Vakıflar Sağ
Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

06.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Anastasiadis’in açıklamaları ışığında değerlendirmeler…

Şu anda konuşulan, tartışılan Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis’in yaptığı açıklamalar… Yalnız Türkler ve Rumlar değil, Kıbrıs sorunuyla ilgilenen aktörler de, virajdaki süreci yakından izliyor, açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunuyorlar.

Anastasiadis, “Reddettiğimiz planların kritik ve önemli parametrelerini iyileştirdiğimizi söyleyebilirim” derken, bu Annan Planı’nda yazılan ve Rumlar aleyhinde olduğu öne sürülen bölümlerde düzeltme yapıldığı anlamındadır. Burada akla gelen soru, “Rumlar lehine iyileştirmeler olurken, Türkler lehine de olmuş mudur?” Veya Türkler açısından geri adım mı atılmıştır?

Rum lider, “Bugüne kadar varılan sonuçların kendisine temkinli iyimser olma imkanı verdiğini” ifadeyle, “Akıncı ile yapacağımız görüşmeler istediğimiz sonuçları verirse, ki vereceğini umut ediyoruz, işte o zaman uzun süreli bu sürecin olumlu sonuçlanacağından daha kesin bir şekilde söz edebiliriz. Beklentilerimizi karşılamayacak bir çözümün halkın önüne getirilmesini kabul etmeyeceğim” şeklinde konuştu.

“Devletimizin tümünde AB müktesebatının uygulanmasında uzlaşıya vardık” diyen Anastasiadis,1Türk’e 4 Yunan vatandaşlık prensibinden söz etti, “Tazminat fonu olmadan çözüme gidilmemesi daha iyi” dedi.

Rum lider, “Ya bu sefer de çözülmezse” sorusuna karşılık “Böyle bir şey dilemem, ama bu, çözümsüzlük tehlikesi var diye herhangi bir çözümü kabul etmemiz gerektiği anlamına gelmiyor” şeklinde görüş belirtti.

Rum tarafının başından beri en fazla ayak direttiği başlıklardan biri garantiler, diğeri de Türk askeri varlığıdır. Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın son Türkiye ziyaretlerinde bu konular mutlaka gündeme gelmişti… Kaldı ki, Nikos Anastasiadis, Amerika’daki Rum-Yunan lobisine yakınlığı ile bilinen ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Erdoğan’la görüşmesinden önce Biden’la telefon konuşmasında, ricalarını Ankara’ya iletmesini istemişti…

Gelinen noktada garantiler konusunda değişiklik olduğu şeklinde fısıltılar yaygınlaşmış vaziyette… Buna göre; Türkiye, sadece Kurucu Türk Devleti’nin garantörü olacak ve Türkiye’nin garantörlüğü Güney Kıbrıs’ı kapsamayacak… Bu yeni bir öneri değil ki! Yıllar önce yine Anastasiadis tarafından dillendirilen bir görüştü…

Böyle bir durumda, devamlı surette Türk tehdidinden şikâyet eden Rumlar rahat bir nefes almış olacak. Bazı iyileştirmelerden söz edilirken, bunlardan bazılarının garantilerle ilgili olduğu anlaşılıyor. Nitekim Rum lider bu konuda şunları ifade etti:

“Cesaret verici olan ilk kez Kıbrıs Türk tarafının ve Türkiye’nin, bir toplumun güvenlik ihtiyacının diğerine tehdit arz etmemesi ile ilgili diyalog içine girmesidir.”

Bu sözler, tercüme etmeye gerek duyulmayacak kadar nettir.

Kıbrıs Türk tarafı bunun karşılığında ne almış olabilir? Zihinlerde dolaşan bir başka soru da budur. Bu arada Rum devletinden herhangi bir saldırı olursa, garantörlük alanı Güney’i kapsamayan Türkiye ne yapabilecektir? Ya da geçmişte olduğu gibi S-300 Füzeleri Güney’e konuşlandırıldığı takdirde, ne yapılacak, nasıl bir tavır ortaya konulacaktır?

Hatırlanacağı üzere; geçmişte Kıbrıs Rum kesimine konuşlandırılmak için getirilen Rum yapımı S-300 füze sistemi, Türkiye’nin sert ültimatomu sonucu Girit’e gönderilmişti…

Tabii ki bugün sadece güvenlik ve garantiler bölümünü ele aldık ve irdelemeye çalıştık. Aslında tüm konularda sorulması ve açıklığa kavuşması gereken daha nice bölümler vardır ki, ortaklığın nasıl yürütüleceğini belirleyen kriterler de herhalde not edilmiş bulunmaktadır.

Bunların yanı sıra, dört özgürlük en önemli konu başlıklarındandır. Serbest dolaşım, yerleşim ve mülk edinme özgürlüğü ile ticari malların serbestçe geçişi diye bilinen özgürlükler için deregasyonlar olacak mı, olmayacak mı? Bunların da açıklığa kavuşma gerekiyor.

Son virajda kaza maza olmaması dileğiyle…

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

  • Selçuk Angı
    06.09.2016

    Bu haberlerden sonra kazası falan kalmamış.Güzelim KKTCyi Kıbrıs Türk'ünün feda etme hakkı yoktur.

  • Selçuk Angı
    06.09.2016

    Yukarıda yazılanlar doğru ise,büyük fedakarlıklarla kurulan KKCT'ye elveda deniliyor. Sonradan pişman olmanın faydası yoktur.KKTC'ye sahip çıkalım !

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.