Cyprus Today sol
  • 17 Aralık 2017, Pazar 10:33
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Ahmet Sanver’den;“Kıbrıs’ın Eski Ticaret Hayatı”

Toplumumuzun tanınmış işadamlarından n Ahmet Sanver, kısa bir süre önce yedinci kitabını çıkarmış bulunuyor. Adı “Kıbrıs’ın Eski Ticaret Hayatı ve İlginç Ticari Anılarım – Yaşanmış Öyküler.”

Kitabın ön kapağında “Yılda yüz bin adet ürettiğimiz 7’li gecelik takımları” diye not düşülürken, gecelikleri takdim eden bayanların fotoğrafları yer alıyor. Sanver, 116 sayfalık ederin arka kapağında da şöyle diyor:

“Bu kitapta, 1940’lı – 50’li – 60’lı – 70’li ve 80’li yıllarda Kıbrıs’ta yaşayan iş insanlarını ve benim ticari hayatımı anlatan gerçek öyküleri, ayrıca Kıbrıs dışındaki gezi anılarımı bulacaksınız. Okuyanlar, şimdilerde pek var olmayan, o dönemin ticaret kültürünü anımsayacak, bilmeyenler ise öğrenecektir. Bu öykülerde, her yaştan, herkesin kendinden bir şeyler bulacağına da inanıyorum.”

Editör, kapak ve sayfa tasarımını İlkay Piro’nun yaptığı ve Ateş Matbaacılık’ta basılan kitapta irdelenen konu başlıkları şöyle:

“Rum arkadaşımız Lukos ve Türkiye’ye yaptığımız ihracatlar, Mustafa Çağlayan, Mustafa Dalkılıç ve sahte ürünlerimiz, kumaş satışlarımızda dünya rekoru, Müzeyyen Senar ve ünlü politikacı Kamer Genç, Küçük Kız Heidi, Radife’nin örümcekleri ve güvercinler, Sıhhiye Dairesi, aşıcılar, sinekçiler ve arkadaşım Ali Cavit.”

“1961 yılında Haydarpaşa Ticaret Lisesi’nden mezun oldum. Kıbrıslı Türklerin kaderi gereği, daha lisede öğrenci iken milli mücadele saflarına katıldım. 1968 yılına kadar da askerlik yaptım, sonra da ticaret. Yazmaya ise 60 yaşından sonra başladım” diyen Ahmet Sanver şunları da vurguluyor:

“Bu kitaptan önce milli mücadele anılarımı yazdığım 3 adet kitabım ile çocukluk anılarımı yazdığım 3 ve Eski Kıbrıs’ı yazdığım diğer 3 kitabımın ilgi görmüş olması, daha başka anılarımı yazmam için beni cesaretlendiriyor. Okuyucularıma teşekkür ederim.”

Kitabın önsözünde ise bugünlerde çokça konuşulan, geçmiş yüzyıllardan bu yana süregelen Kıbrıs Türk kültürünün unutulmakta olduğu düşüncelerinin kendisini de etkilediğine değinen yazar, bu nedenle 60-70 yılda gördüklerini ve yaşadıklarını yazmaya çalıştığını anlatıyor.

1968 yılında dikiş işleri yapmaya başladıklarına işaret eden Ahmet Sanver, 1940’dan sonra işlerinin iyice gelişmiş olduğunu, hatta Rumlara da toptan satış yaptıklarını anlatıyor, şunları aktarıyor:

“O güne kadar ürettiklerimizin tümü kadın iç çamaşırları, gecelikler ve sabahlıklardı. Özel dokuma makinelerimiz olmadığından birçok şeyi üretemiyorduk. ‘Mona Lisa’ marka kaliteli çamaşırları üreten Rum arkadaşımız Lukos, deneyim ve bilgimiz kıt olduğundan bize çok yardımcı oldu. Alman ‘Mayer’ marka dokuma makineleri almamızı önerdi. Bonn’da dokuma makineleri fuarı olacaktı. Kardeşim Önder’le Mayer’in fabrikasına gittiler ve dokuma makinesi siparişi verdiler.

Lukos’un nükteden bir karakteri vardı, şaka yapmayı çok severdi. Ama gelen makinelerin kurulmasında bize çok yardımları olmuştu. Halbuki Rum arkadaşlarımız, fabrikalarına hiçbir Rum’u sokmaz, iş konusunda hiçbir bilgi vermezlerdi ama bizi rakip saymazlar ve yardımcı olurlardı. Yalnız bir tek kural vardı. Hiçbir şekilde siyaset konuşmamamız gerekirdi. Aksi halde tüm iyi ilişkiler bozulur, o melek gibi olan Rum arkadaşlarımız şeytanlaşırlardı.

1980’lerde bu çalışmaları Türkiye’ye de ihraç etmeye başlamıştık. GİMA, ürünlerimiz için devasa bir müşteri idi.

Türkiye’den gelip de Atleks’in (şirketimizin ve markamızın ismi) gecelik takımlarından almayan yoktu. O günlerde çekilen Türk filmlerinde, artistlerin üzerinde görüyorduk. Bu gecelik takımlarından en az 1 milyon adet yapmıştık.”

Ahmet Sanver ticaret yaşamını akıcı bir üslupla anlattıktan sonra Turgut Özal döneminde ticaretin liberalleştiğini, artık atölyenin çalışamaz hale geldiğini anımsatıyor ve “sonunda ticarette kulvar değiştirmek zorunda kaldık ve ithalâtçı olduk” diyor.

1950’li ve 90’lı yıllarda konfeksiyoncuların çok işsizlik çektiğine işaret eden yazar, tek çarenin o günlerde ünlü markaların taklidini yapmak olduğunu ifade ediyor, böylelikle Türkiye ve yerli piyasaya az da olsa iş yaptıklarını kaydediyor.

Kitapta Mustafa Toros, Hüseyin Çağlayan, kardeşi Mustafa Çağlayan, matbaacı Salahi Tezel, Çorpçı Mehmet Şeytanoğlu, Mustafa Dersev ve oğlu Taylan’dan söz edilirken, Sanver, Ankara’da karşılaştığı sorunları, bu arada özellikle de milli atlet Mustafa Dalkılıç ile anılarını dile getiriyor. Kitapta ayrıca Nazif Borman, İsmet Vehit Güney ve Ankara’ya ait çok sayıda siyah-beyaz fotoğraflar sayfalara serpiştirilmiş bulunuyor.

Kitapta ayrıca balıkçıdan – kokoreççiye, sakatatçıdan – çiğ köfteye kadar esnafın ve Ankara’nın çeşitli semtlerinin fotoğrafları yer alırken, pazarlamacı Yücel Gazi’nin kaygıları ve 1974 savaşı sonrası durum anlatılıyor.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek