Cyprus Today sol
  • 13 Nisan 2018, Cuma 9:31
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Akdağ’ın her ay gelmesi, silkinmemize yeterlidir!..

Türkiye ile her ne kadar ‘Ana-yavru’ isek de, KKTC’nin artık kendi ayakları üzerinde durması gerek! Bunun için de, çok çalışılması lazım.

Türkiye Cumhuriyeti’nin Kıbrıs İşlerinden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Kıbrıs Türk halkının eğitimi, kabiliyetleri ve bu toprakların potansiyelinin kişi başına düşen geliri, 25 bin dolara çıkarmak için büyük fırsatlar sunduğunu söyledi.

Geçen defa da dile getirmişti… Bu ziyaretinde bir şey daha ekledi: “Gözbebeğimiz olan bir toprağın, gözbebeği insanlarına hizmet etmek benim için bir şereftir. Oluşturduğum gelenekte ayda bir kez KKTC’yi ziyaret etmek vardır.”

Bunun anlamı büyüktür. Protokollerde ne gibi çalışmalar olduğu, yeterince yol kat edilip edilmediği görülecek ve bir nevi denetleme mekanizması oluşturulacaktır.  Bunun adına ‘yol göstericilik’ de denilebilir. KKTC olarak rehavete kapılmak yok! Ekonomik İşbirliği Protokolleri iş ola hazırlanmış değildir. Bunların yaşama geçirilmesi halinde, bu toplumun sıkıntıları da giderilir, Akdağ’ın sözünü ettiği 25 bin dolara da ulaşılabilir.

Bunun için de KKTC’nin silkinmesi, yöneticilerin, Dr. Küçük’ün sıkça kullandığı deyimle ‘geceyi gündüze katarak’ çalışması gerek! Her şey bir plan ve program dahilinde yürütülmeli, savsaklama olmamalıdır. Olduğu takdirde, ‘kulak çekilecek’ demiyoruz, ama elbette nazik bir dille uyarı yapılacaktır. Çünkü Sayın Recep Akdağ, bu göreve geldikten sonra, buranın iyi bir tahlilini yapmıştır. Tahlil sonuçlarına dayanarak, bu halkın eğitimi, kabiliyetleri ve bu toprakların potansiyelinin kişi başına düşen geliri, 25 bin dolara çıkarmak için büyük fırsatlar sunduğunu dile getirdi.

Sıkıntıya girmeden, özverili çalışmadan başarılı olunamaz! Bu bakımdan çizilen yol haritasına göre adım atmak, yalpalamadan hedefe doğru ilerlemek gerekir. Bu süreçte bir takım çatlak sesler çıkabilir, birilerinin çıkarlarına ters düşülebilir, nasırına da basılabilir. Hatta ‘Popülizm canavarı’ devreye girebilir. Tüm bunlar, yol haritasından sapmaya neden teşkil etmemelidir’

Zaten Rum tarafından bir hayır geleceğini beklemiyoruz. Bu güne kadar gelmediği gibi! Nitekim Sn. Akdağ, Akıncı – Anastasiadis buluşması arifesinde, Kıbrıs sorunu ile ilgili Türkiye’nin görüşünü de yineledi. “Türkiye’nin garantörlüğünden, Türkiye’nin buradaki kardeşlerinin güvenliğini sağlamak üzere birlikte aldığı tedbirlerden vazgeçemeyiz” dedi.

Bunları bilerek yolumuza devam etmek bir zorunluluktur!

 

***

 

Tam 44 yıl eşi ve 5 çocuğunun

özlemi ile yaşadı ve öylece öldü

 

Atlılar, Muratağa ve Sandallar köylerindeki toplu katliamları bir an bile unutabilmek mümkün değil! Hele akraba ve tanıdıklar da o menfur katliama uğradıysa…

Kamil Göksen Simtaş da Atlılar köyündendi… Komşu köy Muratağa’da ikamet etmekteydi… Barış Harekâtı’nın ikinci aşamasında Türk kuvvetleri ve mücahitlerin gelmekte olduğu haberini alınca, tabana kuvvet kaçan gözü dönmüş Rum ve Yunan birliklerinin söz konusu 3 köyde kadın, çocuk, yaşlı demeden yaptıkları katliamdan Kamil’in eşi ve 5 çocuğu da kurtulamamıştı…

Kolay mıydı eşi ve 5 çocuğunu toplu mezarda görebilmek? Kamil bu acıklı tabloyu tam 44 yıl her gece rüyasında gördü. Bunca yıl onların özlemiyle yaşadı – Ona da yaşamak denilirse – Bir de kitap yazmıştı, ‘Karanlık Dünyam’ diye… Toplu mezarları ziyaret edenlere olup bitenleri anlatan o idi. Şimdi kim anlatacak?

Geçen yıl kendisiyle görüşmüştük Muratağa’da… Filmler çekilmiş, konuşmuştu… Zaman zaman gözyaşlarına hakim olamazdı. Hatta orayı ziyaret eden genç bir Rum kızının, anlatılanları dinledikten sonra hüngür hüngür ağladığını ve ‘Bu da insanlık mı?’ diye kahrettiğini söylemişti…

Önceki gün Muratağa köyünde askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı. 44 yıl hasret kaldığı eşi ve beş çocuğunun yanına gitti.

Allah gani gani rahmet eylesin, ruhu şad olsun. Akrabalarının başı sağ olsun.

Bir şehit eşi de Hamitköy’de defnedildi. Şehit Salih Karahüseyin’in eşi, 6 evlat, nice torun ve torun çocukları sahibi Şermin Karahüseyin aslen Ayvasıl köyünden olup, sonraları Hamitköy’de ikamet etmekteydi… Orada toprağa verildi. Allah’tan rahmet, ailesi ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

Bu arada tanınmış simalarımızdan, Kıbrıs’ın ilk Türk tüccarlarından Mehmed Nevzat Atailer (91) de aynı gün Lefkoşa’da kalabalık bir törenle toprağa verildi. Allah’tan rahmet dileriz. Eşi Sevgi Hanım, evlatları, yakınları ve sevenlerinin başı sağ olsun.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek