Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

12.03.2017

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

‘Belirsizlik mahkûmiyetini’ilelebet taşımak istemiyorsak…

Haftanın en önemli konularından biri de, Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın açıkladığı rapor… Öyle sanıyoruz ki,  ‘Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Raporu’ üzerinde çok konuşulacak, çok da tartışılacak.

Bu konuda Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın, Başbakan Vekili ve Maliye Bakanı Serdar Denktaş’ın, Ticaret Odası Başkanı Fikri Toros’un görüş, düşünce ve önerilerine kulak vermek lazım. Bunları daha sonra irdeleyeceğiz de, Denktaş’ın “Belirsizlikten bıktık” sözü, üzerinde durmaya değer.

Dünyada belirsizlikten daha kötü bir şey olamaz! O kadar ki, bu halk bu ağır cezayı yıllar boyudur çekmektedir. Belirsizliğe mahkûm edilmek en ağır cezadır. İnsanı için için yer bitirir. Kim bilir, belki de birçok hastalığın nedeni belirsizliktir diye düşünüyoruz. Liseyi veya üniversiteyi bitiren genç belirsizlikler girdabında boğuşur, durur. İş kurma imkân ve yeteneği varsa da, bu kez devlet bürokrasisine yenik düşer, ya da düzlüğe çıkana kadar yalpalar.

Nice beyinler bu yüzden dünyanın en gelişmiş ülkelerinde önemli görevler ifa ediyorlar. Her alanda başarılarını takdirle izliyor, gurur duyuyoruz.

Kendimizi bildik bileli ‘Belirsizlik mahkûmuyuz’. Hani ‘Kürek mahkûmu’ olarak cezalandırılanlar var ya, Kıbrıs Türkü de ‘Belirsizlik mahkûmu.’

Bu mahkûmiyeti ilelebet sırtımızda taşımak zorunda mıyız? Değiliz. Ancak bir yerde karar vermek lazım. Bizleri belirsizlikler girdabında sürükleyip götüren müzakere süreci ise, bundan kurtulabilmenin, belirsizlikleri kırmanın başka yolu, yöntemi yok mudur? Karşı tarafın ve de AB’nin istediği, ‘belirsizlik damgasını’ ilelebet taşımamızdır. Rum tarafı, gelişmemizi, ilerlememizi frenleyen bu durumu görüyor, biliyor ve zamana oynayarak, hiçbir şey yokmuş gibi kendi yoluna devam ediyor.

Varsın Kuzey Kıbrıs, belirsizlik denizinde çırpınıp dursun, kimin umurunda?

Bu topluma biçilen belirsizlik cezasının hiçbir haklı gerekçesi olamaz. Biz bundan zarar görüyorsak, başkaları da yarar sağlıyorsa, artık bu konularda karar vermek durumu ile karşı karşıya bulunduğumuzu bilinmeliyiz. Kendi geleceğimize yön verme zamanının geldiğini, hatta geçtiğini de bilmeliyiz. Yoksa kimse, elimizden tutup da, “Gelin sizi belirsizlikten kurtarıyoruz” diyecek halde değildir.

Serdar Denktaş’ın da dediği gibi, müzakere sürecinin devam edip etmemesine de artık bu halk karar vermelidir. Ama o zaman da bu devleti ve halkını adam gibi yönetmek sorumluluğunu üstlenmek ve gereklerini yerine getirmek lazım. Avuç içi kadar bir ülkede bunu başarmak zor değildir. Bu toplum, bu güne kadar nice zorlukları aşıp da kendini düzlüğe çıkarmayı başarandır. Hem de çok daha kötü günlerde ve ağır koşullar altında!

O günlere kıyasla bugün belirsizlik ortamında da olsak, her türlü imkâna sahibiz, Türkiye üzerinden dünyaya açılma olanaklarını kullanmaktayız. Belirsizlikleri aşmak ve aydınlık geleceğe doğru yol almak istiyorsak, Türkiye yetkililerinin de övgüyle söz ettiği üniversitelerin arı misali çalışmalarından ders almak yeterli…

Evet, belirsizlik en ağır ve de haksız mahkûmiyettir. Böyle olmasına rağmen onu da aşmak kendi elimizdedir. Bu toplumu kimse ömür boyu belirsizliğe mahkûm etme hakkına sahip değildir. Bunu bilerek geleceğimize yön verelim.

***

 

‘Bu kadarı da olmaz’ dedirten kaza

 

Geçitköy’de Kamil Göktepe’nin yaşamını yitirmesine neden olan Türkmenistanlı kamyon sürücüsü Babayev’in KKTC ağır vasıta sürüş ehliyeti olmadığı, çalışma izninin bulaşıkçı olarak alındığı ve daha önce bir otelde çalıştığı ortaya çıktı.

Aslen Baflı olup, Güzelyurt’ta ikamet eden Göktepe, herkes tarafından sevilen, sayılan bir insandı… Cenaze töreninde gözyaşları sel olurken, “İnsan hayatı bu kadar mı ucuzdur, Göktepe’nin kaderi bu mu olmalıydı” diye feryatlar yükseldiyse de, bir hiç uğruna hayattan koparılan soydaşımızı geri getirebilmek mümkün değil. İşte devlet ciddiyeti ya da ciddiyetsizliği bu noktada sorgulanır.

Bu arada Yeniboğaziçi’nin tanınmış simalarından Muharrem Karaşahin ile Vadili’nin sevilen insanlarından Ömer Kuluma, ayrıca Akıncılar’ın Veli Tuna’sı da geçtiğimiz günlerde kaybettiğimiz değerlerden… Allah’tan rahmet, aileleri ve sevenlerine başsağlığı dileriz.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.