HUNKAR SAG GIYDIRME
8 MART ÖZEL
Akay CEMAL

Akay CEMAL

11.02.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Akıncı’nın çağrısı ve Rumların bazı gerçeklere hazırlanması…

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Cumhuriyet Meclisi Başkanı Sibel Siber’den sonra, siyasi partileri de müzakere sürecine ilişkin son durum hakkında aydınlattı ve bilgi verdi.

Akıncı, görüşmelerden vazgeçmenin sorumlu bir devlet adamının yapacağı bir şey olmadığını vurguladı ve “Müzakerelerden çekilmem” dedi.

Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ile yaptığı görüşme konusunda “çok verimli değildi” ifadesini kullanan Akıncı, Türkiye’nin dört özgürlük talebiyle ilgili olarak da, “80 bin TC vatandaşının gelip yerleşmesini çağrıştıracak bir konu yok” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı’nın altını çizdiği en önemli husus, Rum tarafının, artık kendi halkını bazı gerçeklere hazırlaması gerektiğini söylemesiydi…

Rum tarafı, artık kendi halkını bazı gerçeklere hazırlamak durumundadır. Bu konuda çok geç bile kalındı.  Gerçeklerin 7’den 70’e Rum halkına anlatılması şarttır. Aksi halde bir çözüm olsa dahi, Güney Kıbrıs’tan kaynaklanan ırkçı yaklaşımlar durmayacak, belki daha da artacaktır. Irkçılığın en son örneği geçtiğimiz günlerde Trodos’ta yaşanmıştı… Kıbrıslı Türklere ait 5 aracın ve onlara eşlik eden bir Rum’un aracının lastiklerinin parçalanması hafife alınabilecek bir olay değildir.

Kilise, devamlı surette Türk düşmanlığını körükler, Rum çocuklarının okul kitapları Türk düşmanlığı ile harmanlanırsa, üstelik de gözlerini hırs bürüyen ırkçı örgütlerin her yaptıkları yanlarına kalıyorsa, iki taraf arasında güveni oluşturmak kolay değildir. Kapıların 2003’te açılmasından bu güne Ada’nın kuzeyinde tek bir Rum’un burnu kanamadıysa, tek bir Rum aracına saldırı olmadıysa, bu Türklerin iyi niyetinden, hoşgörü ve  konukseverliğinden kaynaklanmaktadır.

Rum halkı bazı gerçeklere hazırlanırken, 1977 Denktaş-Makarios ve 1979 Denktaş-Kiprianu Doruk Anlaşmalarında öngörülen iki bölgeli ve iki toplumlu federal bir Kıbrıs’ın esas hedef olduğunu bilmeli, iki bölgeliliğin de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarıyla bile sulandırılamayacağını bilmelidir. Rum halkı ‘Nüfus Mübadelesi Anlaşması’nın niye yapıldığını öğrenmelidir. Bu adada Rumlar kadar, Türklerin de hak sahibi olduğunu kabul etmelidir.

Dahası EOKA’nın amacı ve 1 Nisan 1955’ten sonra gelişen olaylar Rumlara doğru ve tarafsız bir şekilde anlatılmalıdır. 1960’da kurulan ortak cumhuriyetin yıkılma nedenleri ve akabinde 21 Aralık 1963’te Akritas Planı’nın niye uygulandığı Rum halkına izah edilmelidir. 15 Temmuz 1974 darbesini biliyorlar da, es geçiyorlar. En önemlisi Kıbrıs sorununun 20 Temmuz 1974’te başlamadığı kafalara sokulmalı ve gerekçeleriyle defalarca beyinlere çakılmalıdır. Türkiye’nin Kıbrıs’a niye müdahale etmek zorunda kaldığı, Türk askerinin niye burada bulunduğu çarpıtmadan, doğru dürüst anlatılmalıdır.

Öğrenilmesi gereken daha çok gerçekler vardır da, şimdilik bu kadarla yetiniyoruz.

***

82’nci vilayet söylemi…

Geçen gün “Kuzey Kıbrıs’ı Keşfet” adı altında bir organizasyon düzenlendi. Sponsorluğunu da Hürriyet Gazetesi, Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) ve Taşyapı Ltd üstlendi… Amaç KKTC’yi Anadolu halkına daha yakından tanıtmak ve ülkemize turist akışını artırmak… Her bakımdan Kuzey Kıbrıs’ın yararına bir girişim.

Benzeri organizasyonlar daha önceleri Türkiye’nin belirli illerinde de yapıldı ve oralarının tarihi, kültürel, turistik güzellikleri fotoğraflarla okuyuculara yansıtıldı. Söz konusu iller bu tanıtımdan büyük yararlar elde ettiler.

Söz konusu organizasyonla Kuzey Kıbrıs’ın, Türkiye’de daha iyi anlatılacağı ve bunun meyvelerini alacağımıza kuşku yoktur. Çünkü turizmin yolu tanıtımdan geçer. Kıbrıs Türk Seyahat Acenteleri Birliği (KITSAB) Başkanı Orhan Tolun, organizasyona “Konuşmacı olmadığımız için katılmadık” dedi. Keşke olsaydı…

Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Genel Sekreteri Çetin Gürcün’ün etkinlikte “KKTC’yi de sayınca il sayımız 82 oluyor” şeklinde bir ifade kullanması bazı siyasilerce tepkiyle karşılandı. Haklıdırlar. Çetin Gürcin’ü savunacak değiliz, ama o atmosferde heyecandan öyle konuştuğu inancındayız. Bu bir yerde Kıbrıs’a olan sevgiden de kaynaklanır. Yoksa 82’inci il olmadığını, olmayacağını kendisi de biliyor. Nitekim Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Başbakan Hüseyin Özgürgün, Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş, geçenlerde konu açıldığında KKTC’nin ayrı bir devlet olduğunu vurgulamamışlar mıydı?.. Hem de birkaç kez!

Bu bakımdan TÜRSAB yetkilisinin herhangi bir art niyet taşımayan sözlerinden yola çıkarak, olayı abartmaya, başka yerlere çekmeye hiç de gerek yok! KKTC’nın ayrı bağımsız bir devlet olduğunu Türkiye’de herkes bilmektedir. Bunu bahane ederek, ‘aldı ele çıktı yola’ kabilinden sürgit etmenin de yararı yok. Siyasilerimiz incir çekirdeğini doldurmayan bu tür konulara odaklanacaklarına, iktidarıyla muhalefetiyle toplumun önünde duran sorunlarla ilgilenseler çok daha yararlı olmaz mı?

Sadece bir anımsatalım dedik.

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.