Cyprus Today sol
  • 03 Eylül 2017, Pazar 13:00
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Alpay, havaya atılan madeni parayı vururdu

Eşi Huriye Hanım’ın vefatı üzerine Alpay Mustafa hakkında bir yazı kaleme alacağımıza söz vermiştik… 1950’li yılların sonlarında ve 60’lı yıllarda adından sıkça söz edilirdi… Kabına sığmaz, çevik ve korkusuzdu Alpay. Kötülük bilmezdi… Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) içinde en nişancı elemanlardan biri, hatta en önde gelendi. O kadar ki, havaya attığınız bir madeni parayı mutlaka vururdu…

Kapalı toplum döneminde her genç gibi o da sinemayı severdi… Doğru dürüst eğlence, sosyal etkinlik yoktu o günlerde. Hele 21 Aralık 1963 toplumlararası çatışmaların başlamasından sonra eğlence derdine düşen mi vardı? Denk düştüğünde Alpay’la arada bir merhum İsmail Sadıkoğlu’nu da alarak Zafer Sineması’na gider, vizyondaki filmler neyse izlerdik… Sadıkoğlu o dönemde Cumhurbaşkanı Yardımcısı olan Özgürlük ve Varoluş Mücadelesi Lideri Dr. Fazıl Küçük’ün resmi muhafızıydı… Alpay da Dr. Küçük’e büyük sevgi ve saygı duyar, ‘abi’ derdi. Zaten TMT’ye Volkan’dan geçmişti…

İyi saatte olsun, bir akşamüzeri o günlerin parlayan ses sanatçılarımızdan Ahmet Belevi ile ‘Sabır Lokantası’ yanlarında iki katlı bir eve gitmiştik… Hanaya çıktığımızda masa bir güzel donatılmıştı… Belli ki Alpay daha önceden tedbirini almıştı. Konyaktan daha bir-iki yudum içmiştik ki, Alpay, maharetini (nişancılığını) göstermek için masayı hazırlayan kadına “geç karşıya” diyerek, duvarın önünde durmasını istedi. Ondan sonra da tabanca ile tepeden tırnağa kadının fotoğrafını çizdi duvara… Kadına tek bir kurşun bile isabet ettirmeden!

Ancak havamız bozulmuş, keyfimiz kaçmıştı… Kalkıp kadından özür dilemesini istedik ve o da özür diledi ve iş tatlıya bağlandı. Ne kadar tatlıysa?

Her neyse; Çörekçi Minnoş’un oğlu İrteş’in Çağlayan’daki düğününde ne olduysa oldu ve bir tartışma sırasında Alpay tabancasıyla TMT yetkililerinden Nevzat Uzunoğlu ve Fikret Kürşat’ı ayağından vurdu. Masada dönemin İnzibat Komutanı Hüda Reis de vardı, ama o isabet almamıştı… Ondan sonra da olay o sırada Boğaz’da bulunan Bayraktar Kemal Coşkun’a (Kenan Çoygun) ulaştırıldı ve apar topar Lefkoşa’ya geldi. Bu arada teslim olan ve Sarayönü’nde eski polis karakolundaki hücrede bulunan Alpay Mustafa da tabancayla infaz edildi.

O günlerde çeşitli nedenlerden dolayı bölükler arasında da homurdanmalar başlamıştı. Hatta bir ara Boğaz mücahitleri ile Lefkoşa bölgesi mücahitleri arasında soğuk rüzgârlar esiyordu… O kadar ki, birbirlerine silah çekecek vaziyete kadar gelinmişti… Bu ortamda Sönmezliler ayrı bir cephe oluşturmuş gibiydi.

Gerek Alpay’ın vurulması, gerekse o günlerde bölükler arası hizipleşmeler, olmaması ve yaşanmaması gereken olaylardı… Ancak yalnız burada değil, dünyanın her yerinde teşkilatlarda, zaman zaman benzeri olayların ve de yetki karmaşasının yaşanmaması mümkün değildir.

Homurdanmalara dur denilmesi ve tehlikeli tırmanışlara daha fazla meydan vermeden disipline edilmesinin kaçınılmaz olduğu düşüncesiyle Alpay olayı sanki de bir fırsat yaratmıştı. İlla ki birinin kellesi mi gitmesi gerekirdi? Ama olan oldu, bu olaydan sonra da bölükler arasındaki homurdanmalar ip gibi kesildi. O günlerde teşkilatın bazı üst düzey yetkilileri “bir gözdağı verilmesi gerekirdi” şeklinde yorumlar da yaptılar.

Her şeye karşın Bayraktar Kemal Coşkun ve dönemin Lefkoşa Sancaktarı Kale Bey’in, olayla ilgili olarak aceleye, dolduruşa gelmemesi, tüm ilgili tarafları ve de Alpay’ı dinlemesi gerekirdi diye düşünüyoruz.

Nitekim o çok soğuk kış gününde pardesü ile yüzünü örtmeye çalışsa da, Dr. Küçük’ün gözlerinden yaş geldiğini görmüştüm. Merhum Başbakan Adnan Menderes ile arkadaşlarının idam edildikleri an da gözyaşlarını tutamamıştı…

Evet; söz verdiğimiz gibi, bir dönemin renkli siması, kabına sığmayan delikanlısı Alpay Mustafa’dan bahsettik. Bir kez daha kendisine, geçen günlerde hayata veda eden eşi Huriye Hanım’a Tanrı’dan rahmet, evlatları Bora’ya ve tüm ailesine başsağlığı dileriz.

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 19 12 4 3 20 40
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 19 13 1 5 15 40
3 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 19 11 4 4 13 37
4 BİNATLI YSK 19 9 7 3 12 34
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 19 10 1 8 3 31
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 19 7 8 4 3 29
7 CİHANGİR GSK 19 7 5 7 0 26
8 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 19 6 7 6 2 25
9 TÜRK OCAĞI LİMASOL 19 8 1 10 1 25
10 BAF ÜLKÜ YURDU 19 5 8 6 8 23
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 19 6 5 8 -1 23
12 LEFKE TSK 19 6 3 10 -5 21
13 YALOVA SK 19 5 5 9 -5 20
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 19 6 2 11 -22 20
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 19 3 6 10 -14 15
16 OZANKÖY SK 19 2 5 12 -30 11
yukarı çık