimden ne beklenebilir? Bunun bir diğer anlamı da, “Bizim artık sizinle bir ortaklığımız söz konusu değil. Biz kendi cumhuriyetimizin kuruluş tarihini de değiştirdik” şeklindedir.

Keşke bu mesajı yıllar öncesinden almış olsak ve boşuna zaman kaybetmeseydik.

Geçen gün 1 Ekim’de 57’inci kuruluş yıldönümünü kutlamışlar… Hatta törenler esnasında 2001 yılından sonra ilk kez iki F-16 Yunan uçağı da geçti…  Doğal olarak Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis konuşmasında her zamanki tekerlemelerini saydı döktü.

Artık bizim bunlara harcayacak zamanımız yok, karnımız da tok. ‘Anastasiadis ne dedi, Andros Kiprianu neler söyledi’ gibi takıntılardan soyutlanarak, Türkiye ile birlikte yolumuza devam etmeliyiz. Güney’deki törenlere Yunanistan Savunma Bakanı Panos Kammenos da katıldı. Bu da Türkiye’ye ve Kıbrıslı Türklere karşı Yunanistan’la ne denli sıkı işbirliği ve dayanışma içinde olduklarının göstergesidir.

Kıbrıs Türk halkı olarak, bizim de anavatan Türkiye ile onlardan daha sıkı şekilde işbirliği yapmak ve dayanışmaya girmemiz, geleceğimizin selameti ve bu adada tutunabilmemizin yegâne kurtuluş yoludur.

Bazı milli günlerimizde Türk uçaklarının geçişini hazmedemeyip de konuyu protesto eden Rum yöneticilerin, Yunan savaş uçaklarının geçişine alkış tutmaları, sahtekârlığın en açık örneği değil midir?..

Bunları görerek ve bilerek, karşımızdakilerin, hatta BM’nin ne dediğine aldırış etmeden gündemimizde olan konuların üzerine eğilelim, burada herkesi imrendirecek insanca, hakça bir düzen yaratalım. Bunları gerçekleştirmek ve başarmak o kadar da zor değildir!


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup