Cyprus Today sol
  • 02 Şubat 2018, Cuma 9:49
AkayCEMAL

Akay CEMAL

BM eşit davranmıyorsa, biz de gereğini yapalım!

Kıbrıs’ta 1964 yılından beri ‘tatil’, pardon ‘görev’ yapmakta olan Birleşmiş Milletler (BM) Barış Gücü’nün görev süresi 6 ay daha uzatıldı. Uzatılmasaydı şaşardık… Dile kolay, BM Barış Gücü, yarım yüzyılı aşkın bir süreden beri Ada’da bulunuyor.

BM Güvenlik Konseyi’nin konuya ilişkin raporunda, BM Genel Sekreteri’ne, Kıbrıs sorununun çözümü çabalarına ilişkin ilerleme raporunu en geç 15 Haziran 2018 tarihine kadar sunması çağrısında bulunuldu. Rum tarafının BM Daimi Temsilcisi Kornilios Korniliu, ‘söz konusu tarihin şans eseri olmadığını ve BM’nin müzakere sürecini en kısa sürede başlatmak ve yaz ayları başında yeni bir konferansın toplanması yönündeki hedefi çerçevesinde belirlendiğini’ söyledi.

Rum Dışişleri Bakanlığı, raporu memnuniyetle karşılarken, soruna çözüm bulunamamasından dolayı BM Barış Gücü’nün, Ada’da önemli bir güvenlik ve istikrar parametresi oluşturduğunu iddia etti.

Sevsinler Rum bakanlığın açıklamasını. Ada’da Türk askeri varlığı olmasın da, istikrar ve güvenlik parametresinin ne olduğunu o zaman görürüz.

Her neyse; kararda “Tüm taraflar, politik iradelerini ve çözüm taahhütlerini canlandırmalı” denildi. Öyle de, gerek KKTC, gerekse TC Dışişleri Bakanlıklarının açıklamaları önemli. Dışişleri Bakanlığımız, BM Güvenlik Konseyi’ni yanlı davranmakla suçladı ve “Kıbrıs Türk tarafıyla istişare dahi edilmemesi kabul edilemez. Bizimle de ‘Güçler Statüsü Anlaşması’ imzalanması gerek” şeklinde görüş belirtti. TC Dışişleri Bakanlığı da, “Önümüzdeki sürecin temeli, yarım asırlık deneyime dayandırılmalı” şeklinde açıklamada bulundu.

Müzakere masasında garantörlerin dışında esas iki taraf olduğuna göre, rapor hazırlanırken, ilgili taraflardan biri olan Kıbrıs Türk tarafı ile istişare edilmez veya Rum tarafı gücenmesin diye istişareden kaçınılıyorsa, Kıbrıs Türk tarafı olarak bizim de atmamız gereken adımlar vardır. Bu adımlar tek başına veya Türkiye ile birlikte atılabilir. Bu aşamada Kıbrıs Türk tarafının, Cenevre’de sunduğu haritayı Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın talebiyle geri çekmesi bu çerçevede değerlendirilebilir.

Bu durumda toprak önerisi masadan kalkmış olmaktadır. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burnu, Rum liderliğinin, Crans - Montana sonrasında, tüm önerilerini geri çektiğini açıklamasının ardından, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın da Kıbrıs Türk tarafının BM kasasında kilitli bulunan harita önerisinin iadesini talep ettiğini ve haritayı aldığını belirtti.

Bize soracak olursanız, bu konuda geç bile kalındı. Rum tarafının açıklamasının hemen ardından harita geri çekilmeliydi… Zaten Cumhurbaşkanı Akıncı, harita vermekle çok eleştiriye uğramış, haritayı zamansız sunduğu öne sürülmüştü…

Önümüzdeki Pazar günü Güney Kıbrıs’ta yapılacak olan 2’inci tur başkanlık seçiminin ardından, BM Güvenlik Konseyi raporunda da işaret edildiği gibi, ‘el-ense çekmeler’, nabız yoklamalar tekrar başlayacak. Bizde yeni hükümet oluşumu da tamam olduğuna göre, atılması gereken adımlar vardır. Rum tarafının çözümü hiçe sayarak, hatta alay edercesine Yunanistan’la birlikte, bölge ülkeleriyle çeşitli ittifaklar oluşturması, doğalgaz konusundaki çalışmaları ileri boyutlara taşıması, Kıbrıs Türk tarafını masaya mahkûm etmesi anlamına gelmez.

BM’nin derdi Ada’daki statükoyu devam ettirmektir. Bundan zararı yok, faydası var. Rum tarafı da müzakere masasını ‘iş ola’ kullandığına göre, elbette Kıbrıs Türk tarafının, hatta Türkiye’nin yapması gerekenler vardır. Kıbrıslı Türklerin geleceği Rum tarafının ya da BM’nin gönlüne kalmış değildir. Caydırıcılık gücünü kullanması halinde, Rum tarafını da, BM’yi de ‘hizaya getirir’ demeyeceğiz, ama yeniden ve ciddi surette düşünmeye sevk edebilir.

Mesela Türkiye ile Gümrük Birliği Anlaşması, hatta ‘Savunma İşbirliği Anlaşması’ yapmak mümkündür ve pek ala yapılabilir. Rum tarafı, Yunanistan’la birlikte Antalya açıklarında bile doğalgaz arama hakkı olduğu iddiasında bulunurken, KKTC de, daha önce varılan mutabakatlar gereği kendi bölgesinde doğalgaz aramalarını ileriye taşıyabilir. Bu konularda seyirci değil, fakat mal sahibi olarak sesini yükseltmesi ve icraata geçmesi hem meydanı boş bırakmaz, hem de “Bu karasularında biz de barız” anlamında mesajlar verebilir.

Bu arada Türkiye’den kablo ile elektrik getirilmesi konusunda da çalışmaları hızlandırmak,  KKTC’ye itibar dahil, çok şeyler kazandırabilir.  Zaman, eli kolu bağlı oturup da Rum’un yaptıklarını seyretme zamanı değildir!

Yapılacak çok iş vardır.


MAKALEYE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.


YAZARLAR

tümü
    Takımlar O G B M Av P
1 YENİCAMİ AK 19 12 4 3 20 40
2 DOĞAN TÜRK BİRLİĞİ SK 20 12 4 4 19 40
3 GAÜ ÇETİNKAYA TSK 19 13 1 5 15 40
4 BİNATLI YSK 19 9 7 3 12 34
5 KÜÇÜK KAYMAKLI TSK 19 10 1 8 3 31
6 MERİT ALSANCAK YEŞİLOVA SK 19 7 8 4 3 29
7 CİHANGİR GSK 19 7 5 7 0 26
8 L. GENÇLER BİRLİĞİ SK 19 6 7 6 2 25
9 TÜRK OCAĞI LİMASOL 19 8 1 10 1 25
10 BAF ÜLKÜ YURDU 19 5 8 6 8 23
11 MAĞUSA TÜRK GÜCÜ 19 6 5 8 -1 23
12 LEFKE TSK 19 6 3 10 -5 21
13 YALOVA SK 19 5 5 9 -5 20
14 GENÇLİK GÜCÜ TSK 19 6 2 11 -22 20
15 YENİ BOĞAZİÇİ DSK 20 3 6 11 -20 15
16 OZANKÖY SK 19 2 5 12 -30 11
yukarı çık
Pop Up ek