KTV
  • 15 Kasım 2017, Çarşamba 9:43
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Barış Harekâtı’na kadar ‘devlet teröründen’ çok çektik!

Bugün, Kıbrıslı Türklerin en mutlu günü…  En büyük bayramımız 20 Temmuz 1974 olduğuna göre, en mutlu günümüz de 15 Kasım’dır. Bir devlet çatısı altında olmanın mutluluğunu tadıyor ve yaşıyoruz. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), bugün Ada’nın kuzeyinde gerçek egemen bir devlettir.

‘Kıbrıs Cumhuriyeti’ denilen ortaklığı 21 Aralık 1963’te çalıp giden Rumların, kuzeydeki devlet üzerinde hiçbir hükmü yoktur. Onların sözü Ledra Palace’a kadar geçerlidir, daha ötede değil!

Barış Harekâtı öncesi dönemde, Kıbrıs Türküne bu adada hayat hakkı mı vardı? Seyahat özgürlüğü mü vardı? O günlerde yollardan çevrilen Türklerin kalıntıları (kemikleri) Kayıplar Komitesi’nin DNA testlerinden geçerek 50 yıl sonra halen defnedilmektedir.

Örneğin 1963’te Lefkoşa’da Aspava önünde Kıbrıslı Rumlarca vurularak öldürülen Vasit Mustafa için dün köyü Serdarlı’da bir cenaze töreni düzenlendi. Ailesinden verilen bilgiye göre; vurulduktan sonra naşı bazı Kıbrıslı Türk polisler tarafından Lefkoşa Genel Hastanesi’ne götürüldükten sonra kaybolan Vasit Mustafa’dan geride kalanlar Kayıp Şahıslar Komitesi’nin kazılarında Tekke Bahçesi’nde bulunmuştu… DNA testleriyle kimliklendirilen Vasit Mustafa’nın kalıntıları dün Serdarlı’da kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında defnedildi.

Evet; bu güne kadar aynı akıbeti paylaşan yüzlerce Kıbrıslı Türk vardır. Çoğunun kemikleri ya kör kuyularda bulundu, ya da başka yerlerde!

Ve karşımızdakiler, bu acıları yaşayanlara Türkiye’nin garantörlüğünün olmayacağı, Türk askeri varlığının bulunmayacağı bir anlaşmayı dayatmaya çalışıyorlar. Buna evet diyebilecek Kıbrıslı bir Türkün akıldan yoksun olması lazım. O günleri gördük, geçirdik. Nice toplu katliamlara tanık olduk, ortaya çıkardık. Silah zoruyla devletten atılan bu toplum, geçen süreçte ne acılar yaşamadı ki!

Şimdilerde aynı acıları Arakanlı Müslümanlar yaşamıyor mu? Onlar bizzat ‘devlet terörünün’ mağdurları…  Dünyanın gözleri önünde yok ediliyor, doğup büyüdükleri vatanlarından bizzat sözde devletin silahlı güçlerince atılıyorlar. Direnenlerse katlediliyor. Aynen burada1963 sonlarında başlayan ve 20 Temmuz 74 Barış Harekâtına kadar devam eden durum gibi. Burada da bir ‘devlet t terörü’  vardı. Kıbrıslı Türkleri, ortak oldukları devletten baskı ve silahla attıkları yetmemiş gibi, azınlık haklarına eyvallah demedikleri için her türlü zulüm ve işkenceyle, kısacası devlet terörüyle dize getirmeyi sürdürdüler.  Yerlerinden yurtlarından edilen Kıbrıslı Türkler bu süreçte nice şehitler verdi, binlerce soydaşımız yıllarca göçmen olarak çadırlarda yaşadı.

Barış Harekâtı’ndan bu yana geçen 43 yıl içinde Ada’nın kuzeyinde, KKTC’nin egemen olduğu topraklarda dilediğiniz saat dilediğiniz yere seyahat edebilirsiniz. Ne bir zamanlardaki Rumların ‘utanç barikatları’ var, ne de bir başka engel! Geçmişte yaşanan acıları bildikten sonra, şimdi devlet çatısı altında olmanın hazzı, mutluluğu bir başka anlam ifade etmektedir.

KKTC’nin ilanının 34’üncü yıldönümü konuşmasında Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, “Rum tarafının maksimalist davranışlarını kontrol edememesi ve makul bir uzlaşıya yanaşmaması halinde KKTC olarak yolumuza devam edeceğiz. Kıbrıs Türk tarafının izolasyonlar altında yaşatılmasının hiçbir haklı mazereti kalmamıştır” dedi.

Öyle de, seçimlerden sonra olası görüşme süreci için bizim de şartlarımızı ortaya koymamız ve de ambargoları bu şartlara dahil etmemiz lazım.

Beri yandan Türkiye Gazeteciler Federasyonu heyetini kabul eden Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu da, BM’nin, Kıbrıslı Türklerin 50 yılını çaldığını söyledi.

Doğrudur. Elli yılımızı çaldılar. Son Crans-Montana’da başarısızlığın nedeni Rum tarafı olmasına rağmen, BM Genel Sekreteri, sorumluluğu Türk ve Rum tarafına eşit şekilde yüklemeye kalkıştı, ne etliye dokundu, ne de sütlüye! Kısacası ‘Ne şiş yansın ne kebap’ dedi.

İşte böyle idare-i maslahatla 50 yılımızı çaldılar.  BM çaldı da, AB çalmadı mı? Annan Planı’na hayır diyen Rum tarafını tek taraflı ve de sorun çözüme kavuşmadan AB’ye üye alırken, plana evet diyen Türk tarafını ödüllendireceğine cezalandırdı. Ambargoları kaldırmamakla da hala cezalandırmaya devam ediyor.

Böyle bir durumda bize düşlen, kendi devletimize, KKTC’ye dört elle sarılmaktır! 34’üncü yıl kutlu olsun


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 BİNATLI YSK 9 5 3 1 9 18
2 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 9 6 0 3 6 18
3 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 9 6 0 3 5 18
4 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 9 5 2 2 4 17
5 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 9 4 4 1 5 16
6 YENİCAMİ AK 9 4 2 3 5 14
7 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 9 3 5 1 4 14
8 BAF ÜLKÜ YURDU 9 4 1 4 11 13
9 LEFKE TSK 9 3 2 4 -6 11
10 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 9 2 4 3 -2 10
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 9 3 1 5 -3 10
12 OZANKÖY SK 9 2 3 4 -8 9
13 YALOVA SK 9 2 2 5 -2 8
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 9 2 2 5 -9 8
15 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 9 1 4 4 -8 7
16 CİHANGİR GSK 9 2 1 6 -11 7

BURÇLAR

(21 Mart - 20 Nisan)

Koç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(21 Nisan - 21 Mayıs)

Boğa Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Mayıs - 22 Haziran)

İkizler Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Haziran - 22 Temmuz)

Yengeç Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Temmuz - 22 Ağustos)

Aslan Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ağustos - 22 Eylül)

Başak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Eylül - 22 Ekim)

Terazi Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(23 Ekim - 21 Kasım)

Akrep Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Kasım - 21 Aralık)

Yay Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Aralık - 21 Ocak)

Oğlak Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(22 Ocak - 19 Şubat)

Kova Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

(20 Şubat - 20 Mart)

Balık Burcunun 24.11.2017 Günlük Yorumu

yukarı çık
Skull King Popup