KTV
  • 21 Temmuz 2017, Cuma 10:40
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Barış Harekâtı olmasaydı, horozlanabilirler miydi?..

Barış Harekâtı’nın yıldönümlerinde nice değerlendirmeler yapılır, dünyaya çeşitli mesajlar verilir. Gerek Kuzey’den ve Güney’den; gerekse Ankara ve Atina’dan!

Genelde Güney’de ve Yunanistan’da yapılan konuşmalar, Türkiye’yi suçlamaya yöneliktir. Çözümsüzlüğün faturası Ankara’ya çıkarılmak istenmektedir. Halbuki kazın ayağı hiç de öyle değildir. Mesela Rum Lider Nikos Anastasiadis ön yargılıdır ve ‘Sıfır asker, sıfır garanti’ sloganına iki halka daha eklemiş bulunuyor: Sıfır müdahale ve garantör güçlerin çözümü denetleyememesi…

“Bu şartlar yerine getirildiği takdirde masaya dönmeye hazırım” diyor Anastas… Daha çok bekler. Yunan Dışişleri Bakanı Nikos Kocas da Türkiye’nin yanı sıra, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide’yi de suçluyor. Eide’nin hazırlıklı olmadığını söylüyor. Eide konusunda bir yorum yapmak istemiyoruz, çünkü o da sütten çıkmış ak kaşık değildir. Müzakerelerin başarısızlığa uğramasında hangi tarafın sorumlu olduğunu açıklama cesareti gösteremiyor, hem nalına, hem mıhına vuruyor. Geçen gün de dediğimiz gibi ‘ne şiş yansın ne kebap’ politikası!

Ama böyle de olmaz ki!

Geçen gün de Anastasiadis, kendisine öyle bir fırça attı ki, adeta tavuğun bilmem neresine benzetti. Pazartesi günü adaya gelecekmiş… Gelse ne, gelmese ne! Crans-Montana’da Rum ve Yunan heyetlerinin ‘valiz toplama’ meselesine bile değinemedikten sonra…

Başlangıçta da ifade ettiğimiz gibi, 20 Temmuz mesajları yağmur gibi yağıyor. 3. Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “20 Temmuz olmasaydı bugün devletimiz olmazdı” derken, Meclis Başkanı Sibel Siber, Kıbrıs Türkünün, varlığını korumak için büyük mücadeleler vermiş bir halk olduğumu vurguladı. Başbakan Hüseyin Özgürgün, “Asli görev devleti korumak ve güçlendirmektir” şeklinde görüş belirtirken, Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş da, 20 Temmuz’un, Kıbrıs’ta kalıcı bir anlaşmanın temelini oluşturduğuna vurgu yaptı.

Tümü de gerçek. Ancak öncelikle Rum tarafını Crans-Montana’ya kadar sürükleyen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın değerlendirmelerine bakmak gerek. Akıncı, “Rum tarafının isteksizliği nedeniyle Kıbrıs Türk halkının ambargolar altında yaşam sürmesinin adil bir durum olmadığını” söyledi ve “Rum tarafı istemiyorsa, gönüllerinin olmasını bekleyecek halimiz de elbette yoktur. Kendi evimizin içini düzenleme çabasını hiç ertelemeden, ama bu adada barış içinde bir geleceği inşa etme sorumluluğundan da vazgeçmeden yolumuza devam edeceğiz” dedi.

Onlar nasıl ki, görüşmeleri fazla dikkate almadan kendi çıkarları gereği işlerine bakıyor, ambargolara mahkûm edilen bizlerin de kendi işimize gücümüze daha fazla bakmamız gerekir. Mağdur olan taraf biziz ve bu gerçekleri her platformda dile getirmeli, medeni dünyanın suratına yapıştırmalıyız.

Zaman zaman ‘barış havarisi’ kesilen, aslında barışın anlamını istismar eden birkaç sivil toplum örgütü bu gerçekleri bu güne kadar dillendirebildi mi? Akıncı’nın ifade ettiği gibi, ambargolar altında yaşam sürmenin adil olmadığını vurguladı mı?

Eğer bir davaya, bir çözüme katkı koymak istiyorsan, Anastasiadis’in dümen suyundan gitmek yerine, gerçekleri dile getirecek, çağdışı ambargoların barış ve çözümle bağdaşmadığını haykıracaksın.

Esasında Türkiye 20 Temmuz’da adaya müdahale etmeseydi, 43 yıldır süregelen barış ortamından söz edilemezdi. Yarım yüzyıla yakın bir zaman diliminde barış ortamının yaratılması ve korunması kolay değildir. Türkiye’nin müdahalesi olmasa ve Cunta, Ada’dan elini ayağını çekmese Anastasiadis ileri geri konuşabilir miydi? Hangi Rum politikacı konuşabilirdi? Ya Kocas, ağzını bile açamazdı. Türkiye’nin müdahalesi, hem burada hem de Yunanistan’da Cunta’nın sonunu getirdi, ayrıca demokrasiye zemin hazırladı.

Bunlar olmasaydı, örneğin Anastasiadis, cumhurbaşkanlığını rüyasında bile göremezdi.

Şimdi ise ‘Sıfır garanti, sıfır asker, sıfır müdahale’ diye tutturmuş gidiyor. Bunu slogan haline getirmek, seçimler için prim yapabilir, ancak aynı zamanda Kıbrıs Türk halkına hakaret anlamına da gelmektedir. Böyle bir slogan, Kıbrıs Türk halkının istek ve düşüncelerini göz ardı etmek ve dolayısıyla “bu adanın tek egemeni benim” (Rum halkı) demektir. “Burada Türklerin esamesi okunmaz” demektir. “Kıbrıslı Türkler azınlık konumundadır ve azınlık haklarına layıktırlar” anlamındadır.

Bu tür yaklaşımlarla ve gerçekleri göz ardı ederek, bir çözüme varmanın mümkün olmadığı ortada iken, bize düşen görevler daha net bir şekilde biçimlenmektedir. Evimizin içine ve dışına çeki düzen vermek, ekonomiye, kalkınmaya ağırlık vermek, bunlara yönelik projeleri Türkiye’nin de yardım ve katkılarıyla gerçekleştirmek, üretimden kopmamak başta gelen görevler arasındadır.

Türkiye’nin müdahalesi olmasaydı, Güney Kıbrıs’ı da kapsayan barış ve güven ortamında Anastasiadis gibiler horozlanabilir miydi? Ne diyelim, Osmanlı’dan kalma aşırı hoşgörünün getirdikleri…

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 10 6 0 4 5 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 BAF ÜLKÜ YURDU 10 5 1 4 12 16
6 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
7 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
8 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 25.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup