Akacan Holding
Akay CEMAL

Akay CEMAL

04.11.2016

  • Website
  • Google+
  • Instagram
  • LinkedIn
  • Email

“Beni adam yerine koymayanı ben hiç koymam”

Bir kelime var, önemi ve anlamı çok büyüktür: ‘Ortak’, ya da ortaklık…

Ortak veya ortaklık karşılıklı sevgi, saygı ve güvene dayanır. Bunlar olursa ortaklık yürür, olmazsa yürümez ve gün gelir çatırdar… 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nde olduğu gibi…

Ada’nın tek karma köyü Pile’de Türk ve Rum polisi, yasa dışı kumar oynatılan mekanlara yönelik BM Barış Gücü nezaretinde ortak bir operasyon yaptı. İki Toplumlu Suç ve Suçlara İlişkin Teknik Komitesi Eş Başkanı Hakkı Celal Önen, her iki polis örgütünün bu operasyon için defalarca toplantı düzenlediğini, 2 yıllık bir hazırlık aşaması geçirildiğini, hatta iki toplumun polislerinin bu operasyon için armalarını dahi çıkardıklarını söyledi.

Karma köy Pile özel bir statüye sahip. Kontrol BM Barış Gücü’nde… Ne Türk, ne de Rum polisleri üniformalı olarak orada görev yapamaz!

Ortak operasyon başarılı olduysa da, Rum Yönetimi ‘ortak operasyon’ demekten kaçındı. Rum Kamu Düzeni Bakanı Yonas Nikolau, Kıbrıs Rum polisinin operasyon için ‘sahte devletin polisi’ ya da başkalarıyla işbirliğinde bulunmadığını ifade etti. Dahası Rum Yönetimi, Kıbrıs Türk polisinin orada bulup bulunmadığından dahi haberi olmadığını iddia etti.

Bir gerçeği inkâr etmek, kime ne kazandırır?

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis ve heyetleri müzakere masasında eşit statüde oturmuyorlar mı? Ha; masadan kalktıktan sonra Anastasiadis, tanınmış bir devletin başkanı, Akıncı ise tanınmamış olsa da, varlığı inkâr edilemeyen bir devletin başkanı… Üstelik seçimle işbaşına gelmiş.

Müzakerelerde iki taraf arasında güveni artırmak amacıyla bunca çaba harcanırken, ortak bir baskında veya operasyonda taraflardan birini, yani Türk polisini yok saymak, ortaklığa ve paylaşıma sıcak bakmama anlamı taşır. Yaşanmış bir olayı kabul etmekle birlikte, söz konusu olaya müdahale eden polis örgütünden birinin varlığını kabullenecek, ötekini kabullenmeyeceksin. Olacak iş değildir.

Gerçekleri söylemek, Türk polisinin düzeyinin Rum polisinin düzeyine gelmesine tahammülü olmayanların bir fobisidir. Ama madem ki müzakere masasında ileride bir ortaklık kurulması için görüşmeler yapılıyor, bu tür saplantı ve fobilerden mutlaka kurtulmak gerek.

Kaldı ki BM yetkilileri bu operasyonda ortak taraftır ve onların gözetiminde gerçekleştirilmiş bulunmaktadır. Esasında Kıbrıs müzakereleri de BM gözetiminde yapılmıyor mu?

Bu tür davranışların iki toplum arasındaki güven sorununun aşılmasına herhangi bir katkı koymadığı, aksine güven bunalımını tetiklediği gerçeğini de unutmamak lazım. Elbette karşı taraf, KKTC’yi eşit görmeyebilir, aynı kefeye koymayabilir… Nitekim bir süre önce İstanbul’da Akıncı yemeğe katıldı diye, Anastasiadis’in öfkelenip de İstanbul’u terk etmesi yakışık alır mıydı?

Bütün mesele, bazı hallerde buradaki devletin veya makamlarının düzeyinin yükseltilmesi kaygısı… Bundan nem kaptıkları kadar, başka hiçbir şeyden nem kapmıyorlar.

Ama beri yandan da yıllar boyu, yarım yüzyıldan beri soruna çözüm bulmak için, yeniden ortaklık kurmak için uğraş veriliyor.

Bu olayları gördükçe; diyoruz ki eşit koşullarda biz ortaklığa varız da, acaba Rum tarafı da var mıdır? Bu soruya net bir şekilde cevap verebilmek ne yazık ki mümkün değildir!

Sonuçta; bu işler yalvarma, el etek öpme, ve naz niyazla olacak işler değildir. “Beni adam yerine koymayanı ben hiç koymam” sözünü de bu nedenle hatırladık.

***

“Kıbrıs tali bir konu”

Dün “Bölgeye, AB’ye, ülkemize genel bakış ve hassasiyetler” başlıklı yazımızda, dünyada ve özellikle de Avrupa’da büyüyen sorunlara değinirken, yarım yüzyıla yakın bir süredir adada var olan barış ve güven konusundaki hassasiyetin göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulamıştık…

Gerçekten de Avrupa büyük sorunlarla karşı karşıya… Bu gerçeği ABD Dışişleri Bakanı eski yardımcısı James Rubin de ifade etti. Rubin, Güney Kıbrıs’ta düzenlenen bir konferansta yaptığı konuşmada, Kıbrıs sorunu ne kadar da önemli olsa, bugün Avrupa’nın karşı karşıya bulunduğu büyük sorunlara göre tali bir konu olduğunu belirtti.

Bizdeki konulara biraz da dıştaki açılardan bakmanın yararı olduğu inancındayız. Rubin örneğini de bunun için verdik.

Yazıyı Paylaş:

YORUMLAR

    Köşe Yazısına Ait Yorum Bulunmamaktadır....

YORUM YAZIN

  • CAPTCHA security code
  • Yorumu Gönder

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Şahıs/Şahıslar’a aittir.