Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

24.10.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Asayiş, sağlık, turizm ve çevre sorunlarının aşılması

Son günlerde bazı sorunlar ön plana çıkarken, ülkedeki asayiş, sağlık, turizm ve çevre konusundaki gelişmeleri bir kez daha irdelemekte yarar vardır. Zaten bu konular birbirleriyle bağlantılıdır ve birini diğerinden soyutlamak mümkün değildir.

Son günlerde polis örgütünün prestijini sarsan bir takım olayların cereyan etmiş olması üzücü olduğu kadar, düşündürücüdür de! Ancak bazı gerçekleri de göz ardı etmeden, sorunların kökenine inmek gerek! Bu ülkede asayişi korumakla görevli polisin sayısı hiçbir zaman yeterli düzeye getirilemedi. Emekliye ayrılanlarla örgüt hep fire verdi. Bazı dönemlerde polise şiddetle ihtiyaç olmasına rağmen, kasıtlı olarak gereği yerine getirilmedi ve iş hep yokuşa sürüldü.

Belki de popülizm düşüncesiyle…

Ama polisin sayı bakımından yetersizliğine karşın durmadan yeni kapılar açıldı. Son olarak Lefke Aplıç ve Derinya Kapıları’nın açılmasına yönelik çalışmalar sürdürülüyor. Her kapı için ne kadar polis ve gümrük memuruna ihtiyaç olduğunu biliyor musunuz? Bu ve daha bazı nedenlerle zaten yetersiz olan sayı daha da aşağılara çekilmiş bulunuyor. Bu durumda da çalışma saatlerinde zorluklar yaşanıyor ve otomatikman ülkenin asayişi de etkileniyor.

Terör olaylarından dolayı olağanüstü halin sürdüğü Fransa’da bile daha geçen gün polisler, kendilerine aşırı yüklenme sonucu kötüleşen çalışma koşullarının iyileştirilmesi için sokağa inmiş ve eylem yapmışlardı…

Bu nedenlerle polise hak vermezlik olmaz! Kaldı ki polis örgütü personel sayısı bakımından olduğu gibi, çağdaş teçhizat bakımından da yetersizdir. MOBESE kameralarından bile yoksun olduğunu kaç kez yazdık. En nihayet bu konuda da olumlu gelişmeler kaydedildiğini izliyoruz.

İçişleri Bakanı Kutlu Evren, halkın güvenliğini artırmak amacıyla devreye girecek kamera sisteminin, polis teşkilatının istihbaratını güçlendireceğini, sokaklarda yaşanan bazı sorunların ortadan kalkacağını ve iç güvenliğin artacağını söyledi.

Yapımızdan mıdır nedir, her konuda geç karar veren bir özelliğe sahibiz. Hani ‘Geç olsun da güç olmasın’ atasözünü hatırlatacağız, ama çağ değiştiğine göre; hızlı karar vermek ve hızlı hareket etmek zorundayız. Nitekim Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Kemal Dürüst’ün, 1 yıl içerisinde altyapıda bugüne kadar yapılan yatırımların toplamı kadar bir bütçenin Anavatan Türkiye’den sağlandığını söylemesi dikkat çekicidir.

Öte yandan KKTC’nin en büyük ihtiyaçlarından biri olan Merkezi Cezaevi yapımına ilişkin projenin de en geç Ocak ayında ihale aşamasına gelecek olması da olumlu bir gelişmedir.

En başta gelen sorunlardan biri de kuşkusuz sağlıktır. O denli ki, sağlık turizminden söz edebilmek için evvela sağlığı bir sisteme oturtmak gerek. Dış ülkelerden adamıza gelenler özellikle bu konuda araştırma yapmakta, tatmin edici yanıtlar aldıkları takdirde gelmektedirler. Uzun zamandan beri konuşulmakta olan, ancak sıkça hükümet değişiklikleri nedeniyle bir türlü hayata geçirilemeyen Genel Sağlık Sigortası ve Döner Sermaye Yasası hâlâ beklemededir.

Bunların yanı sıra, Ankara’da düzenlenen ve 30’dan fazla ülkenin liderleri, karar alıcıları, uzmanlar ve aracı kurumların bir araya getirilmesini sağlayan ‘Global Sağlık Turizmi Zirvesi’nde KKTC’nin de temsil edilmesinin önemi yadsınamaz. Kıbrıs Sağlık Turizmi Konseyi Kurucu Başkanı Ahmet Savaşan, zirvedeki konuşmasında, hastaların KKTC’de güvenlik sorunu yaşamadığına işaretle, dünyada yaşam süresinin arttığını ve bu gerçekler ışığında Kuzey Kıbrıs’ın ‘Yaşlı dostu ülke’ olabilmesi ve 3’üncü yaş turizminde tercih edilir bir destinasyon haline gelmesi için gereken düzenlenmelerin yapılmaya başlandığını belirtti.

Bu noktada da diyeceğimiz; altyapı çalışmalarının yanı sıra, ileriye dönük yasaların tamamlanması ve sağlıkta esaslı bir sistem oluşturulması kaçınılmazdır. Bunlar yapılırken, bir yandan da kısa adı İŞAD olan İşadamları Derneği Başkanı Metin Şadi’nin ifade ettiği gibi, turizm çeşitleri geliştirilmeli ve özel ilgi, sağlık, spor, kongre gibi turizm alanlarında atılımlar yapılması gerek. Buna mesela ‘inanç turizmini’ de ekleyebiliriz, ancak kruvazör turizmini ekleyemeyiz.

Varsa öyle bir liman ve altyapımız hodri meydan!

Ancak her şeye rağmen dünya turizminde kaydedilen gelişmeleri çok iyi ve yakından takip etmek, sektörde çeşitliliği artırmak ve Kuzey Kıbrıs’ı dünyanın cazibe merkezlerinden birine dönüştürmek o kadar da zor değildir. Ama her şeyden önce şu çevre sınavını da bir geçebilsek… O sınavı geçmeden turizmin ya da sağlığın tadı tuzu mu olur?..

 

 

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.