Cyprus Today sol
  • 09 Mart 2018, Cuma 9:34
AkayCEMAL

Akay CEMAL

Bir pireye yorgan yakmak ve Ankara ziyareti…

Dörtlü Koalisyon Hükümeti’nin kurulmasından sonra, Ankara ziyareti de gerçekleşti. Adettendir, hükümet güvenoyu aldıktan sonra Ankara’ya gidilir, ‘Merhaba’ denilir ve ikili ilişkiler konuşulur. Bu tür ziyaret ve görüşmeler geleneksel hale gelmiş bulunmaktadır. Kimse bu konuda cingözlük yapmaya kalkmasın. Rum tarafı için de durum aynıdır ve her seçimden sonra Atina’ya gidilir, selam verilir.

Türk veya Rum seçilmişlerin Amerika’ya veya Meksika’ya gidecek halleri yok ya! Kıbrıslı Rumların anavatanı Yunanistan, Kıbrıslı Türklerin anavatanı da Türkiye… Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, bir süre önce “Tek sığınacağımız liman Türkiye’dir” demedi miydi? Eğer Türkiye olmasa, bizim burada esamemiz mi okunur? Aynı şekilde eğer arkalarında Yunanistan olmasa, Rumların burada esamesi mi okunur?

Tarih boyunca bu böyle olmuştur. Ancak Rumların ve akıl hocalarının tek istedikleri Kıbrıslı Türklerin, Türkiye ile bağlarını zayıflatmak, sonuçta Rumların arzu ettiği biçimde bir çözümü kabul ettirmek! Bunu yapan ve de yaptıran odaklar, nedense Rumlarla Yunanistan arasındaki bağlar söz konusu oldu mu, ona ses çıkarmıyorlar.

Ha bir de şu önemli. Rumların esas yanında ‘üvey anavatanları’ da var. Mesela İsrail, Mısır gibi ülkeler, Yunanistan’dan sonra Rumların yeni anavatanlarıdır. Öz veya üvey olsun onlar için fark etmez. Hatta bazı hallerde bu yeni anavatanlara Yunanistan’dan daha fazla güven duymaktadırlar. Çünkü Rum tarafı “Düşmanımın düşmanı benim dostumdur’ politikasını en iyi bir şekilde uygulamaktadır. Mesela bazı hallerde Yunanistan’dan daha fazla İsrail’e güvenmektedirler. Mesela Altıncı Filo’nun bölgede dolaşması üzerine, ibikleri kabaran horoz misali, ‘şimdi de efelenecek misin?’ dercesine yan gözle Türkiye’ye bakmaktadırlar.

İki gözünü açıp da bakacak yüzleri yok ki! Çünkü Rum tarafı, Münhasır Ekonomik Bölgeleri (MEB) İsrail, Mısır ve Lübnan’la birlikte işine geldiği gibi belirledi ve “buraları benim egemenliğimdedir’ havalarına girdi. Sanki de kendisine büyük dedesi Nikoli’den miras kaldı.

Ama ne yalan söyleyelim, hepsi değil, fakat Rumların çoğu ‘Bir pireye yorgan yakacak’ tiptedirler. Bu adayı az mı yakmış, ateşe atmışlardı? Değil Kıbrıs’ı, Roma’yı bile yakarlar!.. Kıbrıs’ı Yunan bayrağı altında Yunanistan’la birleştirme, bir diğer deyişle ENOSİS’i gerçekleştirmeyi amaçlayan Rum yer altı tedhiş örgütü EOKA 1 Nisan 1955’te kurulduktan sonra, karma köylerden başlamak üzere; birçok Türk köyünü yakıp yıkmadı mı? 21 Aralık 1963’te ‘Kanlı Noel’den başlayarak tam 11 yıl her tarafı yangın yerine döndürmedi mi?

Onlar yetmedi, 15 Temmuz 1974’te adayı bir kez daha yakmadılar mı? E kaçıncı be birader. O bedende o hırs durdukça Doğu Akdeniz’i de yakarlar. Üstelik kendilerinin de yanması pahasına. Bu zihniyet yüzünden gelinmedi mi bu günlere? Ama bu acı gerçekleri kurcalamak nedense birilerinin işine gelmiyor. Nerdeyse EOKA’yı sütten çıkmış ak kaşığa benzetecekler… Halbuki herkes de bilmektedir ki, “EOKA kurulmasaydı, TMT de kurulmayacaktı, 15 Temmuz Yunan Cunta darbesi olmasaydı, 20 Temmuz Barış Harekâtı da olmayacaktı.”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı bu gerçekleri kaç kez dile getirmişti…

Tekrar Başbakan Tufan Erhürman ile Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay’ın Ankara ziyaretine dönecek olursak, Türkiye’nin desteğinin devam edeceği açıklandı. Erhürman, KKTC’nin ekonomik ve sosyal projelerine Türkiye’nin maddi ve manevi katkı kararlılığını görmenin kendilerini son derece mutlu ettiğini söyledi.

Bu halkın beklentisi, Türkiye’nin katkılarının, amacına yönelik olarak en iyi şekilde değerlendirilmesidir. Türkiye’nin, 2017 yılında altyapı yatırımı ve reel sektörlere yönelik KKTC’ye hibe ettiği para için arzu edilen projeler maalesef yapılamadı ve böylelikle hibelerin ancak yarısı kullanıldı.

Dün de vurguladığımız gibi, bunlar acı gerçeklerdir. Varlık içinde yokluk sürdürmek demektir. “Toplum yararına proje hazırla, getir görelim. Finansmanı bizden” diyorlar. Hani nerde? Eğer yapılmış olsaydı, şimdilerde yüzleştiğimiz birçok sorun da ortadan kalkmış olurdu. Ondan sonra da biri bir laf etse fenamıza gider. Hak etmiyor muyuz? Hibelerin ancak yarısının kullanılması acizlik değil midir?


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 30 18 7 5 30 61
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 30 17 6 7 19 57
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 30 16 7 7 15 55
4 BİNATLI YSK 30 14 8 8 15 50
5 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 30 12 12 6 11 48
6 BAF ÜLKÜ YURDU 30 12 9 9 20 45
7 LEFKE TSK 30 13 5 12 16 44
8 CİHANGİR GSK 30 12 7 11 4 43
9 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 30 13 3 14 -1 42
10 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 30 11 8 11 7 41
11 TÜRK OCAĞI LİMASOL 30 13 2 15 2 41
12 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 30 10 7 13 -8 37
13 GENÇLİK GÜCÜ TSK 30 10 4 16 -25 34
14 YALOVA SK 30 6 7 17 -23 25
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 30 5 9 16 -35 24
16 OZANKÖY SK 30 4 7 19 -47 19
yukarı çık
Pop Up ek