HUNKAR SAG GIYDIRME
Akay CEMAL

Akay CEMAL

11.09.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

Bayram ve ‘Balık istifsiz’ yeni bir Merkezi Cezaevi

Bugün arife, yarın da bayram… Aslında birçoğu bayrama geçen günden başladı ya!.. Şimdi kim bilir nerelerdeler?

Bayramlarda sevinenler de var, üzülenler de! Çeşitli nedenlerden dolayı ‘Bayram gelmiş neyime’ diyenler de var, ‘Yaşasın bayramlar’ diyenler de!

Yazıya bayramdan girdik, ama esas konumuz ‘Balık istifsiz yeni bir Merkezi Cezaevi.’

Yıllardır bu konudaki şikâyetlerden artık gına geldi. Mahkûm sayısı kapasitenin çok üstünde… O kadar ki, suça göre tanzim olayı da altüst oldu. Ağır suçlularla hafif suçlular mecburen aynı yerlerde barındırılıyor… Böyle bir durumda işlediği suçu bir daha tekrarlamayacağını söyleyeni, tövbe edeni nasıl ıslah edecek, topluma kazandırmak için ne yapacaksınız?

Geçtiğimiz günlerde, bir gazetede herhangi bir suçtan dolayı henüz çocuk yaşta birisinin kelepçelenerek götürüldüğünü yansıtan bir fotoğraf gördük. Ayıp yahu, artık bu kadarı da olmaz! Bu tür olayların, bu devletin imajını zedelediğini yetkili makamların bildiğini sanıyoruz. Hele voyvodalığın bu ülkede hiç de yeri yoktur, olmamalıdır!

Konudan fazla uzaklaşmadan yeniden ‘Balık istifsiz Merkezi Cezaevi’ konusuna dönelim… İçişleri Bakanı Kutlu Evren, geçen gün ilgili taraflarla önemli bir toplantı gerçekleştirdi. Bakan Evren, yeni cezaevi yapılması konusunda geçtiğimiz günlerde Türkiye’den bir heyet geldiğini söyledi, gerekli görüşmelerin yapıldığını ve bayram sonrasında konuya ilişkin detaylı açıklamalarda bulunulacağını belirtti.

Yeni cezaevinin hayat bulmasıyla birçok sorunun çözüleceğini belirten Kutlu Evren, KAMU-SEN ve KTAMS yetkilileriyle yararlı görüşmeler yaptığını ifade etti. KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan da, yukarıda vurguladığımız gibi, cezaevinde şu anki yapının sürdürülebilir ve aynı zamanda mahkûmların da topluma kazandırılma noktasında yeterli cevabı vermediğini kaydetti. KAMU-SEN Başkanı Metin Atan da, aralık ayı sonuna kadar yeni cezaevi projesinin ihaleye çıkacağı bilgisini almaktan ve bakanın sonuç alıcı çalışmasından dolayı duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Bu arada Merkezi Cezaevi Müdürü Metin Bilmem’in, sorunlara ilişkin verdiği bilgiler elbette toplantının yararlı geçmesinde etken oldu.

Evet; daha önceleri de yazdık, başımız ağrıdığında ilk çaldığımız kapı, Ankara’nın kapısı… Olanaklarımız yetmeyince oralara başvururuz. Gerekli anlayış ve katkıyı göstermekten geri kalmıyorlar… Bu gibi hallerde BM’ye, AB’ye veya başkalarına başvursak da, kimi kimden!.. Yaparlarsa da, bugüne kadar yaptıkları gibi devede kulak! Rum tarafına kazanla, Türk tarafına da kaşıkla…

Konudan uzaklaşmak istemiyoruz, ancak yeri gelmişken de sitemlerimizi iletmekten kaçınmıyoruz.

Tabii ki Merkezi Cezaevi’nin sorunu sadece bina sorunu değildir. Bina en başta gelenidir, ama başka sorunlar da çözüm beklemektedir. Sendikacıların da işaret ettiği gibi, orada çalışanların, gardiyanların sağlıklı ve güvenli bir ortamda çalışmaları, kadrolar, terfiler ve benzeri sorunlar halledilmesi gerekenler arasındadır.

Merkezi Cezaevi’ne girenlerin tümünü de aynı kefeye koymak haksızlık olur. Bilerek ve isteyerek suç işlemek başka, hasbelkader olayın içinde bulunmak gene başkadır. Bu konuda kararı veren mahkemelerdir. Ancak esas amaç, mahkûm olanların tahliye edildikten sonra, hayata tutunmalarında kendilerine destek olmalıdır.

Bu amaç doğrultusunda cezaevindeki eğitimin rolü önemlidir. Günlerini boş geçirmeyip de, bir şeyler öğrenmek ve üretmek isteyenlere her türlü olanak sağlanmalıdır. Her alanda teşvikler olduğu gibi, Merkezi Cezaevi’nde de benzeri teşviklerin daha geniş olanaklar ve daha duyarlı bir şekilde uygulanması gerektiği inancındayız.

Kaldı ki, cezaevine girip çıkanlara değişik gözle bakılmaması ve onları toplumdan dışlamamak ve kazanmak adına programlı eğitimlerin önemi hiç de küçümsenemez!

İngiliz döneminde ve daha sonraları çocuk yaştaki suçlular Lapta Islah Okulu’na gönderilir, orada meslek sahibi olur ve çıktıktan sonra da öğrendikleri meslekleri icra ederek, hayatlarını kazanırlardı… Onlardan hala aramızda olanlar vardır. Değişen koşullar ve artan imkânlar dikkate alındığında, şimdilerde çok daha iyi ve başarılı işler yapılabilir. Bundan da hem toplum kazançlı çıkar, hem de mahkûmlar!

Hele Merkezi Cezaevi’ndeki şu balık istifi uygulaması yeni yapılacak bina ile bir sonlandırılsa…

Yetmiş iki milletten insanın bulunduğu şu avuç içi kadar ülkede ‘Balık istifsiz Merkezi Cezaevi’ne öyle bir ihtiyaç var ki!..

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.